Gaziantep’te araç yükü her geçen gün artıyor. Şehrin sokakları neredeyse nefes alamaz hale geldi. Toplam araç sayısı 769 bin 396’yı geçti. Bu rakamlar, daha önce hiç görülmemiş bir seviyede. Yetkililer ne diyor, halk ne düşünüyor? Bu durumun geleceği ne olacak? Gaziantep araç yükü konusunda yeni gelismeler yasaniyor.
Gaziantep’in yolları artık taşıyamıyor. Sabah işe giden de, akşam evine dönen de aynı çileyi çekiyor. Trafik, günün her saatinde adeta kilitleniyor. Kamyonlar, otobüsler, arabalar… Hepsi birbiriyle yarışıyor. Kısa mesafeler bile saatlere mal oluyor. Bu durum, sadece zaman kaybı değil. Aynı zamanda büyük bir stres kaynağı. Yakıt tüketimi artıyor, çevre kirliliği yükseliyor. Günlük hayatın akışı ciddi şekilde sekteye uğruyor.
Bu Rekor Neyi Haberdar Ediyor?
769 bin 396 araç. Bu sadece bir sayı değil. Bu, Gaziantep’in nabzı. Şehrin dinamizmini gösteriyor olabilir. Ama aynı zamanda bir uyarı. Hızlı nüfus artışı ve ekonomik hareketlilik kendini gösteriyor. Ancak altyapı bu hızla başa çıkamıyor. Yollar dar, park yerleri yetersiz. Yeni yollar açılsa bile, kısa sürede onlar da doluyor. Bu bir kısır döngüye benziyor. Her gün yeni bir araç trafiğe çıkıyor. Bu artışın bir sonu olacak mı? Yoksa Gaziantep, bir ‘araç denizi’ne mi dönüşecek?
Esnaf dükkanının önüne park eden araç yüzünden müşterisini kaybediyor. Toplu taşıma araçları tıklım tıklım doluyor. İnsanlar ayakta, duraktan durağa yolculuk yapıyor. Okula giden çocuklar, işe yetişmeye çalışan memurlar… Hepsi aynı zorlukları yaşıyor. Şikayetler her yerde. Sosyal medyada, kahvehanelerde, iş yerlerinde. Herkes bu durumdan muzdarip. Ancak somut bir çözüm için atılan adımlar yetersiz kalıyor.
Çözüm Yolları Aranıyor Mu?
Şehir planlamacılarının, ulaşım uzmanlarının bu duruma ne dediği merak ediliyor. Belediyenin bu konuda ne gibi çalışmaları var? Yeni projeler hayata geçirilecek mi? Toplu taşımayı teşvik etmek için neler yapılıyor? Bisiklet yolları, yürüyüş alanları gibi alternatif ulaşım yöntemleri destekleniyor mu? Kentin geleceği düşünülerek, uzun vadeli planlar yapılıyor mu? Yoksa bugünün sorunu yarının daha büyük bir problemine mi dönüşüyor?
Gaziantep’in o meşhur misafirperverliği, şimdi park yeri bulamayanların trafikteki sabırsızlığıyla gölgeleniyor. İnsanlar birbirine daha az anlayışlı yaklaşıyor. Kaza oranlarında bir artış var mı? Bu yoğunluk, başka hangi sorunları beraberinde getiriyor? Bunlar cevaplanması gereken önemli sorular. Şehrin her köşesi araçla dolu. Her gün yeni bir kuyruk oluşuyor. Bu durum, Gaziantep’in yaşam kalitesini düşürüyor.
Şimdiden 800 bin rakamı konuşuluyor. Araç sayısındaki bu artış durdurulamaz gibi görünüyor. Peki ya altyapı? O da bu hızla gelişiyor mu? Eğer gelişmiyorsa, Gaziantep’in geleceği ne olacak? Şehrin nefes alması için ne gibi radikal kararlar alınması gerekiyor? Bu sadece bir ulaşım sorunu değil. Aynı zamanda bir şehir planlama meselesi. Ve bir yaşam kalitesi sorunu. Gaziantep, bu büyüyen araç yüküne nasıl bir yanıt verecek? Hep birlikte göreceğiz.
