Gaziantep acil servisleri: Salgın dalgası

Gaziantep acil servisleri son günlerde adeta kilitlendi ve hastanelerde büyük bir yoğunluk yaşanıyor.

Geçtiğimiz günlerde okulların kapılarını açmasıyla birlikte, kent genelinde endişe verici bir tablo ortaya çıktı.
Sokaklarda, mahallelerde ve özellikle eğitim kurumlarında hızla yayılan gizemli bir hastalık, herkesi tedirgin ediyor.
Peki, bu ani ve sert salgın dalgası nereden çıktı? Yetkililer bu duruma karşı yeterli önlemi neden alamadı?
Devlet hastanelerinin koridorları ile özel hastanelerin bekleme salonları şu sıralarda adeta mahşer yeri gibi kaynıyor.
Vatandaşlar muayene sırası bulabilmek için saatlerce beklemek zorunda kalıyor, sağlık personeli ise adeta pestili çıkana kadar çalışıyor.
Araştırmacı gözüyle baktığımızda, bu krizin ardında yatan asıl ihmalleri ve eksiklikleri net olarak görebiliyoruz.
Okullar açıldı, hastaneler doldu
Eğitim sezonunun başlamasıyla birlikte minik öğrenciler toplu ortamlarda uzun süreler geçirmeye başladı.
Havalandırması yetersiz derslikler, hijyen kurallarının tam uygulanamadığı okul kantinleri bu salgının adeta ana üssü haline geldi.
Çocuklar okuldan eve, evden okula virüs taşıyor ve kısa süre içinde tüm hane halkı yataklara düşüyor.
Acil servis kapılarındaki kalabalığa baktığımızda, hastaların çok büyük bir kısmının okul çağındaki çocuklardan oluştuğunu açıkça görüyoruz.
Endişeli anne ve babalar çocuklarının ateşini düşürebilmek için gecenin bir yarısı hastane yollarını arşınlıyor.
Ebeveynler, okullarda dezenfekte çalışmalarının yeterince yapılıp yapılmadığını haklı olarak sorguluyorlar.
Milli Eğitim ve Sağlık Müdürlüğü bu konuda ortak bir kriz masası kurup acil bir eylem planı devreye sokmalıydı.
Ancak görünen o ki, her zamanki gibi kriz kapıya dayanınca önlem alma telaşına düşüldü.
Halsizlik, ateş ve bitmek bilmeyen şikayetler
Hastanelere başvuran hastaların anlattığı belirtiler neredeyse tamamen birbiriyle aynılık gösteriyor.
Şiddetli halsizlik, kafayı kaldıramayacak kadar büyük bir yorgunluk ve durmaksızın akan burun en yaygın şikayetler arasında.
Bununla birlikte ani yükselen ateş, eklem ağrıları ve kuru öksürük de hastaları perişan ediyor.
Doktorlar bu tablonun oldukça bulaşıcı bir viral enfeksiyona işaret ettiğini, ancak test sonuçlarının zaman aldığını belirtiyor.
Bağışıklık sistemi zayıf olan vatandaşlar bu süreci çok daha ağır ve yıpratıcı geçirmek zorunda kalıyor.
Uzmanlar ise geleneksel yöntemlerin dışına çıkarak beslenmeye ve uyku düzenine dikkat edilmesi gerektiğini yineliyor.
Fakat hayat pahalılığı ve ekonomik sıkıntılar içinde kıvranan vatandaş sağlıklı gıdaya nasıl ulaşacak?
Sebze ve meyve fiyatlarının el yaktığı bu dönemde dar gelirli ailelerin bağışıklık sistemini koruması neredeyse imkansız hale geldi.
Yetkililerin bu sosyal boyutu da göz önüne alarak halk sağlığı için acil gıda desteği sağlaması şarttır.
Gaziantep sağlık sistemi bu yükü taşıyamaz
Gaziantep gibi büyük ve göç alan bir metropolde sağlık altyapısının bu kadar çabuk sarsılması düşündürücüdür.
Birkaç günlük yoğunlukta bile acil servislerin kilitlenmesi, olası daha büyük bir kriz için bize net bir uyarı niteliğindedir.
Sağlık yöneticileri bu tablodan ders çıkararak hastanelerdeki personel sayısını ve yatak kapasitesini derhal artırmalıdır.
Vatandaşlar ise kalabalık ortamlara girerken maske ve hijyen kurallarına mutlaka yeniden dikkat etmelidir.
Unutmayalım ki sağlığımızdan daha değerli hiçbir şey yoktur ve önlem almak her zaman tedavi etmekten çok daha kolaydır.



