Zincirli Bedesten’de 300 Yıllık Mirasa Akın

Gaziantep’in kalbinde, tarih adeta nefes alıyor. 300 yıllık Zincirli Bedesten, Darendeli Hüseyin Paşa’nın 1718’de yaptırdığı bu eşsiz yapı, şehrin en eski ticaret merkezlerinden biri olarak dimdik ayakta. Kültür Yolu üzerinde, ulaşımın kolaylığıyla yerli ve yabancı turistlerin gözdesi haline gelen Zincirli Bedesten, geçmişin izlerini bugüne taşıyor.

Bir zamanlar şehrin ticari hayatının kalbi olan bu tarihi yapı, şimdilerde adeta bir cazibe merkezi. Yenilenen yüzü ve otantik atmosferiyle Zincirli Bedesten, ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor. Halk arasında ‘Kara Basamak Bedesteni’ olarak da bilinen bu yer, sadece alışveriş için değil, aynı zamanda bir kültür buluşma noktası. Binlerce yıllık bir tarihin mirası olan Zincirli Bedesten’de, Gaziantep’e özgü en güzel hediyelikler, yöresel ürünler, Antep fıstığı, baharatlar ve kurutmalıklar adeta göz kamaştırıyor.
Tarihin İzinde Alışveriş Keyfi
300 yıldır Gaziantep’in ticaretine ve turizmine omuz veren Zincirli Bedesten, ziyaretçilerini adeta tarihe bir yolculuğa çıkarıyor. Doğal ve yöresel ürünler, el sanatları ve hediyelik eşyalar turistlerin yoğun ilgisini çekiyor. Çarşının her köşesi, geçmişin tüm renklerini ve hikayelerini barındırıyor. El emeği göz nuru bakır işlemeler, sedef kakmalar, çini sanatları ve birbirinden güzel yöresel ürünler, adeta sergileniyor. Turistler, alışveriş yaparken bir yandan da bu tarihi dokuyu soluyorlar. Özellikle hafta sonları yaşanan turist yoğunluğu, esnafın yüzünü güldürüyor.
Bedesten esnaflarından Selim Öztop, bu ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. Öztop, “Tarihi Zincirli Bedesten, Osmanlı döneminden kalma, yaklaşık 300 yıllık bir çarşı. Alışveriş için yapılmış bu yapı, günümüzde de bu amacına hizmet ediyor. Kültür Yolu üzerinde olması da büyük avantaj. Bakırdan sedefe, çiniden telkariye, kuruyemişten baharata kadar aradığınız her şeyi burada bulabilirsiniz. Son yıllarda turist ilgisi oldukça arttı. Nisan, mayıs, eylül ve ekim ayları bizim en yoğun dönemlerimiz oluyor.” diyerek çarşının canlılığından bahsediyor.
Gaziantep’in Zenginliğini Yansıtıyor
Bir diğer esnaf Erhan Yeter de, Zincirli Bedesten’in Gaziantep’in kültürel zenginliğini en iyi şekilde yansıttığını vurguluyor. Yeter, “Şehrimize gelen yerli ve yabancı misafirlerimizi ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Yöresel lezzetlerimiz, el sanatlarımız büyük ilgi görüyor. Gaziantep, gerçekten çok zengin bir şehir. Deprem sonrası yaşadığımız sıkıntıları aştık. Şimdi turlarımız tekrar şehrimize akın ediyor.” ifadelerini kullanıyor. El sanatları konusunda Yeter, özellikle üfleme camlar, doğal kurutmalıklar ve organik kökboyasıyla dokunan kutnu kumaşların turistlerin gözdesi olduğunu belirtiyor.
Halil Karabacak da Zincirli Bedesten’in Gaziantep için taşıdığı önemi dile getiriyor. Karabacak, “İstanbul Kapalı Çarşı gibi, bizde de Zincirli Bedesten, şehrin en önemli ticaret noktalarından biri. Yurt içinden ve yurt dışından gelen tüm misafirlerimizi ağırlamaktan gurur duyuyoruz. Depremden sonra şehrimiz toparlandı. Turistlerin gelmesi hem ekonomik hem de manevi olarak bizi çok iyi etkiliyor. Her şeyin daha da iyi olacağına inanıyoruz.” diyerek geleceğe umutla bakıyor.



