Gaziantep Çayı Zehir Akıyor: Köylü Çaresiz

Gaziantep’in Nizip ilçesine bağlı köylerde ‘zehir akıyor’ dedirten durum köylüyü perişan etti. 35 köyün hayatını kabusa çeviren kimyasal atıklar, geçim kaynaklarını yok ediyor. Boyluca, Adaklı ve Salkım köyleri başta olmak üzere birçok yerleşim yeri bu çevre felaketiyle boğuşuyor. Bir zamanlar balık tutulan, ekin biçilen dere yatağı şimdi simsiyah, köpüklü bir zehir akıntısına dönüştü. Köylüler, bu duruma artık tahammül edemediklerini dile getiriyor. Gaziantep Zehir Akıyor konusunda yeni gelismeler yasaniyor.

Nizip Salkımlılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı İlhan Aslan, yaşadıkları sıkıntıları gözler önüne serdi. Kış aylarında etkili olan yağışların durumu daha da kötüleştirdiğini belirtti. Aslan, “Salkım köyünde bahçelerdeki kimyasal atıklar için döşenen borular yaklaşık 15 ayrı yerde patladı. Rogar kapakları çöktü. Köylülerimiz tarlasına gitmeye korkar oldu. Bahçelere girilmez hale geldi. Pis kokudan, sinekten duramıyoruz. Kimin sorumlu olduğu bile belli değil, GASKİ mi, Organize Sanayi Bölgesi mi? Köylülerimiz perişan durumda” dedi.
Geçim Kaynakları Kurudu, Sağlık Tehdit Altında
Adaklı Köyü Derneği Başkanı Ömer Deniz de benzer sorunları dile getirdi. Eskiden bereketli topraklarında en lezzetli sebze ve meyvelerin yetiştiğini hatırlatan Deniz, “Şimdi bir şey ekmek bir yana, elimizde kalan bahçeler de yok oluyor. Sanayimiz büyüyor ama sanayiden çıkan pislik köyümüzü nefessiz bırakıyor. Köylerde sinekten, sivrisinekten geçilmiyor. 100 yıllık ceviz ağaçlarımız kurudu. Bu duruma acil çözüm bulunmalı, bize destek olunmalı” diye konuştu. Deniz, yetkililere seslenerek, “Bizim hayatımız kararıyor, sizler para kazanıyorsunuz. Buna bir an önce adam gibi bir çözüm bulun” çağrısı yaptı.
Organize Sanayi Bölgesi’nin atık suyunu ‘dünyanın en kirli kimyasal atık suyu’ olarak tanımlayan köylüler, defalarca ilgili mercilere başvurduklarını ancak somut bir çözüm bulamadıklarını vurguladı. GASKİ’nin Adaklı ve Salkım köylerinden geçen kısımlara borular döşediği ancak yoğun yağışlar nedeniyle bu boruların tıkandığı ve atıkların tekrar araziye yayıldığı belirtildi. Bu durum köylüleri sandığa gitmeme konusunda uyarmaya kadar götürdü.
Bu kirliliğin bölgeye etkileri göz ardı edilemeyecek boyutta. Tarım ve hayvancılık yapılan arazilerde ürün verimi düşerken, topraklar verimsizleşiyor. Bölgedeki hayvanların bu kirli suyla temas etmesi ve suyu içmesi ciddi kayıplara yol açıyor. Halk sağlığı ise kötü koku, su kaynaklarının kirlenmesi ve ekosistemin bozulmasıyla ciddi bir tehdit altında. Çayın simsiyah akması ve köpürmesi, sucul yaşamı tamamen bitirmiş durumda.
Köylüler, bir zamanlar hayat verdikleri derelerin şimdi ölüm saçtığını belirterek yetkililerden artık ‘laf değil, icraat’ bekliyor. Çevre felaketinin boyutları giderek artarken, bölge halkının sabrı tükenmek üzere.



