GİBTÜ’de Ortadoğu Barışı ve Türkiye Hedefleri Tartışıldı

Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ), bölgenin geleceğine ışık tutacak önemli bir programa ev sahipliği yaptı. Üniversitenin ev sahipliği yaptığı ‘Türkiye’nin 21. Yüzyıl Hedefleri ve Ortadoğu’da Barış’ konulu konferansta, stratejik önem taşıyan konular masaya yatırıldı. 2. ve 3. Dönem Kamu Başdenetçisi Avukat Şeref Malkoç, yaptığı çarpıcı sunumla dinleyicilere önemli bilgiler aktardı. Ortadoğu barışı gundemine dair onemli bilgiler paylasıldı.

GİBTÜ Rektörlük Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlik, akademi dünyasından ve şehir genelinden yoğun ilgi gördü. Katılımcılar, Ortadoğu’daki mevcut durum ve Türkiye’nin bu karmaşık denklemdeki yeri üzerine fikir alışverişinde bulundu. Programın açılış konuşmasını yapan GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, üniversitelerin sadece bilimsel çalışmalar yapılan yerler olmadığını belirtti. Demir’e göre üniversiteler, güncel toplumsal ve küresel meselelerin derinlemesine tartışıldığı platformlar olmalıdır. Rektör Demir, küresel istikrarın sağlanması için güçlü bir vizyon ve uluslararası iş birliğinin şart olduğunu vurguladı. Türkiye’nin tarihi birikimi ve stratejik konumuyla bu süreçte kilit bir rol üstlendiğini söyledi. Üniversitelerin bu vizyonu akademik düzeyde desteklemesi gerektiğinin altını çizdi.
Malkoç: Siyonizm ve Arz-ı Mev’ud İnancı Bölgedeki Kaosun Kaynağı
Konferansın ana konuşmacısı Avukat Şeref Malkoç, Türkiye’nin 21. yüzyıldaki hedeflerini çok yönlü bir bakış açısıyla değerlendirdi. Malkoç, Türkiye’nin küresel sahnede artan etkisine dikkat çekti. Ortadoğu’da kalıcı barışın tesisi için adalet, insan hakları ve güçlü diplomasiyi temel koşullar olarak sıraladı. Kendi kamu denetçiliği tecrübelerinden örnekler veren Malkoç, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağının güçlenmesinin iç barışın olmazsa olmazı olduğunu belirtti. Küresel güç dengeleri, bölgesel çatışmalar ve tarihsel arka plan üzerine yaptığı değerlendirmelerde, Ortadoğu’daki savaşların nedenlerine odaklandı. Malkoç, bu çatışmaların arkasında emperyalizm ve Siyonizm’in bulunduğunu savundu. Özellikle İsrail’in bölgedeki yayılmacı politikalarını eleştirdi. “İslam’ı, Müslümanlığı yok etmek istiyorlar” diyen Malkoç, Müslüman coğrafyasının zenginliklerine dikkat çekti. Dünyadaki petrol ve doğalgaz rezervlerinin büyük kısmının İslam ülkelerinde olduğunu hatırlattı. Genç nüfusun çoğunluğunun da Müslümanlar olduğunu belirtti. Malkoç, “Bu dünyada olanları anlamak için emperyalizmi bilmek, Siyonizm’i tanımak gerekiyor” dedi. Epstein olayı, İran-Filistin gerilimi ve küresel finansal olayların arkasında emperyalizm ve Siyonizm’in olduğunu öne sürdü. Siyonizm’in İsrail ile eşanlamlı olduğunu söyledi. İran, Lübnan ve Filistin’e yönelik saldırganlığın temelinde İsrail’in ‘Arz-ı Mev’ud’ inancının yattığını ifade etti. Bu inancın Nil’den Fırat’a kadar uzanan coğrafyayı kapsadığını açıkladı. Tevrat’taki bir vaade inandıklarını ve bu yüzden bölgedeki birçok yere saldırdıklarını belirtti.
Türkiye’nin Bölgesel Barış Rolü ve Gençlere Mesaj
Malkoç, tarihsel süreçte medeniyetlerin yükseliş ve çöküşlerini değerlendirerek, İslam medeniyetinin geçmişte dünya barışına önemli katkılar sunduğunu hatırlattı. Avrupa’nın sömürgecilikle güç kazandığını, Osmanlı’nın ise bu süreçte direnişin sembolü olduğunu söyledi. Güncel gelişmelere de değinen Malkoç, Ortadoğu’daki çatışmaların küresel güç mücadeleleriyle bağlantılı olduğunu vurguladı. Özellikle ABD ve İsrail’in bölgedeki politikalarını sert bir dille eleştirdi. Bölgedeki savaşların daha da yayılma riskine dikkat çekti. Türkiye’nin barışın sağlanması için aktif bir rol üstlendiğini belirtti. Ülkenin siyasi ve askeri alanda önemli bir güç haline geldiğini, savunma sanayisindeki ilerlemelerin ve dış politikadaki etkinliğin bunun kanıtı olduğunu ifade etti. Türkiye’nin bölgesel barışın anahtar ülkelerinden biri olduğunu vurguladı. Filistin meselesi başta olmak üzere birçok konuda çözüm odaklı politikalar izlediğini söyledi. Malkoç, son olarak gençlere seslendi. Türkiye’nin geleceğinin bilinçli ve donanımlı nesillerle şekilleneceğini söyledi. Öğrencilerin kendilerini her alanda geliştirmeleri gerektiğini vurgulayarak konferansı tamamladı. Program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.



