Gaziantep’te Plastik Kirliliği Tehlikesi

Gaziantep’te son günlerde artan çevre denetimleri, şehrimizdeki plastik üretimi yapan tesislerin durumunu bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle atıksu arıtma ve plastik geri dönüşüm tesislerine yönelik yapılan sıkı kontroller, olası bir çevre felaketinin önüne geçme çabasının bir parçası. Gaziantep Plastik Kirliliği gundemine dair onemli bilgiler paylasıldı.

Bakanlık ekipleri, 1 Temmuz’dan bu yana Gaziantep’in de aralarında bulunduğu Adana, Antalya, Hatay, Mersin ve Muğla gibi çevre illerde yoğun bir denetim maratonu yürüttü. Bu kapsamda tam 604 tesis mercek altına alındı. Yapılan denetimlerin sonuçları ise pek iç açıcı değil. Tam 52 tesise toplamda 118 milyon lirayı aşan devasa para cezaları kesilmiş. Dahası, 19 tesisin ise çevreyi tehdit eden uygulamaları nedeniyle faaliyetleri geçici olarak durdurulmuş.
İşin daha da vahim boyutu, kirliliğin ne kadar derine indiğini gösteren Adana’daki tarımsal drenaj kanallarında ortaya çıktı. Bakanlık ekiplerinin bu kanallardan aldığı numuneler, durumun ciddiyetini ortaya koyuyor. Görünüşte masum su kanallarının içinde ne kadar çok mikroplastik olduğunu görmek hepimizi şaşkına çevirdi. Bu küçük plastik parçacıkları, suyun akıntısıyla birlikte Adana’dan Akdeniz’e kadar ulaşıyor. Oradan da kıyı boyunca farklı şehirlere yayılma tehlikesi taşıyor.
Mikroplastikler Kanallarda Bile Görüldü
Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Gölbaşı Mahallesi’nde, Seyhan Nehri’nin TD-8 ve TD-0 kanallarının birleştiği noktada yapılan incelemelerde, yoğun bir mikroplastik kirliliğinin varlığı tespit edildi. Bu durum, plastik atıkların doğru şekilde bertaraf edilmediğinde ne kadar büyük bir risk oluşturduğunun canlı bir kanıtı. Bakanlık uzmanları, bölgeden aldıkları su numuneleriyle bu kirliliğin boyutunu ve olası etkilerini belirlemek için titiz bir çalışma yürütüyor. Alınacak analiz sonuçları, bizlere sudaki mikroplastik miktarını ve bu durumun uzun vadede ne gibi zararlara yol açabileceğini gösterecek.
Gaziantep Tesislerine Sıkı Takip
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan gelen açıklamalara göre, bu denetimlerin arkasında önemli bir neden var. Fatih Ekmekçi, Akdeniz’e ulaşan nehirlerdeki kirliliğin takibinin yapıldığını belirtti. Gaziantep’in de bu takibe dahil olması, yerel yönetimlerin ve tesislerin bu konuda daha dikkatli olması gerektiğini gösteriyor. Ekmekçi, 1 Temmuz’dan bu yana yapılan denetimlerde toplamda 52 tesise ceza kesildiğini ve 19 tesisin faaliyetinin durdurulduğunu hatırlattı. Adana özelinde yapılan 105 denetimde ise 11 tesise işlem yapılmış ve 5 tesisin faaliyeti durdurulmuş. Bu rakamlar, çevreye duyarlılık konusunda hepimizin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.
“Plastikler Arıtılmadan Doğaya Bırakılırsa Denize Ulaşacak” sözleri, durumun vahametini özetliyor. Seyhan Arıtma Tesisi’nin by-pass hattında bile yoğun kirlilik görülmesi, sistemlerin düzgün çalışmadığına işaret ediyor. Atıksu ve kanalizasyon sistemlerinin aksaması, arıtma tesislerinin yetersiz işletilmesi veya hiç çalıştırılmaması, plastik atıkların eninde sonunda denize ulaşmasına neden oluyor. Bu durum, sadece deniz canlıları için değil, aynı zamanda bizim için de büyük bir tehdit.
Denetimler Devam Edecek, Gerekirse Kapatırız!
Bakanlık yetkilileri, çevreyi kirleten işletmelere karşı taviz verilmeyeceğini açıkça belirtiyor. Çevre Kanunu’ndan aldıkları yetkiyle, havayı, suyu ve toprağı kirleten tesislere göz açtırılmayacak. Gerekli görüldüğü takdirde, bu tesislerin kapatılması gibi radikal kararlar alınabileceği vurgulanıyor. Bu, biz Gaziantepliler için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Yerel yönetimlerin de bu denetimlere destek olması ve kendi bölgelerindeki tesisleri daha sıkı denetlemesi gerekiyor.
Mikroplastiklerin tarımsal sulama ve içme suyu kaynakları üzerindeki potansiyel riskleri de göz ardı edilmemeli. Çukurova gibi verimli topraklarımızın ve dolayısıyla kendi gıdamızın güvencesi olan tarımsal kanalların kirlenmesi, hepimizin geleceğini tehdit ediyor. Bu kanalların artık sadece drenaj değil, aynı zamanda bir kanalizasyon işlevi görmeye başladığı gerçeği ürkütücü. Yollara atılan çöplerin, bilinçsizce bırakılan plastiklerin zamanla bu kanallara karışması önlenmeli. Atıksu arıtma tesislerinin sürekli çalışır durumda tutulması, kanalizasyon hatlarının bakımı ve katı atıkların düzenli toplanması gibi temel adımlar atılmazsa, bu kirlilikle mücadele etmek çok daha zor hale gelecek.
DSİ tarafından kullanılan bir hat olan bu kanallardaki kirliliğin tarımsal faaliyetleri olumsuz etkileyeceği de açıkça belirtiliyor. Bu nedenle, hem yerel yönetimlerimizin hem de biz vatandaşların çevre bilincini yükseltmesi ve bu konuda üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmesi büyük önem taşıyor. Plastik kullanımını azaltmak, geri dönüşümü desteklemek ve atıklarımızı doğru yere atmak, hepimizin ortak görevi.



