Gaziantep Sanayisi Savaş ve Krizlere Karşı Direniyor

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Mart ayı meclis toplantısında kent ekonomisinin içinde bulunduğu durumu masaya yatırdı. Savaşların ve küresel krizlerin gölgesinde, Gaziantep sanayisi ayakta kalma mücadelesi veriyor. Adil Sani Konukoğlu ve Adnan Ünverdi, sektörün zorluklarına dikkat çekti. Hedefimiz, bu karmaşık ortamda Gaziantep sanayisinin direncini ve adaptasyonunu vurgulamak. Gaziantep Sanayisi Savaş konusunda yeni gelismeler yasaniyor.
Bölgesel Savaşların Gölgesinde Üretim
Gaziantep Sanayi Odası’nın Mart ayı meclis toplantısı, adeta bir kriz değerlendirme paneline dönüştü. GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, açılış konuşmasında Ramazan Bayramı’nın manevi iklimine değinirken, asıl gündemin sanayi sektörünün karşı karşıya olduğu zorluklar olduğunu belirtti. Konukoğlu, sanayicilerin büyük bir fedakarlıkla üretim gücünü korumaya çalıştığını vurguladı. Bölgedeki savaş hali, küresel piyasalardaki belirsizlikler ve maliyet artışları, sanayiciler üzerinde yoğun bir baskı oluşturuyor. Buna rağmen, üretim ve ihracat devam ediyor. Ülke ekonomisinin geleceği için sanayinin rekabet gücünü artırmak hayati önem taşıyor.
GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, konuşmasında ülkenin birçok alanda mücadele verdiğini hatırlattı. Özellikle komşu coğrafyalardaki savaşların etkilerinin derin hissedildiğini söyledi. Ünverdi, “Ülkemizin hemen yanı başında geçmişten bugüne savaş ve krizler maalesef devam ediyor,” diyerek mevcut durumu özetledi. Daha önceki Irak-İran savaşı, Irak’taki istikrarsızlıklar ve Suriye iç savaşının etkilerine değindi. Son olarak, ABD-İsrail ve İran arasındaki gerilimin tüm dünyayı sardığını belirtti. Bu durumdan en çok etkilenenlerin başında bölgeye yakınlıkları nedeniyle Türkiye ve Gaziantep olduğunu ifade etti.
Ticaret Bağları Savaş Nedeniyle Sarsılıyor
Gaziantep, bölgesinin en büyük sanayi ve ticaret merkezi olmasının yanı sıra, komşu ülkelerle de güçlü bağlara sahip. Ancak mevcut savaş ortamı bu bağları zedeliyor. Ünverdi, özellikle Irak’ın Gaziantep için çok önemli bir pazar olduğunu vurguladı. Geçtiğimiz yıl Irak’a yapılan 1 milyar 758 milyon dolarlık ihracat, Gaziantep’in toplam ihracatında ilk sırada yer alıyordu. Savaş nedeniyle Irak’a yapılan ihracatta ciddi düşüşler ve aksamalar yaşanıyor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi diğer bölge ülkelerine yapılan ihracat da bu durumdan olumsuz etkileniyor. Bu, kent ekonomisi için önemli bir kayıp anlamına geliyor.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler, petrol ve gaz fiyatlarında olağanüstü artışlara neden oldu. Bu durum, navlun ve sigorta maliyetlerini de doğrudan etkiledi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, sadece akaryakıtla sınırlı kalmayıp, lojistik ve enerji maliyetleri üzerinden tüm üretim süreçlerini etkiliyor. Devletin Eşel Mobil sistemiyle akaryakıttaki fiyat artışlarını bir nebze olsun frenlediği belirtildi. Ancak bu desteğin ne kadar sürdürülebileceği belirsizliğini koruyor. Sanayiciler, girdi maliyetlerinin yüksek oranlarda arttığını belirtiyor. Hammadde tedarikinde büyük sıkıntılar yaşanıyor. Konteyner ve gemi taşımacılığında navlun fiyatları önemli ölçüde arttı. Karayolu taşımacılığında da hem maliyet artışları hem de gümrüklerde yaşanan sorunlar işleri zorlaştırıyor.
Beklentiler ve Geleceğe Yönelik Umut
Adnan Ünverdi, tüm bu zorluklara rağmen ülkeye ve devlete olan inancını dile getirdi. Bu günlerin de atlatılacağına dair tam bir güven duyduğunu söyledi. Ancak bu süreçte sanayicilerin taleplerini de sıraladı. Finansman maliyetlerinin düşürülmesi, girdi maliyetlerinin azaltılması ve tedarik süreçlerindeki aksaklıkların giderilmesi için adımlar atılmasını beklediklerini belirtti. Ayrıca, ihracatçıları olumsuz etkileyen enflasyon ve döviz kuru arasındaki makasın kapanması ve dengelenmesi, dış ticaretin sağlıklı ilerlemesi için büyük önem taşıyor. İş dünyasının en büyük beklentisi ise bölgelerini ateş çemberine çeviren ve ticarete büyük darbe vuran savaşın bir an önce son bulması.
Toplantıda, Gaziantep’in ekonomik verileri de paylaşıldı. Şubat ayında 808 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiği belirtildi. En çok ihracat yapılan ülkeler arasında Irak ve ABD başı çekiyor. Sektörlere göre dağılımda ise tekstil ürünleri yüzde 35,2 ile ilk sırada yer alıyor. Tarımsal sanayi ve hububat ürünleri yüzde 35 ile ikinci, kimya ve plastik ürünleri ise yüzde 12,9 ile üçüncü sırada bulunuyor. Meclis toplantısı, Sani Konukoğlu Vakfı’nın çalışmaları hakkında yapılan sunumun ardından sona erdi.
