Talasemi: Gaziantep’te Erken Tanı Hayat Kurtarır

Canım Gaziantepli hemşehrilerim, bugünkü sohbetimizde sizleri biraz düşündürecek ama aslında hepimizin sağlığı için çok önemli bir konuya değineceğiz: Talasemi. Hani şu halk arasında Akdeniz Anemisi de denilen, genetik bir kan hastalığı var ya, işte o. Medical Point Gaziantep Hastanesi’nin değerli doktorları, yani Hematoloji Uzmanları Doç. Dr. Ali Eser ve Uzm. Dr. Buğra Sağlam, geçtiğimiz 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü vesilesiyle bizlere çok mühim uyarılarda bulundular. Meğer bu hastalık öyle görmezden gelinecek türden değilmiş. Eğer erken teşhis edilirse, düzenli takibi yapılırsa ve bizler de bu konuda biraz daha bilinçlenirsek, hayat kurtaran sonuçlar elde edebiliyormuşuz. Doktorlarımızın da altını çizdiği gibi, en büyük silahımız farkındalık. Talasemi erken tanı gundemine dair onemli bilgiler paylasıldı.

Şimdi diyeceksiniz ki, ‘Hocam neymiş bu Talasemi?’ Anlatayım size, sanki kahvede oturmuş, çayımızı yudumlarken sohbet ediyormuşuz gibi düşünün. Talasemi, kanımızdaki oksijeni taşıyan kırmızı kan hücrelerinin üretiminde bir sorun. Bu sorun genetik, yani anneden babadan miras kalıyor. Bazı kişiler bu hastalığın taşıyıcısı oluyorlar. Yani kendilerinde hastalık belirtileri olmuyor ama genleri vasıtasıyla bu hastalığı çocuklarına aktarabiliyorlar. İşte tam da bu noktada, evlilik planları yapan çiftler için bir uyarı zili çalıyor doktorlarımız. Hani eskiden evlenmeden önce sağlık raporu alınırdı ya, işte o raporlarda aslında böyle genetik taramaların da olması büyük önem taşıyor. Çünkü eğer iki taşıyıcı evlenirse, çocuklarının hastalıklı doğma riski artıyor. Bu da hem aile için hem de o çocuk için büyük bir yük demek.
Erken Teşhisin Önemi Tartışılmaz
Doç. Dr. Ali Eser hocamız bu konuya özellikle değinmiş. Demiş ki, ‘Talasemi erken fark edilirse, tedaviyle kontrol altına alınabilen bir hastalık.’ Bu ne demek biliyor musunuz? Hastaların düzenli olarak kan alması, vücuttaki fazla demirin vücuttan atılması gibi yöntemlerle aslında sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmeleri mümkün. Yani öcü gibi bakmamak lazım bu hastalığa. Ama tabii bunun için doktorların önerdiği tedavilere uymak ve en önemlisi de bu hastalık hakkında toplumda genel bir bilincin oluşturulması gerekiyor. Sadece hasta olanlara değil, taşıyıcı olabilecek herkese bu taramaların yaygınlaştırılması gerektiğini söylüyor hocalarımız. Bu bir nevi geleceğimize yapılan yatırım.
Uzm. Dr. Buğra Sağlam hocamız da genetik danışmanlığın altını çizmiş. Bu genetik danışmanlık, sizin taşıyıcı olup olmadığınızı anlamanıza yardımcı oluyor. Çoğu zaman talasemi taşıyıcılığı hiçbir belirti vermiyor. Siz kendinizi sapasağlam hissediyorsunuz ama genlerinizde o taşıyıcılık var. İşte evlilik öncesi taramalar tam da bu sessiz tehdidi ortaya çıkarıyor. Bu testler sayesinde, yeni doğacak bebeklerin bu hastalığı miras almaları engellenebiliyor. Sağlam hocamızın da vurguladığı gibi, bu, gelecek nesillerin sağlığı için büyük bir adım. Aile planlaması yaparken bu konuyu bir kenara not etmekte fayda var. Bilinçli olmak, her zaman ilk adımdır.
Doktorlarımız, talasemi hastalarının mutlaka hematoloji doktorlarının kontrollerini aksatmamaları gerektiğini de hatırlatıyorlar. Yani bir kere teşhis konduktan sonra iş bitmiyor, sürekli bir takip gerekiyor. Bu düzenli kontroller sayesinde, hastalıkla ilgili olası sıkıntıların önüne geçilebiliyor. Erken müdahale, hastalığın daha kötüye gitmesini engelleyen en önemli faktörlerden biri. Medical Point Gaziantep Hastanesi’nin bu konudaki çabası takdire şayan. 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü vesilesiyle hem farkındalık yaratmak istemişler hem de bizleri sağlığımızla ilgili daha dikkatli olmaya davet etmişler. Unutmayalım, sağlığımız en değerli hazinemiz. Düzenli sağlık kontrolleri yaptırmak, çevremizdekileri de bu konuda bilinçlendirmek hepimizin görevi.
Şimdi sözü size bırakıyorum. Bu anlattıklarımı bir düşünün. Çevrenizde talasemi ile mücadele eden, belki de farkında olmadan taşıyıcı olan tanıdıklarınız var mı? Belki de en yakınlarınız? Birbirimize bu bilgiyi aktararak, küçük bir sohbetle bile ne kadar büyük bir iyiliğe vesile olabiliriz, kim bilir? Gelin hep birlikte, Gaziantep’imizin her köşesinde talasemi konusunda farkındalığı artıralım. Unutmayalım, bilgi güçtür ve bu bilgi, hayat kurtaran bir güç olabilir.



