Gaziantep’te Acil Servisler Doldu: Grip mi, Tehlike mi?

Gaziantep’te havaların soğumasıyla birlikte acil servisler dolup taşıyor. Doktorlar, özellikle bu mevsim geçişlerinde vatandaşların dikkatli olmasını istiyor. Özellikle çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere, kronik hastalığı olanların bu dönemde ekstra özen göstermesi gerekiyor. Her ateş ve öksürük acil durum anlamına gelmiyor olsa da, bazı belirtiler ciddi hastalıkların habercisi olabilir. acil servis kalabalik gundemine dair onemli bilgiler paylasıldı.

Gaziantep’te sonbaharın kendini iyiden iyiye hissettirmesiyle birlikte hava sıcaklıkları da hissedilir derecede değişti. Gündüzleri henüz güneşin ısıttığı havaya aldanırken, akşamları ve geceleri ani düşen sıcaklıklar vücut direncini zorluyor. Bu durum, özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarının kapısını aralıyor. Prof. Dr. Polat Durukan, bu dönemde acil servislere başvuranların sayısında belirgin bir artış olduğunu vurguluyor. Vatandaşların çoğu basit bir soğuk algınlığı veya grip şikayetleriyle gelirken, bazıları ise daha ciddi tablolarla karşılaşıyor.
Prof. Dr. Durukan, “Her öksürük veya ateş durumunda hemen acil servise koşmak gerekmiyor” diyor. Ancak bu belirtilerin bazı durumlarda daha büyük sorunların işareti olabileceğini de ekliyor. Özellikle nefes darlığı, göğüs ağrısı, ani bilinç kaybı, aşırı halsizlik veya kişinin genel durumunda belirgin bir kötüleşme varsa, vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak hayati önem taşıyor. Bu tür belirtiler, basit bir enfeksiyonun ötesinde daha ciddi bir rahatsızlığın göstergesi olabilir.
Nefes Darlığı ve Göğüs Ağrısı İhmal Edilmemeli
Acil servise başvurulması gereken durumların sadece ateş ve öksürükle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Durukan, özellikle göğüs ağrısı ve nefes darlığına dikkat çekiyor. Eğer göğsünüzde bir baskı veya sıkışma hissediyorsanız, bu durum nefes darlığı, soğuk terleme, mide bulantısı, baş dönmesi veya bayılma gibi belirtilerle birlikteyse, bunu asla hafife almamalısınız. Kendi kendinize teşhis koymaya çalışmak veya belirtilerin geçmesini beklemek yerine, hemen tıbbi yardım almanız gerekiyor. Bu tür durumlar acil müdahale gerektirebilir.
Çocuklarda ve yaşlılarda hastalık belirtilerinin farklılık gösterebileceğini de hatırlatan Prof. Dr. Durukan, bu gruplarda yüksek ateş, solunumda güçlük, yeterli sıvı alamama, aşırı uyku hali veya bilinçte değişiklikler gibi belirtiler görüldüğünde hemen doktora başvurulması gerektiğini söylüyor. Kalp, akciğer rahatsızlığı, diyabet veya bağışıklık sistemi sorunları olan kişiler de enfeksiyon belirtilerini daha yakından takip etmeli. Kronik hastalıklarda basit bir enfeksiyon bile daha ağır seyredebilir. Bu nedenle düzenli tedavilerini aksatmamaları ve yeni başlayan ciddi belirtilerde hemen sağlık kuruluşuna başvurmaları çok önemli.
Prof. Dr. Durukan, acil servislerin hayat kurtarmak için var olduğunu vurguluyor. Bu nedenle hastaların şikayetlerini doğru değerlendirerek uygun sağlık kuruluşuna başvurmaları, sağlık sisteminin daha verimli çalışmasına yardımcı olur. Hafif şikayetler için aile hekimine veya polikliniklere başvurmak, acil servislerin gerçekten hayati tehlike arz eden durumlar için daha hızlı müdahale etmesini sağlar. Nefes darlığı, şiddetli göğüs ağrısı, bilinç değişikliği, bayılma, kontrol edilemeyen kanama veya genel durumda ani ve belirgin bozulma gibi acil durumlarda ise vakit kaybetmeden 112’yi aramak veya en yakın acil servise gitmek gerekiyor. Mevsim geçişlerinde hava şartlarına uygun giyinmek, el hijyenine dikkat etmek, bol sıvı tüketmek ve kronik hastaların tedavilerini aksatmaması hem bu tür durumların önüne geçmek hem de sağlığı korumak için atılması gereken önemli adımlar.



