Gaziantep Ekonomi Haberleri

Çanta Tamirciliği: Gaziantep’te Baba Mirası Kayboluyor mu?

Gaziantep’in tarihi çarşılarından birinde, yıllardır babadan oğula geçen bir mesleğin nabzı tutuluyor. Çanta tamirciliği, şehrin dokusuna işlemiş bu unutulmaya yüz tutmuş zanaatın son temsilcilerinden Mehmet Uçar ile konuştuk. Uçar, mesleğini 10 yaşında babasının yanında çırak olarak öğrenmiş. Çocukluğu, gençliği bu eski dükkanın tozlu rafları arasında geçmiş. Babasıyla birlikte hem baba hem de usta olarak çalıştığı bu yerde, hayatın her evresini görmüş. Babasının vefatından sonra ise bayrağı devralmış. Tam 30 yıldır bu mesleği aynı dükkanda sürdürüyor. ‘Ben bu işi yapmaktan çok memnunum’ diyor, gözleri dükkanın köşesindeki eski aletlere takılıyor. ‘Çocukluğum burada geçti. Gözümü bu işte açtım. Babadan kalan bu mesleği yaşattığım için mutluyum.’

Çanta Tamirciliği: Gaziantep'te Baba Mirası Kayboluyor mu?

Çırak Bulamıyor: Meslek Tükeniyor mu?

Mehmet Uçar’ın en büyük derdi ise mesleğe yeni eleman yetiştirememesi. Eskiden yaz tatillerinde dükkanın 5-10 çırakla dolup taştığını anlatıyor. Şimdi ise tek bir çırak bile bulmakta zorlanıyor. ‘Artık kimse gelmiyor,’ diyor üzgünce. ‘Gençler bu tür el sanatlarına ilgi göstermiyor. Sadece okumakla olmuyor. Gençler hem eğitimlerini alsınlar hem de böyle el sanatlarına, mesleklere de yönelsinler. Bizim tavsiyemiz bu.’ Uçar, hem çanta hem de valiz tamiratı yaptıklarını, perakende satışlarının da olduğunu belirtiyor. Okul çantalarından büyük valizlere kadar her türlü tamirat işini üstleniyor. Ancak geleceğin belirsizliği, onu düşündürüyor. Kendi çocuklarının da bu mesleği devralıp devralmayacağını bilmediğini söylüyor. Umudu, artık kendisinden sonra gelecek nesillere bu mirası aktarabilmek.

Tarihi Dokunun Kaybolma Tehlikesi

Gaziantep’in tarihi çarşısı, sadece geçmişin izlerini taşıyan binalardan ibaret değil. Aynı zamanda nesilden nesile aktarılan zanaatların da canlı tanıkları. Çanta tamirciliği de bu zanaatlardan biri. Mehmet Uçar gibi ustaların varlığı, bu mesleklerin henüz tamamen yok olmadığını gösteriyor. Ancak Uçar’ın anlattıkları, bu mesleklerin geleceğinin pek de parlak olmadığını ortaya koyuyor. Yeni neslin ilgisizliği, modern dünyanın getirdiği hızlı tüketim kültürü, el emeği göz nuru meslekleri birer birer ortadan kaldırıyor. Bir zamanlar çarşının cıvıl cıvıl çırak sesleriyle yankılanan bu dükkanlar, şimdi sessizliğe gömülmek üzere. Mehmet Uçar’ın çabası, bu sessizliğe karşı bir direniş aslında. Ancak bu direnişin tek başına yeterli olup olmayacağı ise zamanın göstereceği bir gerçek.

Uçar, ‘Okuldan kalan zamanlarda çocuklarla birlikte çalışıyorum. İnşallah bizden de onlara geçer bu iş,’ diyerek umudunu dile getiriyor. Ancak bu umudun yeşermesi için, sadece ailelerin değil, toplumun ve yerel yönetimlerin de bu tür mesleklerin yaşatılması için destek olması gerekiyor. Yoksa yarın öbür gün, Gaziantep’in tarihi çarşılarında bu tür dükkanları bulamayacağız. Belki de sadece müzelerde, eski fotoğraflarda göreceğiz.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu