Gaziantep Defin Listesi: Veda Edenler

Gaziantep’te 13 ve 14 Temmuz 2026 tarihlerinde hayatını kaybeden hemşehrilerimizin defin listesi açıklandı. Bu liste, şehrimizin dününü ve bugününü bir kez daha hatırlattı. Hayatın döngüsünü ve insan ömrünün ne kadar değerli olduğunu gözler önüne seriyor. Bu defalarca yaşadığımız ama her seferinde yeni bir anlam taşıyan bir durum. Birbirinden farklı yaşlarda, farklı hayat hikayelerine sahip insanlar, aynı toprağa emanet ediliyor. Her bir isim, ardında bıraktığı anılarla, sevdikleriyle yaşıyor olacak. Bu liste, aslında hayatın kendisi kadar çeşitli ve zengin. Gaziantep Defin Listesi gundemine dair onemli bilgiler paylasıldı.

Listede, uzun ömürleriyle dikkat çeken isimler de bulunuyor. 100 yaşındaki Emine Özkoç, Ramazan ve Zöhre’nin kızı olarak dünyaya gelmiş. 78 yaşında vefat eden Leyla Fettahoğlu da Ramazan ve Fatma’nın kızıydı. Bu iki isim, Gaziantep’in bereketli topraklarında uzun yıllar yaşamış ve şehrin hafızasında yer edinmişlerdi. Asri Mezarlık’ta son yolculuklarına uğurlanan bu değerli büyüklerimiz, geride nice güzel hatıralar bıraktı. Onların yaşam öyküleri, bizlere sabrı, yaşamı ve sevgiyi öğretti. Yüzlerce insanın hayatına dokunmuşlardı.
Gaziantep’te Gencecik Veda Edenler ve Genç Aileler
Listede, hayatlarının baharında aramızdan ayrılan genç isimler de yer alıyor. 31 yaşında vefat eden Eyüp Ata, Memik ve Firdevs’in oğluydu. Dülük Mezarlığı’nda toprağa verildi. Yine 32 yaşında hayatını kaybeden Hüseyin Çelik, Mehmet ve Fatma’nın oğluydu. Üçgöl Mezarlığı’nda son buldu yolculuğu. 27 yaşındaki Güngül Doğan ise Hamza ve Emine’nin kızıydı. Sambes Mezarlığı’nda defnedildi. Bu genç kayıplar, bizleri derinden üzdü. Yaşama dair umutları, hayalleri vardı. Geride bıraktıkları sevdikleri için ise bu kayıp, tarifsiz bir acı oldu. Henüz hayatın başındayken bu dünyadan göçmek, hepimizi derinden etkiliyor. Bu genç canlar, şehrimizin geleceğiydi. Hepimizin yüreğinde derin bir yara açtı.
Özellikle bebeklerin vefatı, yürekleri burkan bir detay. 2026 yılında dünyaya gelen Bebek Meryem Akyüz, Mehmet Arif ve Meryem’in kızıydı. Gürses Mezarlığı’nda toprağa verildi. Bebek Alhaj Jneid de Zekeriya ve Eye’nin bebeğiydi. Yeşilkent Mezarlığı’nda. Bebek 1 Rama Vısa, Visam ve Rama’nın evladıydı. Yine Yeşilkent’te. Bebek 1 Vele Hasanaloo ise sadece birkaç aylık bir bebekti. Yeşilkent’te. En küçükleri, henüz hayatı tanımadan aramızdan ayrıldılar. Bu durum, ebeveynleri için dayanılmaz bir acı. Hayata tutunmaya çalışırken bu kayıplarla yüzleşmek, en büyük imtihanlardan biri. Onların ninnileri, bu dünyada hiç duyulmadı. Birkaç saatlik, birkaç günlük hayatlar. Hepsinin geleceği vardı. Ama olmadı.
Farklı Mezarlıklarda Ebedi İstirahatgahlar
Vefat edenlerin defin yerleri de çeşitlilik gösteriyor. Asri Mezarlık, Gaziantep’in en bilinen mezarlıklarından biri. Burada birçok isim, son uykusuna yatıyor. Dülük, Üçgöl, Gürses, Sambes, Şatırhüyük, Kuşçu, Durantaş, Şanlıurfa, Kilis, Çorum gibi farklı mezarlıklar ve şehirler de listede yer alıyor. Bu durum, Gaziantep’te yaşayan ve farklı yerlere defnedilen hemşehrilerimizin olduğunu gösteriyor. Kimi hemşehrimiz, memleketinde toprağa verilmeyi tercih etmiş. Kimi ise Gaziantep’te hayatını sürdürmüş ve burada ebedi istirahatgahını bulmuş. Yeşilkent Mezarlığı da birçok ismi barındırıyor. Bu çeşitlilik, Gaziantep’in kültürel ve sosyal dokusunu da yansıtıyor. Farklı kökenlerden gelen insanlar, aynı şehirde yaşamış ve aynı toprağa karışmışlar.
Listede yer alan diğer isimler arasında Hatice Gevrekkaya (71), Halise Kaşoğlu (79), Münevver Altınparmak (46), Mustafa Çolaklar (65), Mevlide Eşkar (75), Döve Deveci (63), Ayşe Gizem Çevik (18), Muhammed Sadık Abi Elşaban (4), Kübra Demir (0) ve Wedad Hamwie (89) bulunuyor. Her birinin kendine özgü bir yaşam hikayesi vardı. Kimi genç yaşta, kimi ise ileri yaşlarında aramızdan ayrıldılar. Bu isimler, sadece birer rakam değil. Her biri, bir ailenin, bir çevrenin parçasıydı. Sevinçleri, hüzünleri, umutları ve hayal kırıklıkları vardı. Şimdi hepsi toprağın bağrına emanet. Bu liste, hayatın döngüsünü, doğum ve ölüm arasındaki ince çizgiyi bize hatırlatıyor. Hepimizin bir gün bu listede yer alacağını bilerek, anı yaşamak ve sevdiklerimize değer vermek gerektiğini bir kez daha anlıyoruz.



