Gaziantep Esnafı Kepenk Kapatıyor

Ah ah, şu bizim Antep’in halleri içimizi yakıyor beyler. Bir zamanlar makinelerin sesiyle yankılanan, ihracat yüklü kamyonların kilometrelerce kuyruk oluşturduğu o bereketli şehirde şimdi sessizlik hakim. Gaziantep esnafı, özellikle tekstil ve triko sektöründekiler, can çekişiyor adeta. Eskiden adı sanı duyulmamış yerlere bile yüksek kiralarla devredilen dükkanlar şimdi boş, kimse yüzüne bakmıyor. Bu gidişat hepimizi derinden üzüyor.

Bu sektör öyle böyle değil, iki yıldır büyük bir daralma yaşıyor. En büyük darbeyi ise Rusya ile Ukrayna arasındaki o acı savaş vurdu. Koca koca ihracat yolları kapandı bir anda. Eskiden oraya giden mallarımız, ürünlerimiz şimdi limanlarda bekliyor ya da geri dönüyor. Bu durum, sektörün belini büktü.
Sadece Rusya ve Ukrayna değil, Arap ülkeleriyle olan ticari bağlarımız da zedelendi. Eskiden bol bol ihracat yaptığımız bu yerlere artık eskisi gibi mal gönderemiyoruz. Yüzde 20’lere kadar düşmüş ihracat rakamları içler acısı bir tablo çiziyor. Bu, sadece esnafı değil, dolaylı olarak herkesi etkiliyor.
İhracatın Durması Üretimi Vurdu
Dış pazar neredeyse tamamen kapandı. Üreticilerimiz, fabrikalarımız ancak kapasitelerinin yüzde 10’u kadar üretim yapabiliyor. Elbette bu da sadece iç piyasanın ihtiyaçlarını karşılamaya yetiyor. Ama devasa makineler, koskoca fabrikalar bu kadar az üretimle dönmez. İşletme giderleri, işçi maaşları derken çarklar dönmüyor. Birçok yer tam kapasite çalışmak yerine yarım yamalak iş yapmak zorunda kalıyor.
Bu durum, Gaziantep’in en önemli lokomotiflerinden biri olan tekstil ve triko sektörünü adeta felç etti. Eskiden bu sektörde çalışan, ekmek yiyen binlerce insan var. Şimdi onların da geleceği belirsiz. Sadece fabrikalar değil, küçük atölyeler de aynı sıkıntıyı yaşıyor. Birçok esnafımız, borcunu ödeyemez hale geldi.
Boş Dükkanlar, Kapanan Fabrikalar
Eskiden caddelerdeki dükkanlar için ‘hava parası’ diye astronomik rakamlar istenirdi. Şimdi ise bedavaya bile kiralamak isteyen yok. Kiralar yarı yarıya, hatta daha fazla düşmüş durumda. Ama buna rağmen boş kalan çok sayıda iş yeri var. Bu durum, sektörün içinde bulunduğu krizi en net şekilde ortaya koyuyor. Bazı fabrikalar tamamen kepenk indirdi. Diğerleri de ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Gaziantep, sanayisiyle, üretimiyle bilinen bir şehir. Tekstil ve triko sektörü bizim için çok önemli. Bu sektördeki bu duraksama, şehrin genel ekonomisi için de büyük bir tehdit. Bu sorunlara acil çözüm bulunması gerekiyor. Hükümetten, yerel yönetimden destek bekleniyor. Yoksa bu sessizlik daha da büyüyecek, daha çok esnaf kepenk kapatacak.
Bu durumun sadece ticari bir sorun olmadığını da hatırlatmak isterim. Bu işten ekmek yiyen insanlar var. Aileler var. Bu insanların geleceği için bir şeyler yapılmalı. Yeni pazarlar bulunmalı, mevcut pazarlarla ilişkiler güçlendirilmeli. Üreticilere devlet desteği verilmeli. Aksi takdirde, Gaziantep’in o canlı, o üretken ruhu tamamen kaybolacak.
Umarım bu kötü gidişata bir dur denir. Bizim gibi bu şehrin insanları için bu sektörün yeniden canlanması, o eski günlere dönmesi en büyük dileğimiz. Makinelerin sesi yeniden duyulmalı, caddelerimiz yeniden hareketlenmeli. Bu dilekle noktayı koyalım.



