Gaziantep Kültür & Sanat Haberleri

Gaziantep mozaik sanatı ile çöpleri aşka dönüştürüyor

Gaziantep mozaik sanatı denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Gülçin Sökücü, atık camları ve kırık seramikleri adeta yeniden hayata döndürüyor. Şehrin merkezinde kurduğu özel atölyede, atık malzemeleri kullanarak yepyeni dekoratif eşyalar ve aksesuarlar tasarlıyor. Yaklaşık yirmi yıl önce Zeugma mozaiklerinden etkilenerek bu yola çıkan sanatçı, bugün hem şehre hem de ülke turizmine büyük katkılar sağlıyor. Tarihin ilk piksel sanatı olarak bilinen mozaik, şimdi Güneydoğu’nun kalbinde bambaşka bir anlam kazanıyor.

Gaziantep mozaik sanatı ile çöpleri aşka dönüştürüyor

Kültür Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren bu özel merkez, sadece bir üretim alanı olmaktan çok öte bir işleve sahip. Jale Tekinalp Yücel Kültür ve Sanat Merkezi adı altında hizmet veren bu yerleşke, Türkiye’nin en büyük mozaik eğitim merkezi olma özelliğini taşıyor. Aynı zamanda dünya genelindeki ilk beş merkez arasında yer alıyor. Yaklaşık on kişilik uzman bir ekiple yola devam eden Sökücü, özellikle genç nesillerin bu sanatla tanışmasını istiyor. Meslek liseleri ve üniversite öğrencileri atölyede uygulamalı eğitimler alarak becerilerini geliştiriyor.

Atık malzemeler mozaik sanatıyla yeniden doğuyor

Günümüzde dünyanın en büyük sorunlarından biri olan atık problemi, bu merkezde adeta sanatsal bir çözüme kavuşuyor. Çöpe gidecek kırık tabaklar, işlevini yitirmiş seramikler ve cam parçaları özenle bir araya getiriliyor. Ortaya çıkan eserler hem günlük yaşamda kullanılabilen şık aksesuarlara dönüşüyor hem de doğanın korunmasına katkı sunuyor. İleri dönüşüm adı verilen bu modern yaklaşım, çevre bilincini sanatla harmanlıyor. Ziyaretçiler ellerine aldıkları kırık parçaları yerleştirirken günün tüm yorgunluğunu ve stresini arkalarında bırakıyorlar.

Mozaik yapımının insanlar üzerinde adeta bir terapi etkisi yarattığı biliniyor. Uzun saatler boyunca masabaşında hangi taşın nereye konulacağını hesaplayan kursiyerler, zihinsel olarak rahatlıyor. Geçmişte yaşanan aşklar, savaşlar ve toplumsal olaylar mozaik taşlarının arasına gizlenirken, bugünün insanı da kendi hikayesini bu yolla anlatıyor. Sökücü ve ekibi, sanatın iyileştirici gücünü her fırsatta deneyimliyor.

Çingene kızı mozaiği ve gastro mozaik projeleri

Gaziantep’in simgesi haline gelen Çingene Kızı mozaiğinin kayıp parçalarının Amerika’dan Türkiye’ye dönüş sürecinde bu merkez önemli bir rol üstlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Büyükşehir Belediyesi’nin ortak yürüttüğü çalışmada, eksik parçaların birebir taklitleri bu atölyede üretilerek okyanus ötesine gönderildi. Bu stratejik hamle sayesinde asıl eserler topraklarına geri dönebildi. Ülke kültürü adına atılan bu dev adıl, merkezin ne kadar kritik bir misyon taşıdığını açıkça gösteriyor.

Bununla birlikte, sanatçının kendi geliştirdiği gastro mozaik konsepti de büyük ilgi görüyor. Yiyecek malzemeleri kullanılarak hazırlanan mozaikler, yerli ve yabancı turistlerin beğenisine sunuluyor. Gastronomi kenti unvanını alan Gaziantep’i ziyaret eden turistler, bu yaratıcı çalışmaları görünce hayranlıklarını gizleyemiyor. Hem tarihi miras yaşatılıyor hem de gelecek nesillere aktarılıyor.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu