Gaziantep Ekonomi Haberleri

GSO’dan Made in EU uyarısı: Gaziantep dışta kalmasın

GSO’dan gelen Made in EU uyarısı şehrimizin ihracatçısını doğrudan ilgilendiriyor. Adnan Ünverdi, Avrupa pazarında yaşanabilecek olası kayıplara dikkat çekti. Biliyorsun, bizim şehrimiz resmen bir üretim üssü haline geldi. Fabrikalarımız gece gündüz demeden çalışıyor. Ürettiğimiz malların neredeyse yarısı direkt olarak Avrupa’ya gidiyor. Hal böyle olunca, AB’nin yeni çıkardığı yasalar bizi çok yakından ilgilendiriyor. Eğer gerekli adımlar atılmazsa, sanayicimiz büyük bir çıkmaza girebilir.

GSO'dan Made in EU uyarısı: Gaziantep dışta kalmasın

Avrupa Birliği son dönemde kendi içindeki üretimi korumak istiyor. Küresel rekabette öne geçmek için yeni hamleler yapıyorlar. Sanayi Hızlandırma Yasası da bu planın en büyük parçası. Bu yasa kapsamında ‘Made in EU’ etiketi taşıyan ürünlere özel kıyaklar geçileceği konuşuluyor. Vergi indirimleri, devlet destekleri ve alımlarda öncelik gibi avantajlar masada. Peki bizim halimiz nice olacak? Ülke olarak otuz yıldır Gümrük Birliği sayesinde onlarla iç içe çalışıyoruz. Sanayimiz onların tedarik zincirinin tam ortasında yer alıyor. Bizi bu oyunun dışına itmeleri kesinlikle kabul edilemez.

Gaziantep ihracatı için büyük tehlike

Şehrimizin ekonomik yapısını düşündüğümüzde durumun vehameti daha net anlaşılıyor. Kentimizdeki toplam ihracatın yaklaşık yüzde ellilik kısmı AB ülkelerine gidiyor. Hal böyle olunca rakibimiz olan diğer ülkeler avantaj kaparken bizim geride kalmamız işten bile değil. Eğer Türk malları bu teşviklerin dışında kalırsa rekabet gücümüz yerle bir olur. Fiyat avantajını kaybeden üreticimiz ne yapacak? Tabii ki bu durum istihdamı da doğrudan vurur. Fabrikalar işçi çıkarmak zorunda kalabilir. Yatırımlar yavaşlayabilir. Bunu hiçbirimiz istemeyiz. O yüzden şimdiden sesimizi duyurmalıyız.

Başkan Ünverdi bu konuda çok net konuştu. Diplomasi trafiğinin hemen hızlandırılması gerektiğini vurguladı. Sadece ticaret yapmıyoruz, adamlarla resmen kader birliği yapmış durumdayız. Ara malı tedarikinden son ürüne kadar her aşamada birlikte çalışıyoruz. Bakanlıklarımızın, iş dünyamızın ve meslek odalarının ortak akılla hareket etmesi şart. Brüksel nezdinde girişimlerde bulunulmalı. Ürünlerimiz için eşdeğer ortak statüsü talep edilmeli. Türk malı her zaman kaliteli ve dayanıklıdır. Avrupa sanayisi bizi dışarıda bırakırsa kendileri de zarar görür. Bunu onlara çok iyi anlatmalıyız.

Ortak ortaklık ve stratejik adımlar

Peki bundan sonra ne yapılacak? Sanayicimiz diken üstünde bekliyor. Herkes Ankara’dan gelecek müjdeli haberleri bekliyor. Diplomatik kanalların sonuna kadar zorlanması gerekiyor. Avrupa’daki ortaklarımızla masaya oturmalıyız. Ortak çıkarlarımız doğrultusunda yeni bir yol haritası çizmeliyiz. Türkiye’nin üretim gücünü kimse göz ardı edemez. Özellikle bizim memleketin insanı girişimcidir, krizleri fırsata çevirmeyi bilir. Ama devlet desteği olmadan bu iş tek başına yürümez. GSO yönetimi bu tehlikeyi erken fark etti ve uyarısını yaptı. Umarım yetkililer bu çağrıya kulak verir.

Sonuç olarak, önümüzdeki süreç oldukça kritik ve çetin geçecek. Avrupalı dostlarımız kendi pazarını korumaya çalışırken bizi üzmemeliler. Gümrük Birliği ortaklığımız bu yeni yasaya uyarlanmalı. Ürünlerimize de aynı haklar tanınmalı. Aksi takdirde hem bizim ekonomi yara alır hem de onların tedarik zinciri aksar. Bizim sanayicimiz her türlü zorluğun üstesinden gelir. Yeter ki elleri kolu bağlanmasın. Gaziantep yine üretmeye, yine ihracat yapmaya devam edecektir. Yeter ki bu haksız rekabet ortamına izin verilmesin.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu