Yıldırım Evde Panik Yarattı!

Gaziantep’te dün akşam o meşhur yağmur başladığında, Atatürk Mahallesi’nde öyle bir olay yaşandı ki, mahalleliyi bir anda sokağa döktü. Gökyüzünden adeta bir ok gibi inen yıldırım, bir evin üzerine düştü. Akşam yemeği hazırlığı yapan ailenin üzerine kabus gibi çöken bu ani misafir, evin klima hortumunda küçük çaplı bir yangına neden oldu. O an, evin içinde ne olup bittiğini kimse tam olarak kestiremedi. Sadece garip bir ses ve ardından yükselen dumanlar, olayın boyutunu ortaya koydu. yıldırım evde konusunda yeni gelismeler yasaniyor.

Neyse ki, bu tür durumlarda her zaman olduğu gibi çevredeki duyarlı komşular hemen harekete geçti. Dumanları görenler, vakit kaybetmeden evin önüne koştular. Yangının daha fazla büyümesini engellemek ve olası bir felaketi önlemek adına ilk müdahaleyi onlar yaptı. Yangın tüpleri ve eldeki imkanlarla alevlere müdahale etmeye çalıştılar. Bu gayretleri, itfaiye ekipleri gelene kadar yangının kontrol altına alınmasına büyük ölçüde yardımcı oldu. Komşuluk ruhunun böylesine güzel bir örneğini sergilemeleri, Gaziantep’in sıcakkanlı insanını bir kez daha gözler önüne serdi.
İhbarın ulaşmasının hemen ardından, olay yerine hızla itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Siren sesleri mahalleyi inletirken, herkes gözünü o eve dikmişti. İtfaiye erleri, koordineli bir şekilde çalışarak yangına müdahale etti. Kısa sürede alevler kontrol altına alındı ve tamamen söndürüldü. Yangının evin dış cephesinde maddi hasara yol açtığı görüldü. Boyası yer yer dökülen, bazı kısımları islenen evin hali, yıldırımın ne kadar güçlü bir etkiye sahip olduğunu gösteriyordu. Ancak en önemlisi, bu olayda kimsenin burnu bile kanamamıştı. Ne ev sakinleri ne de müdahale eden komşulardan yaralanan oldu. Bu da en büyük teselli kaynağıydı.
Atatürk Mahallesi’nin Kalbinde Bir Anda Yükselen Alevler
Yağmurun şiddetlendiği o an, sanki doğa da bir öfke patlaması yaşamıştı. Atatürk Mahallesi sakinleri, pencereden dışarıyı izlerken bir anda duydukları o tarifsiz sesle irkildiler. Sanki gök gürültüsünün en şiddetlisiydi ama bu kez daha yakından, daha vurucu bir şekilde duyulmuştu. Ardından, daha da korkutucu olan şey, evin dış cephesinden yükselen dumanlardı. Birkaç saniye içinde alevlerin büyüdüğünü görenler oldu. O an, herkesin aklında tek bir soru vardı: ‘İçeride kimse var mı?’ Bu tedirginlikle birlikte, komşuluk ve dayanışma duygusu da hemen devreye girdi.
Herkesin birbirine kenetlendiği o anlarda, birkaç genç, hiç tereddüt etmeden alevlerin üzerine yürüdü. Yangın söndürme tüpü bulanlar, eline ne geçerse onunla müdahaleye koştu. Kimi su taşıdı, kimi insanları sakinleştirmeye çalıştı. Bu olağanüstü gayret, olayın daha da kötüye gitmesini engelledi. Evin sakinleri de büyük bir şok yaşasa da, komşularının bu duyarlılığı karşısında bir nebze olsun rahatladılar. Çocukların güvenliği için telaşlandılar ama dışarıdaki müdahale sayesinde büyük bir panik yaşanmadı. Bu, Gaziantep’in o meşhur misafirperverliğinin ve yardımseverliğinin bir kez daha kanıtıydı.
Yıldırım Çarpması Sonrası Hasar ve Teselli
İtfaiye ekipleri olay yerine ulaştığında, yangının kontrol altına alınmış olması onları da sevindirdi. Hızla kalan alevleri söndüren ekipler, olayın yaşandığı evi didik didik incelediler. Yıldırımın doğrudan klimanın dış ünitesine çarptığı ve buradan hortuma sıçrayarak yangını başlattığı anlaşıldı. Yangının evin içine sıçramamış olması, büyük bir şans eseriydi. Evin dış cephesinde oluşan kararmalar, bazı plastik aksamların erimesi ve klima ünitesinin hasar görmesi, maddi hasarın boyutunu gösteriyordu. Sigorta şirketlerinin devreye girmesi ve hasar tespitinin yapılması gerekecekti. Ancak bu maddi kayıp, can kaybının olmaması karşısında hiçe sayılıyordu.
Olayın görgü tanıkları, o anı anlatırken hala heyecanlıydılar. Bir mahalle sakini, ‘O sesi duyunca sanki dünya başımıza yıkıldı sandım’ dedi. Başka biri ise, ‘Komşularımızın o an gösterdiği cesaret ve hız inanılmazdı. Hepimiz birbirimize kenetlendik’ diye konuştu. Ev sahipleri ise, yaşadıkları şoku hala üzerlerinden atmaya çalışıyorlardı. ‘Çok şükür can kaybı yaşanmadı. Maddi hasar olur, telafi ederiz ama can başka olmaz’ dediler. Bu tür doğa olaylarına karşı alınabilecek önlemlerin ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşıldı. Özellikle yıldırım düşme riskinin olduğu bölgelerde daha dikkatli olmak gerektiği vurgulandı.
Gaziantep’in bu sakin mahallesinde yaşanan bu olay, doğanın gücü karşısında insanın ne kadar çaresiz kalabileceğini bir kez daha hatırlattı. Ancak aynı zamanda, böylesi durumlarda insanların birbirine nasıl kenetlenebileceğini ve dayanışmanın ne kadar kıymetli olduğunu da gösterdi. Atatürk Mahallesi sakinleri, o gece hem korkuyu hem de birlik olmanın gücünü bir arada yaşadılar. Umarız bir daha böyle olaylar yaşanmaz ama yaşanırsa da, bu dayanışma ruhunun devam edeceğine şüphe yok.



