Gaziantep Ekonomi Haberleri

Fıstık Üretimi: Neden Geri Kaldık?

Antep fıstığı üretiminde dünyada hak ettiğimiz yeri alamadığımızı biliyor muydunuz? Gaziantep’in gözbebeği olan bu değerli ürünümüzde neden ABD ve İran’ın gerisindeyiz, bunu bir uzmanla konuştuk. Fıstık verimini artırmak için yıllarını adayan Dr. Hüseyin Tekin, bu durumun en temel nedenlerini açıkladı. Üzülerek belirtelim ki, temel sorunlarımızın başında sulama, bakım ve doğru çeşit seçimi geliyor. Antep fıstık üretimi ile ilgili detaylar belli oldu.

Fıstık Üretimi: Neden Geri Kaldık?

Sulama: En Büyük Engellerden Biri

Dr. Tekin, Amerika’daki fıstık üreticilerinin ne kadar ileri görüşlü olduğunu çarpıcı örneklerle anlattı. Kaliforniya’da, tam 800 kilometre uzaktaki Arizona Nehri’nden bile su getirilerek fıstık ağaçları damla sulama yöntemiyle besleniyor. Düşünün, o koca mesafeden su getiriyorlar ki tek bir ağaç susuz kalmasın. Hatta bahçenin en ücra köşesindeki ağaçlara bile sulama borusu döşediklerini söylüyorlar. Onlara göre hava ne kadar hayatiyse, fıstık ağacı da susuz yaşayamazmış. Ama gel gelelim bizim duruma… Kuş uçumu sadece 20 kilometre ötedeki Nizip’e bile hala yeterli su getirebilmiş değiliz. Bu yüzden de ‘su akıyor, Barak bakıyor’ sözü boşuna söylenmiyor. Barak Ovası’nın sulanması 30 yıldır dillendiriliyor, siyasetçiler her gittikleri köyde söz veriyor ama sonuç hala koca bir ‘yok’. Dr. Tekin’in acı gerçeği ise ortada: Fıstık ağaçlarımızın tam yüzde 95’i hala sulanmıyor. Düşünün, bu kadar susuzluğa rağmen bu topraklardan çıkan fıstık bile harika. Peki, sulama olsa neler olurdu, hayal bile edemiyoruz.

İspanya’daki durum da dikkat çekici. Orada yağış miktarı bizden bile az olmasına rağmen, badem üretiminden fıstık üretimine geçmişler. Neden mi? Çünkü badem çok su istiyormuş, fıstık ise daha idareliymiş. Hem de İspanyollar, toprağımızın yapısına daha uygun olan killi topraklarında yeraltı damlama sulama sistemini kullanıyorlar. Bu yöntemle buharlaşma en aza iniyor ve daha az suyla daha iyi beslenme sağlanıyor. Dr. Tekin, damla sulama ile dekara 100 kilo alınan verimin, sulama ve gübrelemeyle 200, hatta damla sulama ve uygun gübrelemeyle 300 kiloya çıkabileceğini müjdeliyor.

Yeni Çeşitler ve Aromalarımız

Sulama kadar önemli bir diğer konu da çeşitliliği doğru seçmek. Amerika’da Kerman, İran’da ise Ohadi çeşidi yüksek verim veriyor. Ancak bizim geliştirdiğimiz ‘Tekin’ çeşidi bu konuda fark yaratıyor. Dr. Tekin, tam 15 yıl süren çalışmasının sonunda bu yeni çeşidi geliştirmiş. Kendi geliştirdiği ‘Tekin’ çeşidi, dekara 232 kilo verim verirken, eski çeşitlerimizden ‘Uzun’ çeşidi 104 kilo, ‘Siirt’ çeşidi ise 180 kilo vermiş. İspanya’nın bile bu çeşitimize talep göstermesi tesadüf değil. Üstelik ‘Tekin’ çeşidi, aşılandıktan sonra 3-4 yılda ürün verirken, eski çeşitler 8-10 yıl bekletiyormuş. Bu da zamanın ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.

Aromaya gelince, bizim ‘Uzun’ çeşidimizdeki boz kırımın o eşsiz aroması ABD’de bile yok. Bu lezzet, baklavalarımızın vazgeçilmezi. ‘Siirt’ ve ‘Tekin’ çeşitleri ise daha çok kavrulmuş çerez olarak tüketiliyor. Hatta ‘Tekin’ çeşidi Şanlıurfa’da bile yaygınlaşmaya başlamış.

Geleceğe Umutla Bakış

Bu yılki yağışların bolluğu hepimizi sevindirdi. Son 60 yılın en iyi yağışı fıstığa da iyi gelmiş. Ancak bu yağışların bu yılın verimine doğrudan bir etkisi olmayacak. Meyve gözleri oluşacak ve gelecek seneki hasada yansıyacak.

Dr. Tekin, fıstık üretimini daha da ileriye taşımak için dünyada bir ilke imza atmış. Fıstığın dış kabuğundan kompost yaparak, fıstığı kendi kabuğuyla beslemiş. Bu yöntemle hem verim katlanmış hem de toprağın su tutma kapasitesi artmış. Kendi atığını verime dönüştürmek, hem çevre dostu hem de ekonomik bir çözüm. Bu tür yenilikçi yaklaşımlar, Antep fıstığını hak ettiği yere taşıyacak gibi görünüyor.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu