Gaziantep Hububat İhracatı Coştu

Gaziantep ve Güneydoğu Anadolu’dan gelen haberler yüzümüzü güldürüyor. Yılın ilk beş ayında hububat sektörü ihracatımız tam 1,5 milyar dolara ulaştı. Bu rakamlar, bölgenin ekonomisindeki lokomotif rolünü bir kez daha kanıtladı. Toplamda 4,8 milyar dolarlık Güneydoğu ihracatının neredeyse üçte biri bu sektörden geliyor. Gaziantep hububat ihracatı konusunda yeni gelismeler yasaniyor.

Bu başarılı tablonun en parlak yıldızları ise ayçiçek yağı ve makarna oldu. Ayçiçek yağı ihracatımız, geçen yıla göre yüzde 22,7 artışla 331,5 milyon dolara fırladı. Makarna da boş durmadı, ihracatını yüzde 8,8 artırarak 269 milyon dolara taşıdı. Düşünün, tam 497 bin ton makarna, 332 bin ton buğday unu ve 203 bin ton ayçiçek yağı dünya sofralarına ulaştı bile.
Gaziantep’ten Dünya Sofralarına
Gaziantep’in bereketli topraklarından çıkan ürünler, artık dünyanın dört bir yanına gidiyor. Ayçiçek yağı ve makarnanın başı çektiği bu ihracat hamlesi, şehrimizin ve bölgemizin ekonomik gücünü gözler önüne seriyor. Üreticilerimizin alın teri, katma değerli ürünlere dönüşerek küresel pazarlarda yerini alıyor. Bu durum, sadece ihracat rakamlarını yükseltmekle kalmıyor, aynı zamanda ülkemizin gıda güvenliği açısından da büyük önem taşıyor.
Yeni Koridorlar, Yeni Fırsatlar
Bu başarıda, lojistik konusundaki gelişmelerin de payı büyük. Küresel tedarik zincirindeki aksamalar, güvenli kara yollarının önemini daha da artırdı. Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bu konuda önemli açıklamalarda bulundu. Kadooğlu, bölgedeki normalleşme adımlarının ticarete büyük katkı sağlayacağını belirtti. Özellikle Suriye güzergahındaki istikrar ve yeni transit hatlar, Türkiye’nin gıda arz güvenliğindeki rolünü pekiştirecekmiş.
Başkan Kadooğlu, “Orta Doğu’daki belirsizlikler, tedarik zincirlerinde kara koridorlarını bir zorunluluk haline getirdi” diyor. İslahiye ve Nusaybin gibi sınır kapılarının tam kapasiteyle çalışması ve ‘Kalkınma Yolu’ gibi vizyoner projeler, sanayicimizin ürünlerini Körfez ülkelerine hızla ulaştıracakmış. Türkiye-Suriye-Ürdün ve Suudi Arabistan hattının kesintisiz bir transit rotaya dönüşmesi, sadece ikili ticareti değil, stratejik bir kazanımı da beraberinde getirecekmiş.
Bereketli Hasat, Akılcı Yönetim
Bu yılki yağışların bereketiyle hububat rekoltesinde tarihi seviyeler bekleniyor. Başkan Kadooğlu, bu konuda da umutlu. İç piyasayı ve üreticiyi koruma önceliklerinden taviz vermediklerini vurguluyor. Ancak aynı zamanda, üretim maliyetlerini dengelemek ve ürün kalitesini standart hale getirmek için uluslararası piyasalardan hammadde tedarikinin de rasyonel bir zorunluluk olduğunu belirtiyor. Kısacası, hem yerli üreticiye destek hem de küresel rekabette ayakta kalabilmek için dengeli bir politika izleniyor. Bu yaklaşım, katma değerli ihracat vizyonunu güçlendirecek.
Gaziantep ve Güneydoğu’nun tarım ve gıda sektöründeki bu yükselişi, hepimiz için gurur verici. Gelecek dönemde de bu başarıların devam edeceğine inanıyoruz.



