Gaziantep acı haberle sarsıldı: İki önemli kayıp

Gaziantep acı haberle sarsıldı derken aslında sadece iki insanı değil, şehrin hafızasından çok önemli iki değeri kaybettiğimizi fark ediyoruz. Son günlerde kulaktan kulağa yayılan fısıltılar ne yazık ki doğru çıktı. Şehrimiz, hem basın camiasının yakından tanıdığı bir ismi hem de siyaset arenasının köklü bir ailesinin ferdini art arda kaybetti. Peki, bu kayıplar bize ne söylüyor? Sağlık sistemindeki tıkanıklıklar mı, yoksa hastalıkların erken teşhisindeki eksiklikler mi bu acı sonları hazırladı? İşte bu soruların cevabını ararken, kentin üzerine çöken o ağır sessizliği ve hüznü yakından hissetmek gerekiyor.

Basın ve siyaset dünyasında derin üzüntü
Şehrimizin sokaklarında dolaşırken herkes aynı şeyi konuşuyor. Spor basınının emektar kalemi Kenan Yücel uzun süredir amansız bir hastalıkla mücadele ediyordu. Bir gazetecinin kalemini bırakmak zorunda kalışı ve bu hayat mücadelesini kaybetmesi meslektaşlarını derinden yaraladı. Soru şu ki, bu tür uzun süreli tedavilerde hastaların ve ailelerinin yeterli psikolojik ve ekonomik desteği alıp almadığı yeterince sorgulanıyor mu? Kenan Yücel gibi bu kentin sporuna yıllarını vermiş bir değerin, sessiz sedasız aramızdan ayrılması basın camiasında büyük bir boşluk yarattı. Habercilik sadece olayları yazmak değildir; aynı zamanda bu kentin vefalı evlatlarına sahip çıkmaktır.
Diğer yandan, siyaset sahnesinin tanınan isimlerinden eski milletvekili Ahmet Uzer’in ağabeyi Ökkeş Uzer de geçirdiği ani rahatsızlık sonucu hayata gözlerini yumdu. Ökkeş Uzer’in vefatı, siyaset kulislerinde ve kent genelinde şok etkisi yarattı. Ani gelişen sağlık sorunları karşısında hastanelerde verilen mücadeleler gerçekten yeterli mi? Bu soruların yanıtı, sadece bir ailenin acısını paylaşmakla kalmıyor, aynı zamanda sağlık altyapımızın halk tarafından nasıl algılandığını da gözler önüne seriyor. İki değerli insan, iki farklı kulvar ama aynı acı son. Gaziantep bu kayıplarla birlikte adeta bir kez daha yüreğinden vuruldu.
Gaziantep acı haberle sarsıldı ve sorular sormaya başladı
Şimdi elimizde kalan tek şey, bu kayıpların ardından kalan derin sorular ve sönmeyen bir hüzün. Yerel basının ve halkın bu tür durumlarda daha fazla dayanışma içinde olması şart. Kenan Yücel ve Ökkeş Uzer gibi isimlerin hatıraları bu şehirde her zaman yaşayacak. Ancak biz gazeteciler olarak sadece başsağlığı dilemekle yetinemeyiz. Sağlık politikalarından sosyal destek sistemlerine kadar her şeyi masaya yatırmak zorundayız. Bu kentin insanları daha fazla canını kaybetmeden, yetkililerin bu süreçleri daha şeffaf ve yakın takip etmesi gerekiyor. Gaziantep acı haberle sarsıldı evet, fakat bu sarsıntı uyanışa vesile olmalı. Hayatını kaybeden tüm dostlarımıza Allah’tan rahmet dilerken, kalanlara sabır ve metanet temenni ediyoruz.



