Gaziantep Ekonomi Haberleri

Gaziantep Ekonomisi: Küresel Gerilim Kapıda

Gaziantep’in bereketli topraklarında yetişen ürünler gibi, şehrin ekonomisi de küresel gelişmelerden nasibini alıyor. Son günlerde Ortadoğu’da tırmanan tansiyon, hepimizin dilinde. Bu gerilim sadece siyasi oyunları değil, aynı zamanda bizim gibi dış ticareti canlı şehirlerin ekmek kapısını da sallıyor. İran’a yönelik saldırılar sonrası artan riskler, ticaretin can damarı olan Hürmüz Boğazı’nı adeta bir kilit noktası haline getirdi. Bu durum, Gaziantep’in sanayicilerini ve ihracatçılarını kara kara düşündürüyor. Gaziantep Ekonomisi gundemine dair onemli bilgiler paylasıldı.

Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Adnan Ünverdi, durumu net bir dille ortaya koyuyor. Diyor ki, “Biz bölgemizde huzur istiyoruz, çatışma istemiyoruz. Ama maalesef bu savaşlar, özellikle insani boyutunun yanı sıra küresel ticareti de baltalıyor.” Ünverdi, en büyük endişenin enerji piyasası olduğunu vurguluyor. Hürmüz Boğazı’nın tıkanmasıyla dünya petrolünün adeta bir krizin eşiğine geldiğini söylüyor. Günde milyonlarca varil petrolün geçtiği bu hayati boğazın kapanması, petrol ve gaz fiyatlarında ani yükselişlere neden olmuş. Bu durum, sadece petrol ihraç eden ülkeleri değil, oradan petrol alan Asya ülkelerinin sanayilerini de olumsuz etkileyecekmiş. Savaş uzarsa, bu maliyet artışları hepimizi etkileyecekmiş; enflasyon, tedarik zincirindeki aksamalar derken, tüm ülke ekonomilerine bir darbe daha vurabilir.

İş Dünyası Kaygılı: Maliyetler Uçuyor

Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Akıncı da Ünverdi’nin endişelerini paylaşıyor. Bölgedeki gelişmelerin hem insani hem de ekonomik boyutlarıyla yakından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. Sivillerin zarar gördüğü her çatışmanın küresel sonuçları olacağını söylüyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşananların küresel ticaret için ciddi bir risk olduğunu vurguluyor. Akıncı, bu durumun enerji fiyatlarını, navlun maliyetlerini ve tedarik zincirlerini altüst edebileceği konusunda uyarıyor.

Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu ise işin daha da can sıkıcı boyutunu anlatıyor. Ortadoğu’daki gelişmelerin ticarete vurduğu darbeyi dile getiriyor. Kadooğlu, en büyük dertlerinin artan lojistik maliyetleri olduğunu söylüyor. Yani, ürünleri yurt dışına göndermenin maliyeti uçmuş! Yük taşıma ücretleri, liman hizmetleri, sigorta primleri, hepsi birden katlanmış. Savaş riski adı altında uygulanan ek masraflar, toplam giderleri neredeyse 4-5 katına çıkarmış. Bu durum, ihracat planlarını yapılamaz hale getirmiş. Ürünleri daha ucuza satamaz hale geliyoruz, diyor. Hedef pazarlarda rekabet gücümüz zayıflıyor, siparişler azalıyor. Bu da sadece maliyet değil, pazar kaybı riski demek.

Lojistik Zinciri Hayati Önemde

Kadooğlu, kriz zamanlarında lojistik zincirinin aksamaması gerektiğini vurguluyor. Tedarik güvenliği için bunun şart olduğunu söylüyor. Bu maliyet artışları sadece ihracatçıyı değil, ithalatçıyı ve nihai tüketiciyi de etkileyecekmiş. Yani, hepimiz bu durumdan nasibimizi alacağız. İhracatın devamlılığı için dengeli, öngörülebilir ve makul bir maliyet yapısına acilen ihtiyaç duyulduğunu dile getiriyor. Gaziantep’in sanayicileri ve ihracatçıları, bu küresel fırtınada gemilerini limana yanaştırmaya çalışıyor. Umarız ki, bu zorlu süreçte akılcı çözümler bulunur ve şehrimizin ekonomisi bu badireden en az zararla çıkar.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu