Şehitkamil Hükümet Konağı: Bitmeyen Hikaye mi?

Gaziantep’in kronikleşen kamu binası ihtiyacına çözüm olması beklenen Şehitkamil Hükümet Konağı projesi, Vali Kemal Çeber’in son açıklamalarıyla yeniden gündemin ilk sırasına oturdu. Yıllardır bitirileceği günü bekleyen, kimi zaman umutsuzluğa, kimi zaman beklentiye yol açan bu devasa yatırımın “son aşamaya geldiği” ve “birkaç ay içinde hizmete gireceği” müjdesi, şehrin hafızasında derin izler bırakan benzer projeleri anımsatıyor. Bir Gaziantep gazetecisi olarak, bu tür büyük ölçekli kamu yatırımlarının sadece binalardan ibaret olmadığını, aynı zamanda şehrin dinamiklerini, vatandaşın günlük yaşamını ve bürokrasinin işleyişini kökten etkileyeceğini bilirim. Peki, bu kez gerçekten geri sayım başladı mı, yoksa yeni bir ertelemenin eşiğinde miyiz?
Vali Çeber, Şehitkamil Hükümet Konağı ve Valilik Ek Bina inşaat alanlarında yaptığı incelemelerde, her iki projenin de tamamlanmasına kısa bir süre kaldığını ifade etti. Özellikle 36 bin metrekare kapalı alanıyla dikkat çeken Şehitkamil Hükümet Konağı’nın, şehrimizdeki en büyük kamu binalarından biri olacağı ve birçok müdürlüğü tek çatı altında toplayacağı belirtiliyor. Kâğıt üzerinde kulağa ne kadar hoş gelse de, bu büyüklükteki bir yapının Şehitkamil gibi zaten yoğun bir ilçede yaratacağı potansiyel trafik, otopark ve erişim sorunları, vatandaşın kafasındaki en büyük soru işaretlerinden. Bürokratik işlemleri kolaylaştırmak adına atılan bu adımın, şehir trafiğini felç etme riski taşıdığı, toplu taşıma ve otopark planlamasının ne denli detaylı yapıldığı da bir o kadar önemli.
Şehitkamil Hükümet Konağı: Beklentiler Büyük, Endişeler Var mı?
Her büyük projede olduğu gibi, Şehitkamil Hükümet Konağı da hem büyük beklentileri hem de beraberinde getirdiği endişeleri taşıyor. Vali Çeber’in “birkaç ay içerisinde hizmete girecek” açıklaması, projenin yıllardır süren inşaat sürecini göz önünde bulundurduğumuzda, temkinli bir iyimserlikle karşılanıyor. Şehrin hafızasında, ‘az kaldı’ denilen ancak tamamlanması yıllar süren birçok kamu yatırımının acı tecrübesi var. Bu bağlamda, bu “son aşama”nın gerçekten son aşama olup olmadığını, olası gecikmelerin önüne geçmek için ne gibi tedbirler alındığını merak etmemek elde değil. Vatandaş, bir an önce tek bir noktadan, daha hızlı ve etkin hizmet almayı beklerken, aynı zamanda bu yeni merkezin şehirdeki yaşam kalitesini olumsuz etkilemesinden de çekiniyor.
36 bin metrekarelik devasa bir alan, Şehitkamil’in göbeğinde, birçok müdürlüğü bir araya getirecek. Tapu, nüfus, kaymakamlık, sosyal hizmetler gibi onlarca farklı birimin aynı çatı altında toplanması elbette ki vatandaş için büyük kolaylık sağlayacak. Ancak, böylesine yoğun bir hareketliliğin tek bir noktada toplanması, özellikle işlem yapmak için çevre ilçelerden veya şehir merkezinden gelecek vatandaşlar için yeni sorunlar yaratabilir. Mevcut ulaşım ağlarının, yeni otobüs hatlarının veya ek otopark alanlarının bu yoğunluğu kaldırıp kaldıramayacağı kritik bir soru. Resmi açıklamaların ötesinde, bu projelerin çevresel ve sosyal etkileri üzerine kapsamlı bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı, yerel halkın bu konudaki görüşlerinin ne kadar dikkate alındığı da sorgulanması gereken önemli noktalar.
Dev Yapı, Dev Sorunlara Yol Açar mı?
Vali Kemal Çeber’in vurguladığı Valilik Ek Bina projesi de, Şehitkamil Hükümet Konağı ile birlikte değerlendirildiğinde, Gaziantep’in kamu hizmeti altyapısında ciddi bir dönüşümün işaretlerini veriyor. Bu iki büyük yapının eş zamanlı olarak devreye girmesi, kuşkusuz bürokratik koordinasyonu artırma potansiyeline sahip. Ancak, bu modernleşme çabalarının getireceği ‘yeni normaller’e şehir ve vatandaş ne kadar hazır? Örneğin, bu kadar müdürlüğün aynı alana taşınması, mevcut personelin ulaşımını, öğle yemeği ve sosyalleşme ihtiyaçlarını nasıl etkileyecek? Çevredeki küçük esnaf, bu dev yapının getireceği insan sirkülasyonundan nasıl etkilenecek? Tüm bu sorular, sadece inşaatın tamamlanmasıyla değil, aynı zamanda operasyonel süreçlerin ne denli kusursuz planlandığıyla da yakından ilgili.
Şehitkamil Hükümet Konağı, sadece beton ve demirden ibaret bir yapı değil; o, aynı zamanda Gaziantep’in gelecek vizyonunun bir parçası, bürokratik çehresinin aynası olacak. Bu nedenle, projenin tamamlanması sadece bir takvim meselesi olmaktan çıkıp, şehrin tüm paydaşlarının beklentilerini karşılayacak, sorunsuz işleyen bir mekanizmaya dönüşmesi büyük önem taşıyor. Umudumuz, Vali Çeber’in verdiği müjdenin bu kez gerçekten son ve kesin olması, bu dev yatırımın Gaziantep’e yakışır bir şekilde, şehrin yükünü hafifleten ve yaşam kalitesini artıran bir değer olarak hizmete girmesidir. Aksi takdirde, bu ‘son aşama’ da, geçmişteki ‘son aşamalar’ gibi hafızalarda yerini almaktan öteye gidemeyecektir.



