Gaziantep Haberleri

Gaziantep Kalaycılığı: Bir Ömürlük Emek

Gaziantep’in o tarihi sokaklarında, bakırcılar çarşısının hemen yanı başında, yarım asırlık bir hikaye yankılanıyor. Bu hikayenin kahramanı 60 yaşındaki Cuma Dağdeviren. O, sabrın, emeğin ve sevginin mesleği olan kalaycılığı adeta iliklerine kadar yaşamış bir usta. Küçük yaşta, 7’sindeyken çırak olarak başladığı bu zorlu yolda, şimdi Gaziantep’in son kalaycılarından biri olarak mesleğini yaşatmaya çalışıyor. Gaziantep kalaycılık gundemine dair onemli bilgiler paylasıldı.

Gaziantep Kalaycılığı: Bir Ömürlük Emek

Cuma Usta, hayatını bu meslekle kazanmış. Onun emeğiyle sadece kendi ailesi değil, 3 çocuğu da büyümüş, yuva kurmuş. Günümüzün modern mutfak eşyaları yaygınlaşınca, el emeği göz nuru kalaycılık mesleği de maalesef yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış. Buna rağmen Cuma Usta, mesleğini büyük bir aşkla sürdürüyor. Sadece lokantalar, restoranlar ve turistik amaçla bakır eşya alanlar sayesinde ayakta kaldıklarını söylüyor. Gönlünde ise hem mesleğin devamı hem de sağlık için evlerde bakır ürünlerin daha çok kullanılması yatıyor. Bu anlamlı miras, şimdi onun oğlu Salih’e de aktarılıyor. Baba oğul, birlikte lokanta ve evlerden gelen bakır eşyaları sabırla kalaylıyorlar.

Okul Yüzü Görmeyen Ustadan Evlatlara Miras

Cuma Usta, ilk başladığı yıllarda bakır eşyaların ne kadar revaçta olduğunu anlatıyor. O zamanlar her evde mutlaka bakır bulunurdu. Ancak zamanla bu durum değişmiş, meslek adeta unutulmaya yüz tutmuş. Cuma Usta, küçük yaşta başladığı mesleğini sürdürmenin mutluluğunu dile getiriyor. ‘7 yaşından beri bu mesleğin içindeyim,’ diyor. Maddi sıkıntılar yüzünden okula gidemediğini, babasının fakirliği nedeniyle eğitim hayatının kısa sürdüğünü anlatıyor. Mesleğe onu ağabeyinin getirdiğini, ondan öğrendiğini belirtiyor. O dönemlerde çırak ve kalfa ilişkisinin çok daha farklı olduğunu, şimdilerde ise o bağlılığın kalmadığını üzülerek ifade ediyor.

Uzun yıllar usta ve kalfa olarak çalıştıktan sonra, kendi iş yerini açma hayalini gerçekleştirmiş Cuma Usta. 1985’te askere gitmiş, 1987’de dönmüş. Tam 10 yıl daha kalfalık yapmış. Sonunda, 1997’de kendi dükkanını açmış. Bu meslek sayesinde iki oğlunu ve bir kızını evlendirmiş, yuvasını kurmuş. ‘Allah’a şükürler olsun, bu meslek sayesinde hayatımı kazandım,’ diyor.

Zorlu Koşullara Rağmen Meslek Aşkı

Cuma Usta, mesleğinin hiç de kolay olmadığını ama severek yaptığını vurguluyor. Eskiden kışlar daha sert geçer, buzu kırıp soğukta kap yıkardık diyor. Gaziantep’in o eski sert kışları şimdi yok belki ama yine de çalışacak işçi bulmak zor. Yıllardır bu meslekten ekmek yediklerini, gözlerini bu meslekte açtıklarını anlatıyor. Temmuz’un sıcağında ateşin başında, kışın ise zemheri soğuğunda çalıştıklarını, mesleğin birçok zorluğunu yaşadıklarını belirtiyor.

Kalaycılığın Azalan Ustaları ve Gelecek Kaygısı

Gaziantep’te 50 kalaycı varken, şimdi bu sayının 10’u bile bulmadığını söylüyor Cuma Usta. Bakıra olan talebin azaldığını, bakırın artık lüks haline geldiğini belirtiyor. Lokantaların sadece beyran, kelle paça gibi yemekler için bakır tabakları kullandığını, evlerden eskisi gibi kalay için bakır eşya gelmediğini anlatıyor. Eskiden bir kız evlendiğinde çeyizinin büyük kısmının bakır eşyalardan oluştuğunu hatırlıyor.

Meslekte çırak yetişmemesinden de dert yanıyor. Eskiden babalar çocuklarını mesleğe getirir, ‘eti senin kemiği bizim’ derlermiş. Şimdi ise çocuklar işe başlamadan para soruyor. Meslek öğrenme yerine paranın öncelik olması ve mesleğe olan ilginin azalması nedeniyle eleman yetişmediğini dile getiriyor.

Cuma Usta’nın oğlu Salih Dağdeviren de babasının izinden gidiyor. 7 yaşında mesleğe adım atmış. Çocukluğundan beri çalışıyor. Başlangıçta bakır eşya yıkayarak mesleğe başlamış, şimdi ise ocağın başında kalay yapıyor. Babasıyla birlikte bu meslek sayesinde evlerini geçindirdiklerini söylüyor. Meslekte eleman yetişmemesine rağmen, baba mesleği olduğu için devam ettiğini belirtiyor. Babasının ona bu mesleği öğrettiği için mutlu olduğunu, çocuklarını bu meslek sayesinde okuttuğunu ve geçimini sağladığını ifade ediyor. ‘Allah babamdan razı olsun, iyi ki bana bu mesleği öğretmiş,’ diyor gururla.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu