Gaziantep Ekonomi Haberleri

Elekçi Ustaları: 1000 TL’ye Eleman Yok!

Gaziantep’in tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda bir zamanların gözbebeği elekçi ustaları şimdi kara kara düşünüyor. Çekiç seslerinin yankılandığı bu otantik dükkanlarda, yarım asırlık ustalık geleneği teknolojiye ve değişen zamana direniyor. Ancak ustaların en büyük derdi, mesleğin geleceğinden çok, yanlarında çalışacak bir çırak bulamamak.

Elekçi Ustaları: 1000 TL'ye Eleman Yok!

Teknoloji Karşısında El Emeği Kayboluyor

Bakırcılar Çarşısı’nın dar sokaklarında, el emeği göz nuru elekler üretilmeye devam ediyor. Eskiden özellikle köylerde yaşayan kadınların mutfaklarının vazgeçilmezi olan bu basit aletler, şimdi yerini seri üretim plastiklere bırakmış durumda. Ustalar, bir zamanlar günde yüzlerce elek yaptıklarını anlatıyor. Mehmet Ekşiler, bir zamanlar 4 kişilik bir ekiple günde 250 eleğe kadar ulaştıklarını ama şimdi tek başına bir elek yapmanın bile zorlaştığını söylüyor. Eleklerin sadece un elemekle kalmayıp, nohut, bulgur gibi ürünlerin ayıklanmasında da kullanıldığını hatırlatıyor. Kasnağın hazırlanması, çemberin bükülmesi, incecik telin gerdirilmesi ve demirle sabitlenmesi… Hepsi ayrı bir ustalık gerektiriyor. Ancak teknoloji ilerledikçe, bu zahmetli süreçler gözden düştü. Artık insanlar daha pratik, daha ucuz çözümlere yöneliyor.

1000 Liraya Bile Eleman Bulamıyorlar

Mesleğin en can alıcı sorunu ise yetişmiş eleman bulamamak. Usta Davut Cıkcıkoğlu, günlük 1000 TL gibi cazip bir ücret teklif etmelerine rağmen, hevesli bir genç bulamamanın üzüntüsünü dile getiriyor. Dedelerinden, babalarından miras kalan bu mesleği yaşatmak istiyorlar ama gençler bu zahmetli işe yanaşmıyor. Kendi çocuklarının bile mesleği öğrenip devam ettirmek istemediğini anlatıyorlar. “Mesleğimiz ölmek üzere,” diyorlar çaresizce. Cıkcıkoğlu, haftanın her günü 15-20 elek yapıp tanesini 50 TL’den sattığını ama bunun da geçimini sağlamaya yetmediğini ekliyor. Okuyan gençlerin bu geleneği devam ettirmesi gerektiğini vurguluyor ama umutsuz. Üçüncü kuşak olduğunu ve kendisinden sonra dördüncü kuşağın olmayacağını biliyor. Bu durum, sadece bir mesleğin değil, aynı zamanda bir kültürün de kaybolması anlamına geliyor.

Plastik Çağında El Emeği Unutuluyor

Emine Karataş da değişen yaşam biçiminin geleneksel ürünlere olan ilgiyi azalttığını gözlemliyor. Eskiden kadınların bir araya gelip birlikte hamur yoğurduğu, ekmek yaptığı günlerde eleklerin ne kadar sık kullanıldığını hatırlıyor. Şimdi ise herkes hazır ekmeğe yönelmiş. Evlerde yapılan hamur işlerinin azalmasıyla, eleklerin kullanım alanı da daralmış. Üstelik evlerdeki plastik eleklerin pratikliği, el emeği ürünlerin yerini almış. Karataş, “Her şeyin sahtesi, her şeyin plastiği çıktı,” diyerek bu duruma isyan ediyor. Eski buğdayın, eski eleklerin ve o eski insanların kalmadığını, her şeyin değiştiğini söylüyor. Gaziantep’in kalbinde, Bakırcılar Çarşısı’nda hala ayakta durmaya çalışan elekçi ustalarının en büyük korkusu, bu değerli geleneğin gelecek nesillere aktarılamadan tarihe karışmasıdır.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu