Tarihi mahalleler silindi

Tarihi mahalleler silindi dediğimizde aslında sadece bazı resmi evraklardan ibaret bir değişimden bahsetmiyoruz. Gaziantep’in hafızası, adeta kalbi sökülüp atılıyor gibi bir durumla karşı karşıyayız. Günlerdir kentin sokaklarında, tarihi kahvehanelerinde ve esnaf dükkanlarında tek bir konu konuşuluyor. Alınan ani ve şaşırtıcı bir kararla birlikte, şehrin en köklü yerleşim yerleri komşu bölgelerle birleştirildi. Peki, bu kararı kim aldı ve bu aceleciliğin arkasında ne yatıyor? Kent sakinleri bu durumdan neden haberdar edilmedi? Araştırmacı gazetecilik refleksiyle bu soruların peşine düştük ve gerçeği aralamaya çalıştık.

Hangi semtler haritadan silindi?
Şehrin nüfus müdürlüklerinde ve tapu dairelerinde sessiz sedasız hayata geçirilen bu düzenleme, harita üzerinden birçok ismin bir anda silinmesine neden oldu. Yıllardır mahallelerinin adıyla yaşayan insanlar, artık resmi olarak başka bir bölgeye kayıtlı görünüyor. Tışlaki’den Kozanlı’ya, Eyüpoğlu’ndan Karatarla’ya kadar pek çok simge bölge tek kalemde yok sayıldı. Seferpaşa, Şekeroğlu ve İncilipınar gibi kentin kimliğini oluşturan yerler de bu birleşme kararından nasibini aldı. Bu isimler sadece birer coğrafi bölge adı değildi; her bir sokak, her bir taş ev geçmişin izlerini taşıyordu. Şimdi bu kadim isimlerin neden bir çırpıda haritadan silindiği konusunda yetkililerden tatmin edici bir açıklama bekleniyor.
Mahalle sakinleriyle konuştuğumuzda karşılaştığımız tablo oldukça hüzünlü ve bir o kadar da öfke dolu. İnsanlar sabah uyandıklarında muhtarlıklarının değiştiğini, adreslerinin başkalaştığını öğrenmişler. Vatandaşlar bu kararın mahalle kültürünü tamamen bitireceğini söylüyor. Komşuluk ilişkilerinin, yıllara dayanan mahalle aidiyetinin bu tür idari kararlarla yok edilmesine anlam veremiyorlar. Bir mahalle sakini, doğduğu ve büyüdüğü sokağın adının bile artık faturalarda yer almamasının kendisini nasıl yaraladığını gözyaşlarıyla anlatıyor. Muhtarların bile bu süreçten son anda haberdar edildiği iddiaları, işin içindeki şeffaflık eksikliğini açıkça gözler önüne seriyor.
Bu kararın ardındaki gerçek amaç ne?
Yönetimler bazen idari kolaylık, maliyet düşürme veya hizmet optimizasyonu gibi bahanelerle bu tür birleştirmelere gidebiliyor. Ancak burada asıl merak edilen, bu kararın alınırken halkın fikrinin neden alınmadığıdır. Kentin kültürel dokusunu korumakla yükümlü kurumlar, bu hamlenin kentin tarihi mirasına vereceği zararı hiç hesaba kattı mı? İsimlerin silinmesiyle birlikte o bölgenin ruhunun da yok olacağı gerçeği yetkililer tarafından nasıl göz ardı edilebilir? Bu soruların cevabını bulmak için resmi makamlara başvurularımızı yaptık ancak henüz net bir geri dönüş alabilmiş değiliz. Sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Sonuç olarak Gaziantep’te yaşanan bu idari değişim sadece bir harita güncellemesinden ibaret değildir. Halkın geçmişiyle olan bağını koparan, kentsel hafızayı sıfırlayan bu kararın derhal masaya yatırılması gerekiyor. Vatandaşlar eski mahalle adlarının ve statülerinin derhal geri verilmesini talep ediyor. Yetkililerin bu haklı sese kulak vermesi, halkın tepkilerini dikkate alarak yanlıştan dönmesi şarttır. Şehrin ruhunu yaşatmak istiyorsak, tarihi mahallelerimize ve onların adlarına sahip çıkmak zorundayız.



