Bulgur: Gaziantep’ten Yeni Stratejiler

Gaziantep Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Akıncı, sofralarımızın vazgeçilmezi bulgurun artık yeni döneme ayak uydurması gerektiğini söylüyor. Tüketim alışkanlıklarımız değişiyor, buna bulgur da ayak uydurmalı. Akıncı, bu konuda acil adımlar atılması gerektiğini vurguluyor. Zaten Gaziantep, buğday ve bulgur üretiminde ülkemizin lokomotiflerinden biri. Ancak durup dinlenmek yok, geleceğe bakmalıyız. bulgur strateji konusunda yeni gelismeler yasaniyor.

Akıncı, Konya’da düzenlenen önemli bir kongrede bulgur sektörünün geleceği hakkında konuştu. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın da katıldığı bu platformda, sektör temsilcileri bir araya geldi. Hasat öncesi durum değerlendirildi. Üretim beklentileri konuşuldu. Piyasada neler oluyor, hepsi masaya yatırıldı. İşte tam bu noktada Akıncı, bulgurUnser K avrà bir dönüm noktasıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Tarihimizde, kültürümüzde derin izleri olan bu ürün, aynı zamanda güçlü bir üretim geleneğini de temsil ediyor. Türkiye, bulgur üretiminde ve ihracatında dünya devlerinden biri. Sahip olduğumuz buğday altyapısı ve işleme kültürü bize büyük avantaj sağlıyor. Gaziantep de bu işin merkezinde yer alıyor, üretim ve ihracat gücüyle öne çıkıyor.
Bulgur İhracatında Yeni Pazarlar Şart
Son yıllarda bulgur ihracatımız belli bir seviyede gidip geliyor. Bu durum, üretim gücümüzün yerinde olduğunu gösteriyor. Ama küresel gelişmeler de etkili oluyor. 2025 verilerine baktığımızda, Türkiye genelinde yaklaşık 240 bin ton bulgur ihraç edilmiş. Bunun 84 bini Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden, tam 49 bini ise bizim şehrimiz Gaziantep’ten. Rakamlar ortada, üretim gücümüzü kanıtlıyor. Ama yetmez. Büyümeyi sürdürmek için yeni pazarlar bulmalıyız. Ürünlerimize katma değer katmalıyız.
Genç Nesilleri Bulgura Çekmek Lazım
Asıl önemli konu bu. Türkiye’de kişi başı bulgur tüketimi beklediğimiz gibi artmıyor. Bu da yeni stratejiler geliştirmemizi zorunlu kılıyor. Değişen tüketim alışkanlıklarına uyum sağlamak artık bir seçenek değil, bir zorunluluk. Çin ve Azerbaycan gibi yeni pazarlarda kazandığımız başarıları artırmalıyız. Pazar çeşitliliğimizi genişletmeliyiz. Bulgurun yeniden konumlandırılması gerekiyor. Sağlıklı beslenme yükselişte. Biz de bulgurun yüksek lif oranını, besleyici değerini daha iyi anlatmalıyız. Özellikle gençlere ulaşmak için pratik tüketim ürünleri ve yenilikçi çözümler sunmalıyız. Coğrafi işaret, kalite standardizasyonu ve markalaşma da işin olmazsa olmazları arasında yer alıyor.
Akıncı, bulgurun uzun raf ömrüyle, dayanıklı yapısıyla gıda arz güvenliği açısından ne kadar kritik bir ürün olduğunu da hatırlattı. Küresel krizlerin, iklim değişikliğinin etkilerinin arttığı bu dönemde bulgur gibi ürünlerin önemi daha da artıyor. Doğru stratejilerle bulgur, sadece geleneksel sofraların değil, küresel gıda trendlerinin de vazgeçilmez bir parçası olabilir.



