Gaziantep Haberleri

Gaziantep Havalimanı tatbikatı ne kadar başarılı?

Gaziantep Havalimanı tatbikatı gerçeği aratmayan görüntüleriyle son günlerde şehirde en çok konuşulan konuların başında geliyor. Acaba bu tür senaryolar sadece birer rutin kuraldan mı ibaret, yoksa gerçekten olası bir felakete karşı bizi yüzde yüz koruyabilecek kapasitede miyiz? Bu sorunun cevabını aramak için pistin arkasında dönen dolapları, kurumlar arası koordinasyonun görünmeyen yüzünü biraz kurcalamak gerekiyor.

Gaziantep Havalimanı tatbikatı ne kadar başarılı?

Bildiğiniz üzere, havalimanı başmüdürlüğü önderliğinde pek çok farklı kurum ve kuruluşun katılımıyla devasa bir simülasyon gerçekleştirildi. Senaryo kağıt üstünde oldukça korkunçtu: Bir uçak kaza kırım olayına karışmıştı ve acilen müdahale edilmesi gerekiyordu. Alarmlar çalındı, ekipler hızla olay yerine intikal etti, alevler söndürüldü ve yaralılar kurtarıldı. Dışarıdan bakan biri için her şey saat gibi işliyordu. Peki, kameraların olmadığı o kritik ilk dakikalarda kaos ne boyuttaydı? Sahadaki personelin eli ayağı birbirine dolaştı mı?

Gaziantep Havalimanı tatbikatı ve gerçekler

Araştırmacı bir gazeteci gözüyle baktığımızda, bu tür tatbikatların kurumların eksiklerini görmek için altın değerinde olduğunu biliyoruz. Yetkililer, personelin acil durum prosedürlerine ne kadar uyduğunu, ellerindeki ekipmanların sahadaki etkinliğini bu vesileyle test ettiklerini söylüyorlar. Tabii ki teoride her şey mükemmel görünür. Fakat asıl mesele, gece yarısı yaşanabilecek gerçek bir kriz anında aynı refleksin gösterilip gösterilemeyeceği. İletişim kopuklukları yaşandı mı? Farklı kurumların ekipleri aynı frekansta buluşabildi mi? Resmi açıklamalar hep güllük gülistanlık bir tablo çizer, ancak sahadaki gerçeğin izini sürmek biz gazetecilerin asli görevidir.

Şehrimizin hava trafiği her geçen gün artıyor, uçaklar iniyor, kalkıyor binlerce insan bu terminali kullanıyor. Dolayısıyla bu tarz provaların sadece yılda bir kez yapılan göstermelik birer şovdan öteye geçmesi şart. Ekiplerin hazırlık seviyesi yükseltiliyor deniliyor ama kullanılan araç gereçlerin son teknolojiye uyumu konusunda hala soru işaretleri var. Acil müdahale kapasitesi denilen kavram, sadece birkaç itfaiye aracının su sıkmasından ibaret olmamalı. Kriz anı yönetimi, psikolojik destek, lojistik destek ve sağlık ekiplerinin hastanelere sevk hiyerarşisi gibi devasa bir çarkın kusursuz dönmesi gerekiyor.

Kriz anında koordinasyon yeterli mi?

Sonuç olarak, Gaziantep Havalimanı’nda sahnelenen bu kaza kırım senaryosu bize bir kez daha hazırlıklı olmanın önemini hatırlattı. Yapılan çalışmaların kurumlar arası işbirliğini geliştirdiği aşikar. Ancak biz vatandaşlar olarak, bu tür tatbikatların sadece raporlardaki başarı oranlarını yükseltmek için değil, gerçekten insan hayatını kurtaracak kusursuzlukta yapılmasını istiyoruz. Olası bir felaket senaryosunda umarız bu provalar inşallah hiç lazım olmaz. Lazım olursa da o saniyenin bile ne kadar kıymetli olduğunu herkes bir kez daha anlar.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu