Gaziantep Kültür & Sanat Haberleri

Bakır Ustasının İsyanı: 57 Yıllık Miras Kayboluyor

Gaziantep’in tarihi dokusunu yansıtan Bakırcılar Çarşısı’nda, 57 yıldır aynı aşkla bakır döven 65 yaşındaki usta Bilal Koçyiğit, mesleğinin geleceği için yürek yakan bir isyanla sesini duyuruyor. Geleneksel yöntemlerle, tamamen el emeğiyle üretilen bakır çekiç ürünler, günümüzde ‘turistik’ adı altında anılsa da, Koçyiğit için bu, bir ömrün adanmışlığı. Makineleşmenin hızla yayıldığı bu çağda, onun tezgahında hala tek parça bakırdan şekillenen eşsiz eserler hayat buluyor. Bu nadide zanaatın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması, ustayı derinden üzüyor. Bakır Ustasının İsyanı ile ilgili detaylar belli oldu.

Bakır Ustasının İsyanı: 57 Yıllık Miras Kayboluyor

Bilal Koçyiğit, mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürdüğünü belirtiyor. Ürünlerinin hiçbir aşamasında modern makinelerin kullanılmadığını vurgulayan usta, her bir detayın el emeğiyle işlendiğini anlatıyor. Düz bir bakır levhadan başlayıp, defalarca tavlanıp, çekiç darbeleriyle şekillenen bu ürünler, adeta birer sanat eseri. Bir çalışmanın ortaya çıkması bazen 10 ila 15 gün sürebiliyor. Bu zahmetli süreç, ustaların bu mesleğe duyduğu tutkuyu gözler önüne seriyor. Koçyiğit, ‘Sevgiyle yapmazsanız bu işi yapmanız hemen hemen mümkün değil. Bizim mesleğimize aşkımız var,’ diyerek bu tutkusunu dile getiriyor.

El Emeği Ürünlerin Fiyatı ve Değeri

El emeği göz nuru bakır ürünlerin fiyatları, yapılan işçiliğin yoğunluğuna ve üzerindeki nakışların detayına göre değişiklik gösteriyor. Usta Koçyiğit, bu özel ürünlerin fiyatlarının 20 bin liradan başlayıp, 50 bin liraya kadar ulaşabildiğini ifade ediyor. Üzerine işlenen ince nakışlar, ürünlerin değerini daha da artırıyor. Bu fiyatlar, modern üretim teknikleriyle seri halde üretilen ürünlerden oldukça farklı. Bu fark, tamamen el işçiliğinin ve sanatın bir yansıması.

Mesleğin Geleceği Tehlikede: Yeni Usta Yetişmiyor

Gaziantep’in köklü bakır işleme geleneğinin sürdürücüleri günden güne azalıyor. Usta Bilal Koçyiğit, kentte bu mesleği hakkıyla icra eden sadece 2-3 ustanın kaldığını üzülerek belirtiyor. Mesleğin gelecek nesillere aktarılmasında yaşanan zorluklar, ustayı derin bir kaygıya sürüklüyor. ‘Eleman yetişmiyor. Emeğimiz çok zor. Yeni yetişen gençler de bu eziyete katlanamıyor,’ diyen Koçyiğit, gençlerin bu zahmetli işi tercih etmemesinin en büyük sebebi olduğunu söylüyor. Kendi torunlarını bile bu mesleğe yönlendiremediğini, çünkü mesleğin geleceğinden emin olamadığını ifade ediyor.

Yaşı 65 olmasına rağmen mesleğinden vazgeçemeyen Koçyiğit, ‘Yaşım 65 ama duramıyorum, evde oturamıyorum. Mesleğimizden zevk alıyoruz,’ diyor. Bu yaştan sonra bile mesleğini ilerletmek, yeni şeyler öğrenmek için çabaladığını anlatıyor. Bakır dövme işinin, el, ayak ve beynin aynı anda çalıştığı zorlu bir süreç olduğunu vurguluyor. Pergel, kumpas gibi geleneksel aletlerle çalışmanın inceliğini ve zorluğunu dile getiriyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen mesleğine olan aşkı, onu tezgahının başında tutmaya devam ediyor.

Usta Koçyiğit’in en büyük korkusu, kendisinden sonra bu kadim mesleğin tamamen yok olması. ‘Bizden sonra bu mesleğin kaybolması beni üzüyor, rahatsız ediyor,’ sözleriyle içinde bulunduğu çaresizliği ve üzüntüyü dile getiriyor. Bu mirasın gelecek nesillere aktarılamaması, Gaziantep’in kültürel zenginliğinde derin bir boşluk yaratacaktır. Tarihi çarşının ruhunu taşıyan bu ustaların sesi, bir an önce duyulmalı ve geleneksel zanaatların korunması için somut adımlar atılmalıdır.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu