Acemi Kasaplar Gaziantep’te Acilleri Doldurdu

Gaziantep’te Kurban Bayramı coşkusu, maalesef bazı vatandaşlarımızın hastanelik olmasıyla biraz buruk başladı. Bayram namazının ardından kurban kesim işlemlerine girişen acemi kasaplar, keskin bıçaklar ve bazen de huysuzlanan hayvanların arasında kendilerini yaralayınca, acil servisler bayramın ilk gününde adeta doldu taştı. Bu durum, yıllardır bayramın vazgeçilmez bir parçası haline gelen tatlı telaşın, beklenmedik kazalara yol açabileceğinin bir kez daha göstergesi oldu.

Şehitkamil Devlet Hastanesi başta olmak üzere, kentteki diğer sağlık kuruluşlarının acil servisleri, beklenenin üzerinde bir yoğunluk yaşadı. Yaralıların çoğu, el, kol, bacak gibi uzuvlarından darbe almış ya da kesici aletlerle yaralanmış durumdaydı. Sabahın erken saatlerinden itibaren başlayan bu yoğunluk, gün boyu devam etti. Kimi vatandaşlar küçük sıyrıklarla atlattı bu talihsizlikleri, kimileri ise daha derin yaralar alarak hastanelerin yolunu tuttu. Bu tablo, bayram hazırlıklarının sadece sofraların değil, aynı zamanda hastanelerin acil servislerinin de gündemini oluşturduğunu ortaya koydu.
Acemi Kasaplığın Bedeli Ağır Oldu
Yaşanan olayın detaylarına baktığımızda, aslında hepimizin aşina olduğu basit dikkatsizliklerin bile ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini görüyoruz. Örneğin, Hatice Durnaoğlu isimli bir vatandaşımızın yaşadığı talihsizlik, bunun en çarpıcı örneklerinden biriydi. Kurbanlığın kesim için asıldığı ancak ipin ağırlığa dayanamayıp kopması sonucu, serbest kalan hayvanın hareketiyle bıçak eline değmiş. Hatice Hanım, yaşadığı acıyı şöyle dile getiriyor: “Kurbanlık asılıydı, ağırlık fazla olduğu için ip kaldırmadı ve düştü. Bıçakta elime değdi. Hastaneye geldim ve elime 3 dikiş attılar.” Bu basit bir kaza gibi görünse de, acil serviste dikiş atılması gerektirecek kadar ciddi bir yaralanmaya neden olmuş.
Bir başka vatandaşımız Mahmut Güneş ise, bu bayramı acemi kasap olarak geçirdiğini esprili bir dille anlatıyor. Tam 10 adet kurbanlıktan 9’unu başarıyla kestiğini, ancak sonuncusunda işlerin ters gittiğini söylüyor. Mahmut Bey’in durumu, keskin bıçaklarla çalışmanın ne kadar dikkat gerektirdiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. “10 adet koyunumuz vardı. 9’unu kestim, sonuncu kurbanlıkta elimi kestim. Acemi kasaplığım tuttu. Gaziantep Şehir Hastanesi’ne yönlendirdiler. Muhtemelen ameliyat olacakmışım. Çünkü derin bir şekilde kası kesmişim.” Mahmut Bey’in sözleri, basit bir kesiğin bile ne denli derinleşebileceğini ve profesyonel müdahale gerektirebileceğini gösteriyor. Bu durum, özellikle et kesimi konusunda deneyimi olmayanlar için ne kadar riskli olabileceğinin bir kanıtı.
Yorgunluk ve Dikkatsizlik Birleşince…
Bayram telaşı ve hazırlıkların getirdiği yorgunluk da kazalara davetiye çıkarabiliyor. Fatih Cihan isimli vatandaşımızın yaşadığı olay da bunun bir başka örneği. Kurban kesim işlemleri sırasında oluşan yorgunluk, dikkatin dağılmasına ve dolayısıyla yaralanmaya yol açmış. Fatih Bey, yaşadıklarını şu şekilde aktarıyor: “Kurbanlıkları kestiğim esnada üzerimde bir yorgunluk vardı, ciğeri çıkarırken elimi kestim. Şu anda da tedavimi oldum, evime gidiyorum.” Bu durum, bayram yoğunluğunda yeterince dinlenmenin ve işlemleri yaparken zihnen hazır olmanın ne kadar önemli olduğunu vurguluyor. Yorgunluk, sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel performansı da düşürerek kaza riskini artırabiliyor.
Bu tür olaylar, her bayramda yaşanan ve aslında hepimizin bildiği ama bazen de göz ardı ettiği gerçekleri yüzümüze vuruyor. Kurban kesimi gibi hassas ve dikkat gerektiren işlerde, deneyim eksikliği veya anlık dikkatsizlik ciddi yaralanmalara neden olabiliyor. Özellikle büyükbaş hayvanların kesimi sırasında yaşanan olumsuzluklar, hem hayvan sahibini hem de yardım edenleri zor durumda bırakabiliyor. Bu nedenle, bayram öncesinde kurban kesimi konusunda deneyimli kişilerden yardım almak veya profesyonel kasaplardan destek almak, olası kazaları önlemek adına alınabilecek en mantıklı tedbirlerden biri olarak öne çıkıyor. Gaziantep’teki bu tablo, aslında Türkiye’nin pek çok yerinde benzer durumların yaşandığının da bir göstergesi. Vatandaşların daha dikkatli olması ve bu tür işlemleri ehil kişilere bırakması, hem kendi sağlıkları hem de bayramın huzuru için büyük önem taşıyor.
Sağlık çalışanları, bayram süresince gösterdikleri özveriyle bu tür acil durumlarda vatandaşların yardımına koşuyor. Ancak, önleyici tedbirlerle bu tür acil servis yoğunluklarının önüne geçmek, herkes için daha iyi bir bayram deneyimi anlamına geliyor. Belki de gelecek bayramlarda, acemi kasapların hastaneleri doldurduğu değil, herkesin bayramın bereketini ve huzurunu doyasıya yaşadığı bir tabloyla karşılaşırız. Bu yaşanan talihsizlikler, bize her zaman hatırlatmaya değer bir ders veriyor: Dikkatli olmak, hem kendimiz hem de sevdiklerimiz için en büyük bayram hediyesi.


