Gaziantep Sağlık Haberleri

Alzaymır Hastaları El Sanatıyla Hayata Bağlanıyor

Gaziantep’te, Beyhan Eruslu Aktif Yaşam Merkezi’nde Alzaymır hastaları el sanatları ile hayata daha sıkı sarılıyor. Bu merkez, bu değerli insanlar için adeta bir umut ışığı oluyor. Burada yapılan çalışmalar, sadece bir hobi olmanın ötesinde, onların yaşam kalitesini artırıyor. Her bir fırça darbesi, her bir ilmek, hafızalarındaki karanlık köşeleri aydınlatıyor adeta.

Alzaymır Hastaları El Sanatıyla Hayata Bağlanıyor

Merkezde, iş ve uğraş atölyesi adında özel bir bölüm var. İşte orada uzman eğitmenler eşliğinde birbirinden renkli ve keyifli etkinlikler yapılıyor. Ahşap boyama, ebru sanatı, örgü örmek, keçeden figürler yapmak ve çeşitli kesme, yapıştırma işleri… Düşünün ki, eskiden sadece hayalini kurduğunuz veya unuttuğunuz becerileriniz yeniden canlanıyor. Hem de neşeyle, kahkahalarla. Bu atölyeler, hastaların unuttukları yeteneklerini keşfetmelerine yardımcı oluyor. Kendi elleriyle bir şeyler başardıklarını gördükçe, özgüvenleri de tavan yapıyor. Bu durum, onların sosyal hayata daha aktif katılmaları için de önemli bir adım.

Unutkanlığa Karşı Renkli Bir Direniş

El sanatları dersleri, sadece zihinsel bir aktivite değil. Aynı zamanda ince ve kaba motor becerilerini korumak için de harika bir yol. El-göz koordinasyonunu güçlendiriyor. Yani, beyin ve beden arasındaki o muhteşem bağlantıyı canlı tutmaya yardımcı oluyor. Alzheimer’ın getirdiği zorluklara karşı böyle güçlü bir direniş sergilemek, gerçekten takdire şayan. Her bir öğrenci, kendi temposunda ilerliyor. Kimisi ahşaba rengarenk bir hayat veriyor, kimisi ise yünlerle sıcacık battaniyeler örüyor. Bu süreçte en önemlisi, keyifli vakit geçirmeleri ve kendilerini değerli hissetmeleri.

Hüseyin Koçaslan amca, bu merkezden ne kadar memnun olduğunu anlatırken gözleri parlıyor. “Bir yıldır geliyorum buraya, çok memnunuz,” diyor. Sabah evlerinden alınıp, öğleden sonra tekrar evlerine bırakılmaları büyük bir kolaylık tabii. Sabah fizik dersi, spor, ardından el işleri… Zaman nasıl akıp gidiyor anlamıyorlar bile. “Yaşımızdan dolayı geliyoruz ama çok memnunuz. Allah belediyemizden razı olsun. Haftada iki gün gidip geliyoruz, diğer günler de arkadaşlarımız devam ediyor. Vaktimizi burada geçiriyoruz, çok memnunuz.” Bu sözler, merkezin ne kadar iyi bir iş çıkardığının en güzel kanıtı.

Türkan teyze de yaşadığı sıkıntıları burada unuttuğunu söylüyor. “Ben evde yalnız başıma yaşıyorum. Buraya gelince çok rahatlıyorum,” diyor. Boyama yapıyorlar, fotoğraflardan kolajlar hazırlıyorlar, müzik derslerine katılıyorlar. “Çok mutlu oluyorum. Bizimle ilgilenen arkadaşlarımızdan da Allah razı olsun. Elimizden tutuyorlar, arabaya bindirip indiriyorlar. Bu merkezi açan Fatma Şahin başkana da Allah razı olsun. Burada çok şeyler yapıyoruz.” Onun bu sözleri, merkezin sadece fiziksel değil, manevi olarak da insanlara nasıl iyi geldiğini gösteriyor.

Sanatla Gelen Mutluluk ve Gelişim

İş ve Uğraş Atölyesi’nin eğitmeni Serpil Sezer, danışanların burada ne kadar mutlu olduklarını şöyle anlatıyor: “Ahşap boyama, cam, seramik, örgü, ebru, keçe… Hepsiyle ilgileniyoruz. Bu çalışmalar, danışanlarımızın dikkatini artırıyor. Kompozisyon kurmalarını sağlıyor. Renkleri ayırt etmelerine yardımcı oluyor. İnce motor becerileri gelişiyor. Zihinsel, ruhsal ve fiziksel gelişimlerine katkıda bulunuyoruz. En önemlisi, keyifli vakit geçiriyorlar. Terapi gibi geliyor onlara. Mutlu olduklarını her zaman dile getiriyorlar. Hasta olsalar bile, ‘illa geleceğiz’ deyip günü tamamlıyorlar.” Bu sözler, sanatın iyileştirici gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

Bu tür merkezler, Alzheimer hastaları ve yakınları için büyük bir nimet. Hem hastaların kendilerine olan güvenlerini yeniden kazanmalarını sağlıyor, hem de sosyal hayattan kopmamalarına yardımcı oluyor. Gaziantep’te bu güzel proje sayesinde, pek çok insan sanatla yeniden buluşuyor, hayatın tadını çıkarıyor. Bu tür projelerin çoğalması dileğiyle…

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu