Umut Geçili’den Aşık Veysel İzleri

Gaziantep’in sokaklarında yankılanan türküler var şimdi. Bu sesler, 16 yaşındaki Umut Geçili’nin yüreğinden geliyor. Doğuştan görme engelli Umut, karanlık dünyasını müziğin rengarenk ışıklarıyla aydınlatıyor. Aşık Veysel’in yollarından ilerleyen bu genç yetenek, bağlamasıyla adeta masallar anlatıyor. Umut’un hikayesi, azmin ve tutkunun en güzel örneği. Umut Geçili bağlama gundemine dair onemli bilgiler paylasıldı.

Küçük bir çocukken, odasındaki bilgisayardan sızan Aşık Veysel türküleri Umut’un dünyasına bir pencere açtı. Görme engelli ozanın saz çalmasına hayran kalan Umut, kendi kaderini de bu sesten ilham alarak çizmeye karar verdi. Ailesinin koşulsuz desteğiyle küçük yaşta tanıştı bağlamayla. Her telinde bir umut, her notasında bir yaşam sevinci gizliydi sanki. Müzik, onun için sadece bir hobi değil, nefes aldığı hava kadar hayati bir tutkuydu.
Gaziantep Ticaret Odası Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nin üçüncü sınıfında okuyan Umut, müziği bir meslek olarak da hayal ediyor. Hedefi, tıpkı Aşık Veysel gibi, duygularını notalarla ifade eden bir halk ozanı olmak. Bu yolda attığı adımlar ise oldukça sağlam. Geçtiğimiz yıl Şahinbey Belediyesi Konservatuvarı’nda müzik kurslarına katıldı. Burada, eğitmeni Gökhan Aktaş’ın rehberliğinde bağlama becerilerini ustalıkla geliştiriyor.
Görmeden Dinlemek, Dokunarak Hissetmek
Umut’un en büyük özelliği, görmeden çalan bir sanatçı olması. Parmakları tellerde dans ederken, adeta müziğin ruhunu hissediyor. Aşık Veysel’in de benzer bir yol izlediğini bilmek ona büyük bir motivasyon sağlıyor. “Ben onu dinlerken hem sazının sesine hem de yüreğinin derinliklerine dokunuyordum,” diyor Umut, gözleri görmese de yüzünde parlayan bir ışıkla. Bu dokunma ve hissetme becerisi, onu diğer bağlama çalanlardan ayırıyor. Her notayı, her tınıyı iliklerine kadar hissederek çalıyor.
Kısa sürede kaydettiği ilerleme, onu dinleyen herkesi şaşırtıyor. Hem okulundaki öğretmenleri hem de konservatuvar hocaları onun bu azmine ve yeteneğine hayran kalıyor. Arkadaşları da Umut’un bu enerjisine ortak oluyor. Birlikte türküler söylüyor, sazın ritmiyle coşuyorlar. Umut’un müziği, etrafındaki insanlara da neşe ve ilham veriyor. O, karanlık dünyasını müziğin parlaklığıyla aydınlatırken, çevresindekilere de ışık tutuyor.
Geleceğin Müzik Öğretmeni Umut
Umut’un hayalleri sadece kendi müziğiyle sınırlı değil. O, ileride bir müzik öğretmeni olmak istiyor. Kendi yaşadığı deneyimleri, engellerin nasıl aşılabileceğini öğrencilerine anlatmak istiyor. Müziğin, ruhu iyileştiren, hayatı güzelleştiren bir güç olduğuna inanıyor. Bu gücü başkalarına da aşılamak, onlara da bu renkli dünyayı keşfetme fırsatı sunmak en büyük arzusu. “Benim için müzik, bir terapi gibi. Sıkıntılarımı unutturan, bana güç veren bir dost,” diye ekliyor.
Umut Geçili, Gaziantep’in yetiştirdiği ender yeteneklerden biri. Onun hikayesi, engellerin sadece zihinlerde var olduğunu kanıtlıyor. Görme engeli, onun için bir eksiklik değil, müziğe olan tutkusunu daha da alevlendiren bir unsur olmuş. Aşık Veysel’in izinden ilerleyen bu genç yürek, Türk halk müziğine yeni bir soluk getireceğe benziyor. Onun sazından dökülen her nota, umut dolu bir geleceğin müjdecisi gibi…



