Tespih Tutkusu: Gaziantep’te Bir Hayat Hikayesi

Gaziantep’te çocuk felci nedeniyle fiziksel bir engel yaşayan 50 yaşındaki Fatih Acem, tespih yapımını bir tutkuya dönüştürdü. Bu sanatla uğraşırken yaşadığı zorlukları unuttuğunu söylüyor. Acem, tespih yapımının zihnini nasıl sıfırladığını anlattı. tespih tutkusu Gaziantep gundemine dair onemli bilgiler paylasıldı.

Fatih Acem, henüz bir yaşındayken geçirdiği çocuk felci sonrası vücudunda kalıcı izler taşıyor. Ancak bu durumu hiçbir zaman bir engel olarak görmedi. Aksine, hayatına bir hediye gibi bakıyor. Memurluk görevini sürdürürken, yaklaşık otuz yıl önce tespih yapımına hobi olarak başladı. Bu hobi, zamanla hayatının merkezine oturdu. Çeşitli kurslara katılarak kendini geliştiren Acem, el işi sanatında derinleşti.
Tespih Yapımı: Bir Kaçış Noktası
Acem’e göre tespih yapmak, zihinsel bir arınma sağlıyor. “Tespihle uğraştığım zaman kafam sıfırlanıyor,” diyor. Bu süreçte, günlük dertleri ve zorlukları tamamen unutuyor. Sadece tespihin kendisi, taşları ve tasarımı zihninde yer buluyor. Ortaya çıkan ürünün başkaları tarafından beğenilmesi ve tercih edilmesi ise ona büyük bir mutluluk veriyor. Sevgiyle yaptığı işin karşılığını görmek onu motive ediyor.
Gaziantep’e 1990 yılında babasıyla birlikte Balıkesir’den taşınan Acem, Ömer Öz Mimar İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldu. 1996 yılında devlet memuru olarak göreve başladı ve hala aynı kurumda çalışıyor. Çocuk felci aşısının yeterince yaygın olmadığı 70’li ve 80’li yıllarda bu rahatsızlığı yaşayan pek çok çocuk olduğunu belirten Acem, kendisinin de bu durumdan etkilendiğini ancak asla pes etmediğini vurguluyor. Hem memurluk görevini başarıyla yerine getirdi hem de hobilerinin peşinden koştu.
Gaziantep’te Bir Tespih Ustası Adayı
Tespihlerin eskiden beri ilgisini çektiğini söyleyen Fatih Acem, el işi sanatlarına olan yatkınlığını tespih yapımında kullanmaya karar verdi. Kurslarla öğrendiği teknikleri zamanla ustalaştırdı. Şimdi bu sanatı daha ileriye taşımak için çabalıyor. Etrafında oluşan güzel ortam ve çevresi sayesinde, insanlarla bir araya gelip çalışmalarını paylaşıyor. Yaptığı tespihler ilgi görüyor ve bu durum ona gurur veriyor.
Acem, insanların bir uğraşının olması gerektiğine inanıyor. Tespih yapmak onun için sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir terapi yöntemi. Günlük yaşamın stresinden uzaklaşmak, zihnini boşaltmak için tespihlerle haşır neşir oluyor. Tasarım yeteneğini kullanarak özgün tespihler ortaya çıkarıyor. Başkalarının beğendiği bir eseri ortaya koymanın verdiği haz tarif edilemez. Bu işi severek yaptığını ve çevresindeki diğer insanlara da tavsiye ettiğini belirtiyor.
Amacı, bu sanatı daha iyi bir noktaya taşımak. Tasarımlarını geliştirmek ve ürettiği tespihlerin yurt dışına da ulaşmasını hayal ediyor. Özellikle tespih tasarımı konusunda kendini daha da uzmanlaştırmak istiyor. Hobi olarak başladığı bu yolculukta artık önemli bir mesafe katettiğini düşünüyor. Arkadaşlarına da destek olmaya özen gösteriyor. Ziyaret ettiği yerlerde arkadaşlarına tespih hediye etmek onun için bir gelenek haline gelmiş. “Sıkıntı çekmeyin, tespih çekin” sloganıyla, bu uğraşın insanlara iyi geldiğine dair inancını dile getiriyor.
Acem’in hikayesi, engellerin sadece zihinde var olduğunu ve tutkunun her zorluğun üstesinden gelebileceğini gösteriyor. Gaziantep’te sessizce filizlenen bu sanat, belki de gelecekte adından daha çok söz ettirecek. Onun çalışmaları, el sanatlarına gönül verenler için de ilham kaynağı olmayı sürdürüyor.



