Milli Takım: Gaziantep Sahada Akıl Aradı

Milli Takımımızın Avustralya karşısındaki futbolu, Gaziantep’te de gündeme oturdu. Sahada sergilenen futbol, adeta bir akıl oyunu olmalıydı. Ancak ortaya çıkan tablo, beklentilerin çok uzağındaydı. Milli Takım Akıl gundemine dair onemli bilgiler paylasıldı.

Avustralya Duvarına Çarptık
Maça başlarken Avustralya hocasının milli takımımıza dersine iyi çalıştığı hemen anlaşıldı. Rakip sahada adeta duvar ördüler. Türk milli takımına geniş alan bırakmadılar. Doğru dürüst pas yapmamıza bile izin vermediler. Kendi yarı sahalarında disiplinli bir oyun sergilediler. Bu durum, milli takımımızın oyununu iyice kilitledi. Pas bağlantılarımızı kestiler. İkili mücadelelerde nefes aldırmadılar. Milli takımın yıldızları, rakibin sert savunması karşısında adeta kayboldu. Sahada bir akıl oyunu beklerken, tam tersi bir durum yaşandı. Oyuncularımızın bireysel yeteneklerine güvenmek, bu disiplinli rakibe karşı yetersiz kaldı.
Montella’nın Hamlesi Yetersiz Kaldı
Teknik Direktör Montella’nın kadro tercihi ve dizilişi, bazı kesimlerce sorgulandı. Kerem gibi kısa boylu bir oyuncuyu, uzun boylu Avustralya defansına karşı santrfor oynamak ne kadar doğruydu? Kerem’in kanat oyuncusu olduğunu hatırlamak gerekirdi. Rakibin disiplinli savunması karşısında çaresiz kaldık. Kanatlardan gelen ataklar sonuç vermedi. Ortadan yapılan denemeler de rakibin duvarını aşamadı. Oyun açmakta zorlandık. Rakibi hataya zorlamak yerine, kendi hatalarımızla pozisyon verdik. Arda’nın net pozisyonda topu kaleciye teslim etmesi, ardından gelen ani kontratakta defansın az adamla yakalanmamıza neden oldu. Bu durum, Avustralya’nın ilk golünü bulmasını kolaylaştırdı. Gol sonrası ise işleri daha da zorlaştı.
Gaziantep’ten Ses Yükseldi: Akıl Lazım
Gaziantep’te de maçın ardından yoğun bir tartışma yaşandı. Vatandaşlar, milli takımın sahada bir akıl sergileyemediğini dile getirdi. ‘Vatan millet Sakarya’ diyerek sahaya çıkmak yetmiyor. Futbol sadece fiziksel güç değil, aynı zamanda bir akıl oyunudur. Rakibin zayıf noktalarını bulmak, oyun planını buna göre şekillendirmek gerekir. Avustralya’nın savunması adeta bir anahtar gibiydi. Biz ise o anahtarı bulamadık. Her denememiz, sert bir duvara çarpıp geri döndü. Kaliteli oyuncularımız olmasına rağmen, bir makine gibi işleyen rakibe karşı çaresiz kaldık. Sahada kimse bir adım öne çıkamadı. Herkes adeta ‘keymıh taşı’ gibi sert bir karşılık buldu. Rakip kalede 60-70 kez gözüktüğümüz söylense de, bunun hiçbirinin ciddiye alınacak bir pozisyona dönüşmemesi düşündürücü. Avustralya ise az pozisyonla 2 gol buldu. Bu da gösteriyor ki, futbolda akıl ve taktiksel zeka bireysel yetenek kadar önemli.
Sonuç: Ders Çıkarma Zamanı
Milli takımın kalitesi Avustralya’dan iyi olsa da, rakibin disiplini ve oyun anlayışı karşısında ezildik. Montella’nın hamleleriyle ikinci yarıda bir şeyler değişebilir umudu vardı. Ancak rakip duvarını aşamadık. Belki de bu yenilgi, ileriki maçlar için bir ders olur. Özellikle teknik heyet için. Sahada kazanmak için saha dışında yapılan abartılar, ruhu sahaya yansıtmakta yetersiz kaldı. Gaziantep’te de binlerce insanımız milli takımın ruhunu sahaya yansıtmaya çalıştı. Ancak bu ruhun teknik adamlar ve futbolculara yansıması olmadı. Sahada akıl ve planlama olmalı. Sadece bireysel yetenekle bir yere varılamaz. Milli takımın bu durumdan ders çıkarıp, daha akıllıca bir futbol sergilemesi gerekiyor.



