FETÖ Bağlantısı: Nakıboğlu İddiaları Reddetti

Gaziantep’te büyük yankı uyandıran FETÖ operasyonunda tutuklu yargılanan isimler ilk kez hakim karşısına çıktı. NAKSAN Holding’in eski sahibi Taner Nakıboğlu da bu isimler arasındaydı. Nakıboğlu, duruşmada adeta topyekûn bir savunma yaparak, FETÖ ile hiçbir zaman bir bağı olmadığını güçlü bir dille ifade etti. FETÖ bağlantısı konusunda yeni gelismeler yasaniyor.

Zorlu Savunmalar: Sanıklar Hakim Karşısında
Gaziantep merkezli başlayan ve 47 ilde eş zamanlı olarak yürütülen FETÖ’nün güncel yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınan sanıklar, yaklaşık 14 aydır süren tutukluluğun ardından ilk kez Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Duruşmada 5 sanık, avukatlarıyla birlikte hazır bulundu. Salondaki gergin hava, yaşananların ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.
Tutuklu sanıklardan Uğur Önder, savunmasında geçmişte örgütle bir bağı olduğunu kabul etti ancak büyük pişmanlık duyduğunu belirtti. Önder, para transferlerinin nasıl yapıldığını detaylıca anlattı. Paraların posta kutularına, apartman girişlerine, hatta araçların aynalarına bırakıldığını söyledi. Bu paraları bazen aldığını, bazen de bıraktığını itiraf etti. İlk parayı Batman’da bir kuyumcudan teslim aldığını da ekledi.
Orhan K. isimli sanık ise hakkındaki örgütü finanse etme suçlamalarını reddetti. Kapatılan bir şirketi üzerinden örgüte finans sağladığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Taner Nakıboğlu ile 25 yıllık bir tanışıklığı olduğunu, kendisinin arkadaşı ve iş yaptığı biri olduğunu söyledi. Cezaevinden çıktıktan sonra yanında çalışabileceğini söylediğini de ekledi. Orhan K., işe alımlarda insanların geçmişine değil, işine baktığını vurguladı. Şirketlerinin asla örgütle bağının olamayacağını savundu. Ofisinde ele geçirilen Sızıntı dergisinin kendisine ait olmadığını, ofisin birçok odadan oluştuğunu ve derginin kendi odasından çıkmadığını iddia etti. Dosyada yüzlerce kişinin gözaltına alındığını ancak sanıkların büyük çoğunluğunu tanımadığını belirtti. Tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Taner Nakıboğlu: ‘FETÖ ile Hiç Bağlantım Olmadı’
Duruşmanın en çok dikkat çeken isimlerinden biri de NAKSAN Holding’in eski sahibi Taner Nakıboğlu’ydu. Nakıboğlu, savunmasında kesin bir dille FETÖ ile hiçbir zaman bir bağlantısı olmadığını söyledi. Kimseyle para alışverişi yapmadığını belirtti. Daha önce 72 ay cezaevinde yattığını ve adli kontrol altında olduğunu hatırlattı. Yeniden tutuklanma korkusuyla hiçbir yasa dışı faaliyette bulunmadığını vurguladı. İddianamede Naksan Holding’in sahibi olarak geçtiğini ancak şirkette sadece yüzde 10 hissesi olduğunu dile getirdi. Hiçbir toplantıya katılmadığını, kod adının olmadığını söyledi. Cezaevinden çıktıktan sonra eşinin banka hesabını kullandığını ifade etti. Kalp rahatsızlığı bulunduğunu da ekledi. HTS kayıtlarında aile bireyleriyle yaptığı görüşmeler dışında örgütsel hiçbir görüşmenin olmadığını söyledi. Evinde bulunan ve üzerinde ‘mentor’ yazan listenin kızının okuluyla ilgili olduğunu belirtti. Gizli tanığın beyanlarındaki tek doğru şeyin adı ve soyadı olduğunu söyleyerek, hiçbir zaman örgüte para aktarmadığını savundu. Tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Pişmanlıklar ve Para Trafiği
