Gaziantep Sağlık Haberleri

Gaziantep’te Diyabetik Retinopati Riski

Gaziantep’te, diyabetik retinopati tehlikesi her geçen gün artıyor. Gastronomi kenti olmamızın getirdiği yoğun şeker tüketimi, bu sinsi hastalığın yaygınlaşmasına neden oluyor. Özel Hatem Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Burak Bilgin, diyabet hastalarını rutin göz kontrolleri konusunda uyarıyor. Şekerin gözdeki etkilerini detaylıca anlatan Bilgin, erken teşhisin hayat kurtardığını vurguluyor.

Gaziantep'te Diyabetik Retinopati Riski

Diyabetik retinopatiyi halk arasında ‘şekerin gözü etkilemesi’ olarak tanımlayan Prof. Dr. Bilgin, hastalığın retinada kanama, sarı nokta ödemi gibi ciddi hasarlara yol açabildiğini belirtiyor. Maalesef hastalığın ilk evrelerinde belirti vermemesi, hastaların durumu fark etmesini zorlaştırıyor. Bu nedenle şeker hastalarının hiçbir şikayetleri olmasa bile düzenli göz muayenesine gitmeleri büyük önem taşıyor. Erken teşhis edildiğinde, kan şekeri kontrolü ve uygulanan tedavilerle hastalığın ilerlemesi durdurulabiliyor.

Gaziantep’te Diyabetik Retinopati Tehlikesi

Prof. Dr. Burak Bilgin, Gaziantep’in eşsiz lezzetleriyle ünlü bir gastronomi şehri olduğunu hatırlatarak, bu durumun şeker tüketimini artırdığını dile getiriyor. Tatlılar, hamur işleri gibi şekerli gıdaların aşırı tüketimi, diyabet hastalarının kan şekeri seviyelerini kontrol altında tutmalarını zorlaştırıyor. Yüksek kan şekeri de doğrudan göz sağlığını tehdit ediyor. Retinada meydana gelen hasarlar, görme kaybına kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle, diyabet hastalarının beslenmelerine azami özen göstermeleri gerekiyor. Diyetin yanı sıra ilaç tedavileri, stres yönetimi ve genel sağlık durumlarının da şeker kontrolünde önemli rol oynadığına dikkat çekiyor.

Göz Sağlığı İçin Erken Tespit Hayati

Göz bulgularının erken tespit edilmesinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha vurgulayan Prof. Dr. Bilgin, “Herhangi bir şikayetleri olmasa dahi diyabet hastalarının düzenli göz kontrollerini ihmal etmemeleri gerekiyor. İlk belirtiler genellikle fark edilmez. Biz göz muayenesinde bu erken belirtileri yakalayabiliyoruz. Bu sayede gerekli önlemleri alıp, müdahaleleri yaparak hastalığın ilerlemesini önlemiş oluyoruz,” diyor. Takip edilmeyen ve gerekli müdahaleler yapılmayan hastalarda ise maalesef görme kaybı ve hatta körlük riskiyle karşı karşıya kalınabiliyor. Bilgin, takipli hastalarda görme kaybı yaşanmadığını özellikle belirtiyor.

Tedavi sürecinin hastanın durumuna göre şekillendiğini belirten Prof. Dr. Bilgin, öncelikle şeker seviyesinin düzenlenmesinin en önemli adım olduğunu söylüyor. İnsülin veya ağızdan alınan ilaçlarla şekerin kontrol altına alınması hedefleniyor. Hemoglobin A1C gibi 3 aylık şeker değerlerinin istenen seviyelerde tutulması büyük önem taşıyor. Tedavide göz damlaları, lazer uygulamaları, göz içi enjeksiyonlar ve bazı durumlarda cerrahi müdahaleler gerekebiliyor. Her hastanın durumu özel olarak değerlendirilip, gözün etkilenme derecesine göre en uygun tedavi yöntemi seçiliyor.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu