Gaziantep’ten İhracat Atağı: Hububat 1.8 Milyar Doları Aştı

Vay be dostlar, Gaziantep’ten süper bir haberimiz var! Bizim bu bereketli topraklardan çıkan hububatlar, bakliyatlar, yağlı tohumlar ve tabii ki bunların mamulleri öyle bir iş yapmış ki, dudak uçuklatıyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’miz, bu yılın ilk yarısında ihracatta adeta şov yapmış. Geçen seneye göre yüzde 3,6’lık bir artışla tam 1 milyar 809 milyon 595 bin doları kasaya koymuşuz. Bu rakamlar, bizim oralardan çıkan ürünlerin ne kadar kıymetli olduğunun en net göstergesi. Gaziantep Hububat konusunda yeni gelismeler yasaniyor.

Şimdi diyeceksiniz ki, bu işte en büyük pay kimin? Elbette yine bizim göz bebeğimiz hububat sektörü! Yüzde 30,8’lik payıyla bu sektör, adeta bir lokomotif gibi çekmiş bütün bölgeyi. Türkiye’nin toplam hububat ihracatının tam yüzde 30,9’unu tek başına biz yapmışız, düşünebiliyor musunuz? Bu da demek oluyor ki, biz bu işte bir numarayız!
Peki, neler satmışız dünya pazarlarına? Yaklaşık 608 bin ton makarna, 395 bin ton buğday unu ve 240 bin ton de ayçiçek yağı. Rakamlar göz dolduruyor gerçekten. Gelir kalemlerine baktığımızda ise ayçiçek yağı 392,5 milyon dolarla zirvede yer alıyor. Hemen ardından makarnamız geliyor, o da yüzde 14,5’lik bir artışla 328 milyon dolarlık bir gelir sağlamış. Bu rakamlar, bizim mutfaklarımızın bereketinin sofralara da taştığının bir kanıtı sanki.
Pazarlara gelince, Orta Doğu yine bizim için çok önemli bir durak. Buraya yaptığımız ihracat 726 milyon doları bulmuş. Ama Afrika pazarındaki büyümemiz de dikkat çekici. Orada yüzde 20,9’luk bir artışla 651,2 milyon dolarlık bir ihracat hacmine ulaşmışız. Bu da Afrika kıtasında Türk ürünlerine olan ilginin ne kadar arttığını gösteriyor.
Geleceğe Yönelik Stratejik Adımlar
Şimdi tüm bu başarıların arkasında kimler var, ne gibi planlar yapılıyor biraz da onlara bakalım. Merkezi Gaziantep’te olan Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin başkanı Celal Kadooğlu, bu konularda bize ışık tutuyor. Kadooğlu, bölgedeki her türlü jeopolitik gelişmeye rağmen uzun vadeli planlamalara odaklandıklarını vurguluyor. Diyor ki, ‘Küresel gıda arzında yaşanan dalgalanmaların yarattığı kısa vadeli riskleri yönetirken, geleceğin kalıcı pazarlarını inşa ediyoruz.’ Gerçekten de vizyon sahibi bir yaklaşım.
Kadooğlu’nun bahsettiği ‘Uzak Ülkeler Stratejisi’ de oldukça ilginç. Bu strateji kapsamında, orta sınıfı giderek büyüyen ve kaliteli gıdaya talebi artan tüm ülkeleri yakından takip ettiklerini söylüyor. Bu, geleceğe yapılan akıllı bir yatırım gibi duruyor. Dünya pazarında söz sahibi olmak için doğru yerleri hedeflediklerini gösteriyor.
Çin Pazarına Yeni Bir Bakış
Şimdi sıkı durun, Çin pazarı hakkında da bomba gibi bir gelişme var. Dünyanın en büyük ikinci tarım ithalatçısı olan Çin’in, bizim için ne kadar stratejik bir öneme sahip olduğunu Kadooğlu gayet iyi biliyor. Bu yüzden, Şangay ve Guanco şehirlerine yönelik bir sektörel ticaret heyeti programı için hazırlıkların tamamlandığını müjdeledi. Kadooğlu, ‘Temmuz sonunda gerçekleştireceğimiz Sektörel Ticaret Heyeti’ni, Çin pazarındaki sürdürülebilir ihracat hedeflerimizin ve uzun vadeli ticari ortaklıklarımızın güçlü bir temeli olarak konumlandırıyoruz’ diyor. Bu heyet, Çin ile olan ticari ilişkilerimizi daha da güçlendirecek gibi görünüyor.
Asya ve Okyanusya’da Büyüme Fırsatı
Başka bir önemli konu da Asya ve Okyanusya pazarlarına yönelik büyüme stratejisi. Kadooğlu, bu bölgelerdeki ihracat payımızın şu an için yüzde 5-6 seviyelerinde olduğunu ama potansiyelin inanılmaz yüksek olduğunu belirtiyor. Japonya ve Güney Kore’deki fuarlarda ‘Türkiye Gıda İhracatçıları’ markası çatısı altında elde edilen başarıya da dikkat çekiyor. ‘Geleneksel pazarlarımızdaki liderliğimizi pekiştirirken, Asya’nın yüksek potansiyelli pazarlarında da kalıcı bir yer edinmek adına küresel hamlelerimize aralıksız devam edeceğiz’ diyor. Bu sözler, bizim ürünlerimizin bu coğrafyadaki rekabet gücünün ve pazar iştahının ne kadar yüksek olduğunu kanıtlıyor. Doğru stratejilerle oralarda da büyük başarılar elde edeceğimize eminim.
Velhasıl kelam dostlar, Gaziantep’ten ve genel olarak Güneydoğu’dan gelen bu haberler gerçekten hepimizi gururlandırıyor. Bu bereketli toprakların bereketi, sadece bizlere değil, tüm dünyaya yayılıyor. İnşallah bu ivme devam eder ve çok daha güzel haberlerle karşılaşırız.



