Gaziantep Haberleri

Almanpınarı: Gaziantep’in Saklı Şifası

Gaziantep’in sıcağından bunalanlar için bir kaçış noktası var: Almanpınarı Yaylası. Hasanbeyli’ye yakın bu cennet köşesi, sadece Osmaniye’nin değil, Gaziantep, Adana ve Hatay’dan da pek çok insanı ağırlıyor. Yazın kavurucu sıcağında insanlar soluğu burada alıyor. Kimi günübirlik gelip serin havayı ciğerlerine çekiyor, kimi ise yayla evlerinde konaklayarak mevsimi burada geçiriyor. Çukurova’nın bunaltıcı sıcakları başladığında, burası adeta bir sığınak haline geliyor. Meşe ağaçlarının gölgesinde zaman geçirmek, doğayla iç içe olmak gibisi yok. Hatta söylentilere göre, bu tertemiz ve bol oksijenli hava, özellikle şeker ve tansiyon hastaları için şifa kaynağıymış.

Almanpınarı: Gaziantep'in Saklı Şifası

Peki, bu yaylanın sırrı ne? Soğuk kaynak suyu, yemyeşil meşe ormanları ve serin havasıyla bilinen Almanpınarı Yaylası, yaz boyunca çevre illerden gelen ziyaretçileri kendine çekiyor. Ünal Canbolat, emekli bir vatandaş olarak 24 yıldır bu yaylada yaşıyor. En az üç ayını burada geçirdiğini söylüyor. ‘Burada hayat başka türlü’ diyor Canbolat. Yaylanın havasının muhteşem olduğunu, insanlarının da bir o kadar güzel olduğunu vurguluyor. Rakımın 900-1000 metre civarında olduğunu belirtiyor. Astım hastalarının bile bu havadan fayda gördüğünü, insanların burada daha rahatladığını anlatıyor. Özellikle tansiyon hastaları için birebir olduğunu ekliyor. ‘Almanpınarı’na gelince bu çınarımızın altına oturacaksın. Pınarımızdan bir yudum su içeceksin, şurada bir çayını yudumlayacaksın. Tertemiz havayı içine çektiğinde ‘Oh be’ diyeceksin. Evinde gibi hissedeceksin.’ diyor gülümseyerek.

Yaylanın Tarihi ve Tıbbi Önemi

Ahmet Çatalbaş ise yayla ile olan bağının çok daha eskilere dayandığını anlatıyor. Çocukluğundan beri bu topraklarda büyümüş. Almanpınarı’nın geçmişten beri özellikle yaşlıların, çocukların ve hastaların tercih ettiği bir yer olduğunu söylüyor. ‘Ben 1963’ten beri, yani 63 yıldır bu yaylanın müdavimiyim’ diyor. Yaylanın 1954 yılında dedesi Hacı Duran Çatalbaş ve arkadaşları tarafından kurulduğunu anlatıyor. O günden beri burada yaşadıklarını belirtiyor. Eskiden doğu ile batıyı birbirine bağlayan yolun buradan geçtiğini de ekliyor. Yaylanın en belirgin özelliğini ise şöyle açıklıyor: ‘Eskiler hep derdi, burası yaşlı, çocuk ve hasta yaylası.’ Ormanlarındaki meşe ağaçlarının sırrını da paylaşıyor. ‘Bizim buralarda çam ağacı yok. Hep meşe ormanı, bodur meşe ormanı. Orman mühendisleri bilir, meşe ağacı 24 saat oksijen verirken, çam ağacı 12 saat oksijen verir, 12 saat karbondioksit verir.’ Çocukluğunun burada geçtiğini belirten Çatalbaş, şeker hastalarının bile burada insülinlerini bıraktığını duyduğunu söylüyor. ‘Oksijenimiz bol. Hatta Türkiye’de oksijeni bol üç yerden biri olduğu söylenir’ diyerek yaylanın önemini vurguluyor.

Gaziantep’in Serin Vahası: Almanpınarı

Gaziantep ve çevresindeki illerde yaşayanlar için Almanpınarı Yaylası, adeta bir vahalar gibi. Özellikle yaz aylarında artan hava sıcaklıkları ve artan nüfusun getirdiği stres, insanları daha sakin ve serin yerlere yönlendiriyor. Almanpınarı da tam olarak bu ihtiyacı karşılıyor. Sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda sunduğu sağlıkla da öne çıkıyor. Yaylanın sakin atmosferi, temiz havası ve serin kaynak suları, şehir hayatının karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için cazip bir seçenek sunuyor. Yaylanın bu özellikleri, onu sadece bir tatil beldesi olmaktan çıkarıp, adeta bir şifa merkezi haline getiriyor. İnsanların burada nefes alıp, dinlenip, yenilendiğini görmek mümkün. Özellikle uzun yıllardır yaylada yaşayanların anlattıkları, bu yerin sıradan bir yayla olmadığını gösteriyor. Kendi deneyimlerini aktaranlar, buranın insanlara iyi geldiğini, dertlerini unutturduğunu ifade ediyor. Bu da Almanpınarı’nı Gaziantep ve çevresi için vazgeçilmez kılıyor.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu