Bakbak’tan Ürdün’e çıkarma: Gaziantep için köprüler

Gaziantep’i temsil eden AK Parti Milletvekili Derya Bakbak, Ürdün’de önemli temaslarda bulunarak iki ülke arasındaki bağları güçlendirme yolunda kritik adımlar attı. Bu ziyaret, bölgedeki iş birliği potansiyelini ve Gaziantep’in bu süreçteki yerini yeniden gündeme getirdi. Bakbak’ın Ürdün temasları, sadece diplomatik bir çerçevede kalmayıp, kültürel ve ekonomik boyutları da kapsayarak kapsamlı bir nitelik taşıdı. Gaziantep Ürdün ilişkileri ile ilgili detaylar belli oldu.

Ürdün Temsilciler Meclisi’nde Gaziantep Vurgusu
TBMM Dışişleri Komisyonu Kâtip Üyesi Derya Bakbak, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay başkanlığındaki heyetle birlikte Ürdün Temsilciler Meclisi’nin daveti üzerine Amman’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaretin temel amacı, Türkiye ile Ürdün arasındaki mevcut ilişkileri derinleştirmek ve yeni iş birliği alanları keşfetmekti. Görüşmelerde, iki ülkenin tarihi bağlarına ve bölgesel iş birliği imkanlarına özel bir vurgu yapıldı. Özellikle Filistin meselesindeki ortak duruş, heyetin ana gündem maddelerinden biriydi. Bakbak, bu süreçte Gaziantep’in bölgesel bir aktör olarak taşıdığı önemi de dolaylı olarak vurgulamış oldu.
Heyetin ilk durağı Amman Büyükelçiliği oldu. Burada yapılan toplantıda, Ürdün’deki Türk vatandaşlarının durumu ele alındı. Ayrıca, Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı’nın (TİKA) bölgede hayata geçirdiği projeler hakkında detaylı bilgi alındı. Hicaz Demiryolu projeleri gibi önemli yatırımlar ve Yunus Emre Enstitüsü ile Maarif Vakfı’nın faaliyetleri, iki ülke arasındaki kültürel ve eğitimsel etkileşimin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyordu. Bu noktada, Gaziantep’in de bu eğitim ve kültür köprülerinde önemli bir rol üstlenebileceği düşünülebilir.
Ticaret ve Güven Temelli İlişkiler
Ürdün Temsilciler Meclisi Başkanı Mazen al Kadi tarafından kabul edilen heyet, daha sonra meclis dışişleri komisyonu üyeleriyle bir araya geldi. Görüşmelerde, Türkiye ile Ürdün arasındaki siyasi, ticari ve askeri ilişkilerin karşılıklı güven üzerine inşa edildiği belirtildi. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 2 milyar dolara ulaşması önemli bir başarı olsa da, mevcut yatırım potansiyelinin daha da geliştirilmesine açık olduğu ifade edildi. Yenilenebilir enerji, savunma sanayi, bilim-teknoloji ve ulaştırma gibi stratejik alanlarda iş birliğinin derinleştirilmesi yönündeki ortak irade, ziyaretin en dikkat çekici sonuçlarından biri oldu. Bu alanlar, Gaziantep’in sanayi ve teknoloji alanındaki gelişimine de ışık tutabilir.
Derya Bakbak, yaptığı konuşmada, Türkiye ve Ürdün arasındaki bağların 1947’den bu yana süregelen bir stratejik ortaklığa dönüştüğünü vurguladı. “Aynı medeniyet havzasının evlatlarıyız” diyen Bakbak, barışın kelimelerle değil, kararlılıkla inşa edildiğine dikkat çekti. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, yeniden imarı ve sığınmacıların geri dönüşü gibi konular da gündeme geldi. Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan yeniden başlayan kara yolu ticareti, bölgesel normalleşmenin somut bir örneği olarak gösterildi. Türk Hava Yolları’nın Amman seferlerinin başlaması ve ulaştırma mutabakat zaptının imzalanması da iki ülke arasındaki bağlantısallığı artıracak önemli adımlardı.
Filistin Meselesi ve Kültürel Bağlar
Heyet, Ürdün Senato Başkanı Faysal el Fayez ve Dışişleri Bakanı Eymen es Safadi ile de bir araya geldi. Bu görüşmelerde, Filistin meselesi ve Mescid-i Aksa’nın statüsü gibi hassas konular ele alındı. Bakbak, Ürdün ile bu konularda tam bir uyum içinde olduklarını belirtti. “Filistin meselesi vicdanımızın merkezindedir” diyen Bakbak, iki devletli çözüm temelinde bağımsız Filistin devletinin tanınmasının adil ve kalıcı barış için şart olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Orta Doğu’da istikrar vizyonunun, çatışmayı körüklemek yerine adil çözümler üretmek üzerine kurulu olduğunu ifade etti.
Ziyaretin kültürel boyutunu da unutmayan heyet, Petra Üniversitesi’ni ziyaret ederek Türkiye-Ürdün eğitim iş birliği üzerine söyleşilere katıldı. Bilim ve teknik alanlarında Ürdün’de eğitim gören yaklaşık 700 Türk öğrenci ve Türkiye’de eğitim alan 71 Ürdünlü öğrencinin varlığı, akademik değişimlerin dostluğa katkısını gözler önüne serdi. Ayrıca, Hz. Yuşa ve Şuayb Peygamber’in makamları ziyaret edildi ve Salt Türk Şehitliği’nde dualar edildi. Bu ziyaretler, iki ülke arasındaki tarihi ve manevi bağların da ne kadar güçlü olduğunu gösteriyordu.



