Depremde Yıkılan Camiler: Gaziantep’te Yıkımın İzleri mi …

Gaziantep’in yanı başında, Kilis’te yaşanan asrın felaketinin izleri siliniyor mu? Bu soruyu sormak için Kilis’e baktık. 6 Şubat 2023 depremlerinin yıkıcı etkisi, komşu il Kilis’in tarihi dokusunu da derinden sarsmıştı. Ancak şimdi, adeta küllerinden yeniden doğan bir iyileşme süreci yaşanıyor. Özellikle manevi değeri yüksek olan yapılar, kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından yeniden cemaatine kavuştu. Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç’un açıklamaları, bu iyileşmenin detaylarını gözler önüne serdi. Tunç, depremde ağır hasar alan Kilis Ulu Cami ile Şurahbil Bin Hasene Cami ve Türbesi’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün titiz çalışmasıyla restore edildiğini belirtti. Yapıların ‘özgün kimliği korunarak statik açıdan tamamen güçlendirildiği’ ifadesi dikkat çekici. Bu, sadece fiziksel bir onarım değil, aynı zamanda tarihi kimliğe sahip çıkma iradesini de gösteriyor. Peki, bu restorasyonlar Gaziantep’teki benzer durumlar için bir emsal teşkil edecek mi? Bu soruların cevaplarını aradık. cami restorasyon Gaziantep ile ilgili detaylar belli oldu.

Tarihi Mirasın Yeniden Doğuşu: Kilis Örneği
Kilis Ulu Cami ve Şurahbil Bin Hasene Cami ve Türbesi, depremin ardından hem cemaatinden hem de ziyaretçilerinden uzak kalmıştı. Bu durum, tarihi ve manevi atmosferin kaybolmasına yol açmıştı. Ancak başlatılan restorasyon çalışmaları, bu kaybı telafi etme amacı taşıyor. Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç, sürecin teknik detaylarına vurgu yaptı. Yapıların ‘geleceğe titizlikle taşındığını’ söyledi. Bu, sadece duvarların örülmesi değil, aynı zamanda geçmişin dokusunun geleceğe aktarılması anlamına geliyor. Tunç’un ifadeleri, restorasyonun sadece bir bina onarımı olmadığını, aynı zamanda bir kültürel mirasın korunması olduğunu vurguluyor. ‘Aslına uygun şekilde tamamlanan’ açıklaması, geçmişe saygının bir göstergesi. Peki, bu süreç ne kadar sürdü ve ne kadar maliyetli oldu? Bu soruların yanıtları henüz tam olarak kamuoyu ile paylaşılmadı. Ancak yapılan işin büyüklüğü ve önemi ortada.
‘Asrın Felaketinden Asrın İnşasına’ Yolculuğu
Kilis Valisi Ömer Kalaylı da açılış töreninde önemli açıklamalarda bulundu. Vali Kalaylı, yaşanan afetin büyüklüğünü hatırlatarak devletin tüm imkanlarıyla sahada olduğunu belirtti. ‘Asrın felaketinden asrın inşasına yöneldik’ sözleri, adeta bir manifesto niteliğindeydi. Bu sözler, bir yandan yaşanan acıyı kabullenirken, diğer yandan da yeniden inşa etme gücünü ve kararlılığını ifade ediyor. Vali Kalaylı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki koordineli çalışmalarla, tarihi eserlerin gelecek nesillere eksiksiz aktarılmasının mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. Bu coşkulu ifade, bölgedeki iyileşme umutlarını da yeşertiyor. Ancak bu ‘asrın inşası’ sürecinin Gaziantep’teki yansımaları neler olacak? Gaziantep’te de benzer durumda olan tarihi yapılar için ne gibi adımlar atılacak? Bu konuda henüz somut bir açıklama gelmemiş olması, bir soru işareti olarak kalıyor. Cuma namazı öncesinde yeniden ibadete açılan camilerde okunan dualar ve yapılan ikramlar, bu yeniden doğuşun simgesel bir göstergesiydi. Törene katılan protokol üyeleri ve çok sayıda Kilisli vatandaş, bu anlamlı anlara ortak oldu.
Gaziantep’in Beklentisi: Kilis Modeli mi Uygulanacak?
Kilis’teki bu başarılı restorasyonlar, Gaziantep’te de benzer sorunlarla boğuşan vatandaşlar ve tarih meraklıları için bir umut ışığı olabilir. Gaziantep’in de depremden etkilenen birçok tarihi yapısı bulunuyor. Bu yapılar için de benzer nitelikte, özgün kimliği koruyan ve statik olarak güçlendiren restorasyon çalışmaları başlatılmalı mı? Bu konuda yetkililerden gelecek açıklamalar merakla bekleniyor. Kilis örneği, doğru bir planlama ve kararlı bir iradeyle, tarihi mirasın hem korunabileceğini hem de gelecek nesillere aktarılabileceğini gösteriyor. Gaziantep’in de bu modelden ders çıkararak, kendi tarihi dokusunu korumak için adımlar atması gerekmektedir. Unutmamak gerekir ki, bir şehrin kimliği, onun tarihi yapıları ile de şekillenir. Bu nedenle, bu tür restorasyon projeleri, sadece birer onarım faaliyeti değil, aynı zamanda bir şehir kimliğinin geleceğe taşınması anlamına gelmektedir.



