Gaziantep Sağlık Haberleri

Gaziantep’te Sıcaklık Alarmı: Vücudunuzu Koruyun!

Gaziantep’te bunaltıcı sıcaklar kendini iyiden iyiye hissettiriyor. Uzmanlar, bu kavurucu havada sağlığımızı korumak için bazı önlemleri acilen hayata geçirmemiz gerektiğini söylüyor. Sıcak çarpmasından kalp krizine kadar pek çok tehlike kapıda bekliyor. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar bu dönemde çok daha dikkatli olmalı. Gaziantep sıcaklık uyarıları konusunda yeni gelismeler yasaniyor.

Gaziantep'te Sıcaklık Alarmı: Vücudunuzu Koruyun!

İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzman Doktor Yasin Bakcan, sıcak havayı daha güvenli geçirmemiz için 10 kritik noktayı sıraladı. Bunlardan ilki, güneşin en tepede olduğu 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mecbur kalmadıkça dışarı çıkmamak. Eğer çıkmak zorundaysak, gölgede kalmalı, ağır işlerden kaçınmalı ve açık renkli, bol kıyafetler giymeliyiz. Başı koruyan şapka takmak da şart.

Sıcaklık Alarmı ve Bilinçli Olmak

Park halindeki araçlarda çocukları, yaşlıları veya evcil hayvanları asla yalnız bırakmamalıyız. Bu durum, ne yazık ki bazen ölümle sonuçlanabiliyor. Susamayı beklemeden su içmek de hayati önem taşıyor. Vücudumuzun sıvı ihtiyacı artıyor. Günlük su ihtiyacımız kilo ve sağlık durumumuza göre değişse de, kilogram başına en az 30 mililitre su içmeliyiz. Suyu tek seferde değil, gün içine yayarak içmeliyiz. Susama hissi, vücudun şimdiden sıvı kaybettiğinin habercisidir.

Sıcak çarpmasının belirtilerini iyi bilmeliyiz. Şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, zihinsel bulanıklık, ani davranış değişiklikleri, aşırı yorgunluk, ağız kuruluğu, terlemenin azalması ve vücut sıcaklığının 40 dereceyi aşması gibi durumlar acil müdahale gerektirir. İlk yardıma rağmen şikayetler geçmezse veya bilinçte bir değişiklik olursa hemen sağlık kuruluşuna başvurmalıyız. Aşırı sıcaklar, sadece sıcak çarpması değil, kalp, böbrek ve sinir sistemini de olumsuz etkileyebilir.

Beslenme ve İçecek Seçiminde Dikkat

Yaz aylarında sindirimi kolay yiyecekler tercih etmeliyiz. Kahvaltıda az yağlı peynir, taze sebze ve zeytin güzel seçenekler. Ana öğünlerde ise ızgara veya haşlama etler, bol sebze ve meyve tüketmeliyiz. Şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlıları seçmek daha akıllıca. Uzun süre aç kalmaya neden olan diyetlerden ise kesinlikle uzak durmalıyız. Çay, kahve ve gazlı içecekler su ihtiyacımızı karşılamaz, hatta sıvı dengemizi bozabilir. Ayran, süt, sade maden suyu ve şekersiz komposto gibi içecekler daha faydalıdır. Alkol ve kafeinli içecekleri ise sınırlamalıyız.

Kronik hastalığı olanlar, yani yüksek tansiyon, diyabet veya kalp-böbrek hastaları aşırı sıcaklardan daha çabuk etkilenir. Bu kişilerin serin ortamlarda kalması, bol sıvı tüketmesi ve güneşin en etkili olduğu saatlerde dışarı çıkmaması çok önemli. Kullandıkları ilaçların dozunda veya saatinde değişiklik yapmadan önce mutlaka doktorlarına danışmalılar.

Klima Kullanımı ve Halsizlikle Mücadele

Klimalar bizi serinletebilir ama yanlış kullanım sağlık sorunlarına yol açabilir. Klima filtrelerini sık sık temizlemeli, oda sıcaklığını dışarıyla çok farklı tutmamalıyız. İdeal sıcaklık 23 derece civarıdır. Ani sıcaklık değişimleri vücudumuzu yorabilir. Yaz aylarında hissettiğimiz halsizlik, baş ağrısı ve tansiyon düşüklüğü genellikle sıvı ve elektrolit kaybından olur. Ancak yeterli su içtiğimiz halde şikayetler devam ederse veya göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi belirtiler varsa doktora gitmeliyiz.

Sıcak çarpması yaşayan birine ilk müdahale çok önemlidir. Kişiyi hemen serin bir yere alıp, üzerindeki kıyafetleri çıkarıp ılık suyla vücudunu soğutmalıyız. Bilinci açıksa su verebiliriz ama kapalıysa ağızdan hiçbir şey vermemeliyiz. Kolonya dökmek veya buz gibi suyla aniden soğutmaya çalışmak yanlış. Hemen acil yardım çağırmalıyız.

Gaziantep’te çocuklar bu sıcaklarda daha da hassas. Sıvı kayıpları yetişkinlerden daha hızlı olur. Bu yüzden sıcak saatlerde çocukları dışarıda yalnız bırakmamalıyız. Onlara bol su içirmeli, ince ve açık renkli giysiler giydirmeli, şapka takmalarını sağlamalıyız. Oyun aralarında dinlenme molaları vermeli, şekerli ve gazlı içecekler yerine su içmelerini teşvik etmeliyiz.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu