Eski Koca: Fatma Köklü Cinayeti Davası Sonuçlandı

Gaziantep’te yürekleri yakan bir olayda, Fatma Köklü cinayeti davası sonuçlandı. Yılardır süren bu trajik hikaye, mahkeme salonunda yeniden hayat buldu. Eski eşi Mehmet Y., 4. kez hakim karşısına çıktı. Acı dolu süreçte Fatma Köklü’nün ailesi, avukatları ve sanık ile avukatları mahkemede hazır bulundu. Bu davanın seyri, Gaziantep’te derin izler bıraktı. Mahkeme, nihayet kararını verdi.

Mahkemede Yürek Burkan Anlar
Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma, oldukça duygusaldı. Maktul Fatma Köklü’nün annesi, mahkeme salonunda yaşadığı acıyı dile getirdi. Gözyaşları içinde, “Kızıma iftira atıyor. Sanığın en ağır cezayı almasını istiyorum,” dedi. Annenin bu sözleri, salondakileri derinden etkiledi. Bir anne için en büyük acı, evladının böyle bir sonla karşılaşmasıydı. Sanığın savunması ise durumu daha da karmaşık hale getirdi.
Sanık Mehmet Y., esas hakkındaki mütalaaya katılmadığını belirtti. Cinayeti tasarlayarak işlemediğini savundu. “Öyle bir şey yapacak olsam evliyken yapardım,” dedi. Kendisinin kullanıldığını iddia etti. Fatma Köklü’nün taşınma parasını bile kendisinin verdiğini söyledi. Sevdiğini belirttiği eşinin yalan söylediğini vurguladı. Çocuklarının annesiz ve babasız kaldığına dikkat çekti. Her kötülüğün altında yalan olduğunu dile getirdi. Sanık, beraatini ve tahliyesini talep etti. Bu savunma, maktulün ailesi tarafından büyük tepkiyle karşılandı.
Tepkiler ve Mahkeme Kararı
Sanığın savunmasını yaparken, maktul Fatma Köklü’nün ilk evliliğinden olan kızı ayağa fırladı. Genç kız, “Yalan söylüyor, katil!” diyerek bağırdı. Bu beklenmedik tepki, duruşma düzenini bozdu. Mahkeme başkanı, genç kızı salondan çıkarmak zorunda kaldı. Duruşma düzeninin sağlanması büyük önem taşıyordu. Ardından Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcı, sanık Mehmet Y.’nin “kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme” ve “ruhsatsız silah taşıma ve bulundurma” suçlarından cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, tüm bu beyanları ve delilleri değerlendirdi. Sanık Mehmet Y.’ye indirim uygulandı. Ancak bu indirim, suçu ortadan kaldırmadı. Mahkeme, sanığa “kadına karşı kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası verdi. Bu karar, cinayetin üzerinden geçen uzun sürenin ardından geldi. Olay, 20 Ocak 2025’te Şehitkamil ilçesi Gazikent Mahallesi Celal Doğan Parkı’nda meydana gelmişti. İddiaya göre, Mehmet Yeter, eski eşi Fatma Köklü (39) ile parkta buluşmuştu. Çıkan tartışmada, Mehmet Yeter yanındaki tabancayla Fatma Köklü’nün kafasına ateş etmişti. Hastaneye kaldırılan Fatma Köklü, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Bu karar, adaletin yerini bulması yönünde önemli bir adım oldu.
Olayın Detayları ve Sonuçları
Fatma Köklü cinayeti davası, Gaziantep’te uzun süre gündemde kaldı. Mahkeme, sanığın savunmasını dikkate alsa da, işlenen suçun ciddiyeti göz ardı edilmedi. Sanığın tasarlayarak cinayet işlemediği yönündeki savunması, mahkemenin değerlendirmesinde yer buldu. Ancak bu, suçun ortadan kalktığı anlamına gelmedi. Kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası, bu cinayetin ağırlığını ortaya koydu. Mahkemenin verdiği karar, hem maktulün ailesi için bir nebze olsun rahatlama sağladı hem de benzer suçlara karşı caydırıcı bir mesaj verdi.
Bu olay, aile içi şiddetin ve boşanma sonrası yaşanan trajedilerin ne kadar vahim sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Fatma Köklü’nün hayatının sona ermesi, geride büyük bir boşluk bıraktı. Mahkemenin kararı, bu boşluğu doldurmasa da, adaletin tecellisi açısından önemliydi. Sanığın, “Çocuklarım annesiz ve babasız kaldı,” şeklindeki sözleri, olayın hem sanık hem de çevresi üzerindeki yıkıcı etkisini gösteriyordu. Ancak bu durum, işlenen cinayeti meşrulaştırmıyordu.
Sonuç olarak, Fatma Köklü cinayeti davası, Gaziantep’te uzun süren bir hukuki sürecin ardından karara bağlandı. Müebbet hapis cezası, bu acı dolu hikayenin hukuki boyutunu tamamladı. Toplumun bu tür şiddet olaylarına karşı daha duyarlı olması ve önleyici tedbirlerin artırılması gerektiği bir kez daha anlaşıldı. Bu dava, şiddetin hiçbir türünün kabul edilemeyeceğinin en acı örneklerinden biri olarak tarihe geçti.



