Gaziantep’te Dizden Omuza Kıkırdak Nakli: Mucize mi?

Gaziantep Şehir Hastanesi’nde gerçekleşen dikkat çekici bir ameliyat, tıp dünyasında yankı uyandırıyor. 37 yaşındaki fabrika işçisi Abdullah Koçar’ın omuzundaki ciddi kıkırdak ve kemik hasarı, daha önce hiç görülmemiş bir yöntemle tedavi edildi. Dizinden alınan sağlıklı doku, Koçar’ın omzuna nakledilerek hem doğal eklemin korunması hem de hastanın eski sağlığına kavuşması hedefleniyor. Bu gelişme, Gaziantep’te dizden omuza kıkırdak nakli konusunda önemli bir başarı öyküsü olarak kayıtlara geçti.

Abdullah Koçar, hayatını bir fabrikada çalışarak sürdüren 5 çocuk babası. Günlük hayatını ve mesleğini olumsuz etkileyen şiddetli omuz ağrıları Koçar’ı çaresiz bırakmış. Ağrıları dindirilemeyen ve giderek şiddetlenen Koçar, Gaziantep Şehir Hastanesi’ne başvuruyor. Ortopedi Uzmanı Doç. Dr. Taner Karlıdağ tarafından muayene edilen Koçar’ın omuzunda, yaklaşık 2×1 santimetrelik bir osteokondral lezyon yani kıkırdak ve kemik hasarı olduğu tespit ediliyor. Bu hasarın boyutu, protez cerrahisini düşündürecek kadar ciddi. Ancak Doç. Dr. Karlıdağ ve ekibi, genç hastanın aktif yaşam tarzını göz önünde bulundurarak farklı bir yol izlemeye karar veriyor. Protez yerine, hastanın kendi vücudundan alınan sağlıklı dokuyu kullanmak, hem yabancı madde reaksiyonu riskini ortadan kaldıracak hem de doğal eklemi koruyacaktı. Bu hassas karar, hastanın gelecekteki yaşam kalitesini doğrudan etkileyecekti. Protez, özellikle kol gücü gerektiren bir işte çalışan birisi için ciddi kısıtlamalar anlamına gelebilirdi. Bu yüzden, doğallıktan yana olan bu tercih, hastanın sağlığına verilen önemin bir göstergesiydi.
Kendi Dokusuyla Gelen Şifa: Nadir Bir Başarı
Operasyon, ‘Knee-to-Shoulder Osteochondral Autograft Transplantation’ adı verilen özel bir cerrahi teknikle gerçekleştirildi. Bu yöntemde, hastanın diz ekleminin yük taşımayan, daha az kritik bir bölgesinden alınan kemik ve kıkırdak dokusu, omuzdaki hasarlı bölgenin yerine monte edildi. Amaç, omuz ekleminin yüzeyini yeniden oluşturmak ve doğal yapıyı mümkün olduğunca korumaktı. Doç. Dr. Taner Karlıdağ, ameliyat sonrası yaptığı açıklamada, hastanın protez cerrahisinden kurtarılmasının temel amaç olduğunu vurguladı. “Hastamızın koluyla iş yapan birisi olduğunu düşünerek, protez yapılması hayatını ciddi şekilde etkileyebilirdi. Bu yüzden diz ekleminin yük taşımayan bölgesinden kendi kıkırdağını alıp omuza naklettik” dedi. Ameliyatın, hastanın konforu düşünülerek blok altında, yani uyutulmadan yapıldığı da belirtildi. Bu durum, operasyonun ne kadar hassas ve kontrollü bir şekilde yönetildiğini de ortaya koyuyor.
Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan da bu operasyonun bölgede ve Türkiye’de nadir yapılan bir işlem olduğunu vurgulayarak ekibi kutladı. “Bu tür işlemleri kapalı yöntemle başarıyla gerçekleştiriyoruz. Gaziantep Şehir Hastanesi olarak böyle gelişmiş tıbbi prosedürleri uygulamaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Hastanenin bu tür karmaşık vakalarda gösterdiği başarı, bölge halkı için önemli bir umut kaynağı. Özellikle implant gibi yabancı cisim riskini bertaraf eden doğal greft kullanımı, hastanın uzun vadeli sağlığı açısından büyük bir avantaj sağlıyor.
İyileşme Süreci ve Geleceğe Bakış
Ameliyat sonrası hastanın rehabilitasyon süreci yakından takip ediliyor. Doç. Dr. Karlıdağ, iyileşme sürecinin yaklaşık 1,5 ay süreceğini belirtti. İlk etapta omuz ekleminin bir süre hareketsiz bırakılacağını, ardından kontrollü egzersizlere başlanacağını söyledi. Koçar’ın 1,5 ay sonra günlük hareketlerini rahatça yapabileceği, ancak ağır işlerine dönmesinin birkaç ayı daha bulabileceği öngörülüyor. Bu süreçte, nakledilen kıkırdağın omuzdaki yeni yerine tutunması büyük önem taşıyor. Klinik ve radyolojik takiplerle dokunun uyumu ve omuz fonksiyonlarındaki gelişim yakından izlenecek. Bu yöntemle, genç hastanın doğal omuz ekleminin korunması ve çalışma hayatına daha güçlü bir şekilde dönmesi hedefleniyor.
Operasyon sonrası yaşadığı deneyimi anlatan Abdullah Koçar ise, “Eskisi gibi hiçbir ağrım kalmadı, sanki ameliyat olmamış gibiyim. Daha önce gittiğim yerlerde tedavi edilemez deniyordu. Taner hocam sayesinde sağlığıma kavuştum” diyerek duygularını ifade etti. Bu sözler, hem doktorun başarısını hem de hastanın yaşadığı memnuniyeti gözler önüne seriyor. Koçar’ın ağrılarından kurtulması ve iş hayatına dönebilme umudu, bu başarılı operasyonun en somut göstergesi.
Bu olay, Gaziantep Şehir Hastanesi’nin tıp alanındaki yenilikçi yaklaşımını ve uzman kadrosunun yetkinliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Dizden alınan bir dokunun, omuz gibi karmaşık bir eklemde başarıyla nakledilmesi, gelecekteki benzer vakalar için umut verici bir örnek teşkil ediyor. Hastanın kendi dokusunu kullanmak, hem tıbbi bir başarı hem de hasta odaklı bir yaklaşımın birleşimi olarak değerlendiriliyor. Bu tür gelişmeleri yakından takip etmek, sağlık alanındaki ilerlemeleri anlamak açısından büyük önem taşıyor.