Muhammed Ahmet Ramadan isimli Mısır vatandaşı sanık, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtti. 2013’te Türkiye’ye geldiğini anlattı. Said isimli bir kişiyle tanıştıktan sonra sosyal medyada ilan vererek Arapça ve İngilizce dersleri vermeye başladığını söyledi. Said’in yönlendirmesiyle dijital platform üzerinden yaklaşık beş öğrenciye ders verdiğini ve amacının sadece para kazanmak olduğunu ifade etti. Said’in gönderdiği paraları öğrencilere ulaştırdığını dile getirdi. Örgüte üye olmak gibi bir niyetinin olmadığını, böyle bir yapının içinde olduğunu bilmediğini söyledi. Emniyette durumun FETÖ ile bağlantılı olduğunu öğrenince etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirtti. Derslerde örgütsel hiçbir paylaşım yapmadığını ve pişman olduğunu söyledi. 15 aydır tutuklu olduğunu ekledi. Tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Uğur Önder, cezaevinden çıktıktan sonra iş bulmakta zorlandığını anlattı. Said isimli kişinin kendisine maddi ve manevi destek olduğunu söyledi. Çeşitli noktalara bırakılan paraları alıp başka kişilere ulaştırmasını istediğini ve bunu yaptığını itiraf etti. Gaziantep’te bir firmada e-ticaret alanında çalışmaya başladığını ancak Said’in verdiği işleri de sürdürdüğünü belirtti. Evlenmek istediğini söylediğinde Said’in karşı çıktığını ancak yine de evlendiğini anlattı. Yaklaşık 7 ay sonra Said’in tekrar arayarak öğrencilere ders vermesini istediğini ve her öğrenci için 50 dolar ödeme yapacağını söylediğini aktardı. Fabrikada çalışırken aynı zamanda 5 ila 7 öğrenciye matematik ve geometri dersleri verdiğini söyledi. Kod adının ‘Yusuf’ olduğunu belirtti. Yeniden bir yapılanma olduğunu hissettiğini ancak amacının örgütsel faaliyet değil, ders vermek olduğunu savundu. Etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini yineledi. Öğrencileri Said’in yönlendirdiğini, çoğunun cezaevindeki ailelerin çocukları olduğunu söyledi. Yurt dışı numaraları üzerinden iletişim kurduklarını, gizliliğin esas olduğunu anlattı. Derslerde FETÖ ile ilgili hiçbir paylaşım yapmadığını, örgütün geçmişte üyesi olduğunu ancak pişman olduğunu söyledi. Para transferlerinin yapıldığı yerleri detaylıca anlattı. Said’in grubunda Fethullah Gülen’e ilişkin videolar paylaşıldığını, bunu saf duygularla yaptığını ancak pişman olduğunu söyledi. Yurt dışı gezileri ve projelerin öğrencileri ödüllendirme amacıyla düzenlendiğini de sözlerine ekledi.
Mehmet Daylak isimli sanık ise 2017’de tutuklanıp 7 ay sonra tahliye edildiğini, kanser tedavisi gördüğünü ve ciddi sağlık sorunları olduğunu belirtti. Bu şartlarda böyle bir faaliyetin içinde olmasının mümkün olmadığını savundu. HTS kayıtlarında adı geçen kişilerin arkadaşları olduğunu, birlikte iftar yaptıkları kişilerin örgüt üyesi olduğunun iddia edildiğini ancak herhangi bir örgütsel toplantı yapmadıklarını söyledi. Kod adının olmadığını, evinin saksısında bulunan notlardaki isimlerin öğrencileri olduğunu, yanlarına ‘mağdur’ gibi ifadeler yazdığını ise aradan geçen zaman nedeniyle hatırlayamadığını ifade etti.
Mahkemeden Kararlar
Cumhuriyet savcısı, mütalaasında dosyada eksik hususların giderilmesini talep etti. Savcı, tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi. Mahkeme heyeti ise dosyadaki eksikliklerin giderilmesine, firari sanık hakkındaki yakalama kararının devamına, gizli tanıkların dinlenmesine ve raporlardaki eksikliklerin tamamlanmasına karar verdi. Mahkeme, tutuklu sanıklar Taner Nakıboğlu, Uğur Önder, Muhammed Ahmet Ramadan ve Mehmet Daylak’ın tutukluluk hallerinin devamına, sanık Orhan K.’nın ise tahliyesine hükmederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Olayın geçmişine bakıldığında, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde düzenlenen operasyonda, örgütün yeniden yapılanma çalışmaları yürüttüğü, haberleşmede farklı uygulamalar kullandığı, öğrenci yapılanmasına ağırlık verdiği ve toplantılarını yurt dışında gerçekleştirdiği iddia edilmişti. Yaklaşık 6 ay süren teknik ve fiziki takip sonucunda gerçekleştirilen operasyonda, örgüte üye oldukları ve paravan şirketler aracılığıyla örgüte finans sağladıkları iddiasıyla 222 şüpheli gözaltına alınmıştı.



