Gaziantep Kültür & Sanat Haberleri

Terzi Nezir Usta: Kitapların Sakin Limanı

Gaziantep’in tarihi dokusunda, 68 yıllık bir ömrü ve 55 yıllık bir mesleği biriktiren Nezir Canpolat, mesleğini sanatının incelikleriyle icra ederken, boş vakitlerini kitapların huzurlu dünyasında geçiriyor. Bey Mahallesi’nin nostaljik sokaklarında, 15 metrekarelik dükkanında terzilik mesleğine gönül vermiş Canpolat, ilerleyen yaşına rağmen iğnesiyle, ipliğiyle hayatı yeniden şekillendiriyor. Bu kadim zanaatın son temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Canpolat, her bir dikişte bir öykü anlatıyor. Terzi Nezir Usta ile ilgili detaylar belli oldu.

Terzi Nezir Usta: Kitapların Sakin Limanı

12 yaşında bir çırak olarak başladığı terzilik yolculuğu, Nezir Usta için sadece bir meslek değil. Hayatının anlamı, ailesinin geçim kapısı, bir ömür boyu süren bir tutku. 1984 yılından beri aynı dükkanda, aynı azimle çalışıyor. Eski Gaziantep evlerinin ruhunu taşıyan bu küçük atölye, onun için bir sığınak, bir sanat galerisi adeta. Burada dikilen her takım elbise, özenle işlenmiş bir tablo gibi. Gün doğmadan dükkanını açıyor, gün batımına kadar müşterileri için en iyisini sunmaya çalışıyor. El emeği göz nuru işçiliğiyle, seri üretimin acımasız dünyasına meydan okuyor.

Zanaatın Makineleşen Dünyasında Direniş

Nezir Canpolat, terzilik mesleğinin geçirdiği dönüşümü derinden hissediyor. Teknolojinin getirdiği yenilikler, onun için mesleğin ölüm fermanı gibi. “Makineleşme başlayınca bizim sektör ölme noktasına geldi,” diyor. Bir elbiseyi 10 günde tamamladığını anlatırken, konfeksiyonun aynı sürede binlerce üretim yaptığını dile getiriyor. Bu rekabetin imkansızlığının altını çiziyor. “Bizim bununla rekabet etme şansımız yok,” diyerek durumu özetliyor. 68 yaşında hala mesleğini sürdürmesinin en büyük sebebi, başka bir alternatinin olmaması. “Bu işte doğduk, bu işte büyüdük,” diyerek mesleğine olan bağlılığını ifade ediyor. Bu topraklarda yeşermiş bir zanaatın, kendisinden sonra yok olacağı düşüncesi ise içinde derin bir yara açıyor. İlköğretimin 8 yıla çıkmasıyla birlikte çırak yetiştirmenin zorlaştığını belirtiyor. Yetiştirdiği tek çırağının bile bu mesleği devam ettirmediğini, emlakçılık yaptığını söylüyor. “Bu meslek verimli bir sanat değil,” diyerek içindeki hüznü yansıtıyor.

Kitapların Huzurunda Zihin Jimnastiği

Mesleğinin zorluklarına ve geleceğinin belirsizliğine rağmen, Nezir Usta’nın hayatında vazgeçemediği bir tutkusu daha var: kitap okumak. Dükkanının bir köşesini adeta bir kütüphaneye dönüştürmüş. Boş vakitlerini burada, birbirinden değerli kitaplarla geçiriyor. Kitap okumayı bir zihin jimnastiği olarak görüyor. “Kitap okumak çok güzel bir şey,” diyor. Kitapların, dünyanın en zeki, en güzel insanlarıyla sohbet etme fırsatı sunduğunu düşünüyor. Okumanın insandan gelmesi gerektiğini, zorlamayla öğrenilemeyeceğini vurguluyor. Gençlere de bol bol kitap okumalarını öneriyor. “Tüm gençler, okusun ve kendini geliştirsin,” diyerek geleceğe dair umudunu dile getiriyor. Sanat ve zanaatın teknolojiyle birlikte makineler tarafından ele geçirilmesinin, birçok güzelliği ortadan kaldırdığını düşünüyor.

Nezir Canpolat, Gaziantep’in köklü terzilik geleneğinin sessiz bir tanığı. Elindeki makasla, iğnesiyle sadece kumaşları değil, aynı zamanda geçmişin izlerini de geleceğe taşıyor. Kitapların dingin limanında, bir yandan mesleğinin zorluklarıyla mücadele ederken, diğer yandan bilgi ve kültürün derinliklerinde huzur buluyor. Onun hikayesi, geleneksel zanaatların günümüzdeki yeri ve değerine dair önemli bir ders niteliği taşıyor. Bu toprakların yetiştirdiği değerlere sahip çıkılması gerektiğinin altını çiziyor.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu