Gaziantep Üretimi: Kredi Desteği Hayati

Gaziantep’in üretim ve sanayi kalbi, finansman erişimindeki son gelişmelerle birlikte derin bir nefes alma ihtiyacı içinde. GTO Başkanı Tuncay Yıldırım, esnafın ve sanayicinin can damarı olan kredilere ulaşımın sekteye uğramasının, şehrin dinamik ekonomisi için ciddi riskler taşıdığını vurguladı. Yıldırım, özellikle kredi borçlarını kapatan firmaların yeniden finansman bulamaması durumunda, hem üretimin hem de istihdamın büyük bir darbe alacağı uyarısında bulundu. Gaziantep’in her daim üretim ve ihracatla anıldığını hatırlatan Yıldırım, finans sektörünün de bu sürece duyarlılıkla yaklaşması gerektiğini belirtti. Sektörler arası bağlılığın altını çizen Yıldırım, bankaların zor zamanlarda reel sektörün yanında durmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Gaziantep kredi ile ilgili detaylar belli oldu.

Üretimin Durması, Herkesi Vurur
Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Başkanı Tuncay Yıldırım, mevcut ekonomik koşullarda reel sektör ile finans sektörünün birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu bir kez daha dile getirdi. Bankaların üreticilerin yanında olması gerektiği çağrısını yineleyen Yıldırım, “Reel sektör, finans sektörü, kamu ve özel sektör olarak birbirimize bağlıyız,” dedi. Bu döngünün bozulmaması için bankalara önemli bir çağrı yapan Yıldırım, “Üyelerimizin kredi ihtiyaçlarında limit artışı sağlanamıyorsa bile, en azından kapattıkları kredilerin yeniden kullandırılması yönünde çalışma yapılmalıdır,” diyerek çözüm önerisini sundu. Bu adımın, üretim çarklarının dönmeye devam etmesi ve istihdamın korunması için hayati önem taşıdığını vurguladı. Krediye erişimde yaşanan tıkanıklığın, yalnızca firmaları değil, onları besleyen ve onlardan beslenen tüm zinciri etkileyeceğini belirtti.
Krediye Erişimde Tıkanıklık, Zinciri Kırar
İşletmelerin borçlarını ödemiş olmalarına rağmen, yeniden kredi limitlerinin açılmamasının yarattığı risklere dikkat çeken Yıldırım, bu durumun sadece firmaları değil, bankaları da olumsuz etkileyecek bir süreci tetikleyebileceğini ifade etti. Yıldırım, “İşletmelerimiz borcunu ödediği halde yeniden kredi limiti açılmaması zincirin halkalarını kırar. Bu yalnızca işletmelerimizi değil, kamu ve özel sektör bankalarımızı da derinden etkileyecek bir sürecin kapısını aralar,” şeklinde konuştu. Bu durumun, Gaziantep gibi üretim ve ihracat odaklı bir şehir için kabul edilemez sonuçlar doğurabileceğini anlattı. Ekonominin bir bütün olduğunu ve tek bir halkadaki zayıflığın tüm sistemi etkileyebileceğini sözlerine ekledi. Firmaların finansmana erişimindeki zorlukların, küresel ekonomiye entegre olan Gaziantep’in rekabet gücünü de zedeleyebileceğini belirtti.
Gaziantep’in Gücü Finansmanla Beslenmeli
Gaziantep’in üretim, ihracat ve istihdamdaki lokomotif rolüne vurgu yapan Yıldırım, finansmana erişimde yaşanacak herhangi bir sorunun, şehrin genel ekonomisine yayılacağını belirtti. Üyelerinin aldığı kredileri yatırıma, üretime ve ihracata dönüştürdüğünü kaydeden Yıldırım, bu sürecin sürdürülebilirliği için bankaların desteğinin şart olduğunu söyledi. “Finansmana erişimde yaşanacak her tıkanıklık yalnızca bir işletmenin değil, çalışanların, ailelerin, tedarikçilerin ve nihayetinde tüm ekonominin sorunu hâline gelir,” diyerek durumun vahametini ortaya koydu. Gaziantep’teki her işletmenin, sadece kendi ayakta kalma mücadelesi vermediğini, aynı zamanda geniş bir ekosistemin yaşam damarı olduğunu anlattı. Bu nedenle, finansal desteklerin kesilmemesi, hatta güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Dayanışma Zamanı: Birlikte Aşabiliriz
Mevcut ekonomik süreci dayanışma ile atlatmanın mümkün olduğunu belirten Yıldırım, bankalara yönelik çağrısını yineledi. Üretim ve istihdamın kesintisiz devamı için reel sektöre destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, “Biz hepimiz birlikte Türkiye’yiz. Hepimiz birlikte büyüğüz. Bu süreci de ancak birlikte hareket ederek, kol kola girerek aşabiliriz,” ifadelerini kullandı. Bu zorlu dönemin, birlik ve beraberlik ruhuyla aşılabileceğine inandığını belirtti. Bankaların, Gaziantep’in ekonomik gücüne katkıda bulunan firmalara destek olması durumunda, hem şehrin hem de ülkenin ekonomisinin daha güçlü bir şekilde ilerleyeceğini söyledi. “Zaman, reel sektöre destek zamanı,” diyerek çağrısını güçlü bir şekilde sonlandırdı. Bu dayanışma çağrısı, Gaziantep iş dünyasında umut verici bir yankı uyandırdı.



