Gaziantep Kültür & Sanat Haberleri

El Emeği Saraciye: 81 İle Ökkeş Usta’dan Mesaj

Gaziantep’in tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda, küçücük bir dükkanda yarım asırdır süregelen bir sanat var. 71 yaşındaki Ökkeş Özsabancıoğlu, ilerleyen yaşına rağmen el emeğiyle saraciye ürünleri üreterek adeta bir kültür köprüsü kuruyor. Bu zanaatın Gaziantep’teki son temsilcilerinden biri olan usta, 2 metrekarelik atölyesinden Türkiye’nin dört bir yanına ürün gönderiyor. Ökkeş Usta’nın hikayesi, kaybolmaya yüz tutmuş bir mesleğin direnişini ve ustalığın önemini gözler önüne seriyor. el emegi saraciye ile ilgili detaylar belli oldu.

El Emeği Saraciye: 81 İle Ökkeş Usta'dan Mesaj

Zanaatın Kalbinde Yarım Asırlık Emek

Ökkeş Özsabancıoğlu, askerlik öncesinden beri deri işiyle uğraştığını anlatıyor. Ortaokulu bitirir bitirmez bu mesleğe gönül veren usta, o zamandan bu yana sayısız kemer, fişeklik, şarjörlük, tabanca kılıfı, bağ makası kılıfı ve elektrikçi kılıfı gibi ürünü tamamen el işçiliğiyle şekillendirmiş. Her biri ayrı bir ustalık isteyen bu ürünler, Ökkeş Usta’nın ellerinde hayat buluyor. Üretim süreci, sabır ve büyük bir titizlik gerektiriyor. Siparişlere göre şekillenen ürünler, müşterilerin özel ihtiyaçlarına göre hazırlanıyor. Üretilen her bir parça, elde dikildiği için oldukça sağlam ve uzun ömürlü oluyor. Özellikle elektrikçiler için özel olarak tasarlanan kılıflar, Antalya’dan Mersin’e, Çanakkale’den Adana’ya kadar pek çok ilde tercih ediliyor. Müşteriler, fabrikasyon ürünlerin aksine, el emeğiyle üretilen bu kılıfların dayanıklılığına ve kalitesine güveniyor.

“Bu mesleği sevmesek, 1977 yılından bu yana yapamazdık,” diyor Ökkeş Usta, gözleri parlayarak. İşini severek yaptığını her halinden belli eden usta, artık eskisi kadar yoğun çalışmadığını ancak yine de siparişleri yetiştirdiğini belirtiyor. Geçen yıl Antalya’ya dört büyük sipariş gönderdiğini söyleyen Özsabancıoğlu, bundan sonraki amacının biraz daha dinlenmek, dostlarıyla sohbet etmek olduğunu dile getiriyor. Fiyatlara gelince, usta oldukça makul rakamlardan bahsediyor. Bir külah dondurmanın neredeyse 150 liraya satıldığı bu günlerde, bağ makası kılıfı 150 liradan başlıyor. Elektrikçi kılıfları ise modeline ve büyüklüğüne göre 300 ila 400 lira arasında değişiyor. Bazı modellerde sadece bir tornavida ve pense için bölüm bulunurken, bazılarında iki tornavida, pense ve maket bıçağı gibi aletler için özel gözler yer alıyor. Ökkeş Usta için bu dükkan, sadece bir iş yeri değil, aynı zamanda sosyal hayatının merkezi. Günün büyük bir kısmını burada geçiren usta, evde sadece birkaç saat dinleniyor.

Gaziantep Saraciyesinde Tehlike Çanları

Ökkeş Usta, Gaziantep’in saraciye geleneğinin giderek yok olduğunu ve kendisinden sonra bu işi el emeğiyle sürdürecek kimsenin kalmadığını üzülerek ifade ediyor. Eskiden Bakırcılar Çarşısı’nın sabah erken saatlerde, hatta 06.00-06.30 gibi dükkanların açılmasıyla hareketlendiğini anlatıyor. Bu durumun önemli nedenlerinden biri de eski otogarın Burç Caddesi’nde bulunmasıydı. Doğu illerinden gelen müşteriler, önce bu çarşıya uğrar, güvendikleri ustalara siparişlerini verir, sonrasında işlerine devam ederlermiş. Ancak günümüzde el işçiliğiyle bu mesleği icra eden usta sayısı oldukça azalmış durumda. Fabrikasyon üretimin yaygınlaşması, el emeği göz nuru ürünlerin yerini alsa da, tamamen el işçiliğiyle çalışan ustalar artık neredeyse yok denecek kadar az.

Bu durum, Gaziantep’in kültürel mirası açısından da önemli bir kayıp. Ökkeş Usta gibi zanaatkarlar, geçmişin izlerini taşıyan, aynı zamanda geleceğe aktarılması gereken değerlerdir. Onun 2 metrekarelik dükkanında ürettiği ürünler, sadece birer eşya değil, aynı zamanda bir geleneğin, bir ustalığın ve bir yaşam biçiminin somut göstergeleridir. Türkiye’nin 81 ilinden gelen talepler, bu ürünlerin hala ne kadar değerli olduğunu kanıtlıyor. Ancak bu mirasın devamı için yeni nesillerin de bu tür geleneksel zanaatlara ilgi göstermesi büyük önem taşıyor. Ökkeş Usta’nın sessiz çığlığı, belki de bu kaybolmaya yüz tutmuş meslekler için bir uyanış çağrısı niteliği taşıyor.

Ökkeş Özsabancıoğlu’nun hikayesi, Gaziantep’in sadece mutfağıyla değil, aynı zamanda zanaatlarıyla da ne kadar zengin bir şehir olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. El emeği göz nuru saraciye ürünlerinin, modern dünyanın hızına rağmen hala bir karşılığı var. Ustanın 81 ile gönderdiği ürünler, aslında birer elçilik görevi görüyor. Bu elçiler, ustalığın, sabrın ve geleneğin sesini duyuruyor. Ancak bu sesin duyulmaya devam etmesi için, bu mesleği yaşatacak yeni ustaların yetişmesi şart.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu