Gaziantep Kültür & Sanat Haberleri

Baba Kız El Ele: Gaziantep’te Saraciye Mirası

Gaziantep’in tarihi sokaklarında, unutulmaya yüz tutmuş bir zanaat, baba-kız el ele geleceğe taşınıyor. 58 yaşındaki Ekrem Yılmaz, gözlerindeki rahatsızlık nedeniyle telefonculuğu bırakmak zorunda kalınca, kendini saraciye mesleğinde buldu. Şimdi ise bu köklü geleneği, okul çağındaki kızı Arzu Ela’ya öğreterek geleceğe miras bırakıyor. Gaziantep saraciye gundemine dair onemli bilgiler paylasıldı.

Baba Kız El Ele: Gaziantep'te Saraciye Mirası

Ekrem Yılmaz, yıllarca telefon tamirciliği yaptı. Ancak sağlık sorunları, onu bu meslekten uzaklaştırdı. Çareyi tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda buldu. Sabır ve el becerisi isteyen saraciye işine gönül verdi. Kısa sürede mesleğin inceliklerini öğrendi. Kendi dükkanını açtı. Deri ve diğer malzemelerle birbirinden güzel ürünler yapmaya başladı. Köpek tasmalarından, at ve eşek eğerlerine, motosiklet heybelerine kadar geniş bir yelpazede üretim yapıyor. Yaptığı işten büyük keyif aldığını söylüyor. Üretmenin ona mutluluk verdiğini vurguluyor. İnsanlara faydalı olmanın her zaman bir zevk olduğunu belirtiyor.

Nesilden Nesile Aktarılan Altın Meslek

Yılmaz için bu meslek sadece bir iş değil, aynı zamanda bir miras. Mesleğini gelecek nesillere aktarmak istiyor. Bu yüzden en büyük destekçisi, minik kızı Arzu Ela. Kızını boş zamanlarında yanına alıyor. Ona saraciye işinin püf noktalarını öğretiyor. Arzu Ela da babasının yanında hem el becerisini geliştiriyor hem de bu geleneksel mesleği öğreniyor. Yılmaz, “Çocuklarım okumazsa bu mecburen yapabileceği altın bir meslektir” diyor. Bu zanaata ilgi duyan gençlerin azaldığını, bu yüzden mesleğin kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu düşünüyor. Kızının bu mesleği öğrenmesi, onun için büyük bir mutluluk kaynağı. Hem kızının geleceği için bir güvence hem de kaybolmaya yüz tutmuş bir geleneğin yaşatılması anlamına geliyor.

Ürünler Türkiye’yi ve Ötesini Fethediyor

Ekrem Yılmaz ve kızı Arzu Ela’nın elinden çıkan saraciye ürünleri, sadece Gaziantep ile sınırlı kalmıyor. Ürettikleri tasmalar, eğerler, heybeler Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Hatta Arap ülkelerine de ihracat yapıyorlar. Suriye, Suudi Arabistan gibi ülkelere de ulaşan ürünler, el emeğinin ve Gaziantep’in zanaat kültürünün ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Yılmaz, doğuya daha ağırlıklı çalıştıklarını ama ürünlerinin Edirne’ye kadar ulaştığını gururla anlatıyor.

Küçük Ellesin Büyük Başarısı

11 yaşındaki Arzu Ela Yılmaz, babasının yanında meslek öğrenmekten büyük keyif alıyor. Okuldan sonra soluğu babasının dükkanında alıyor. Boncuk diziyor, tasmalar yapıyor, babasına heybe dikiminde yardım ediyor. Yılmaz, “Mutluyum” diyor. Bu küçük kızın gözlerindeki pırıltı, saraciye mesleğinin geleceği için umut veriyor. Baba ve kızın bu uyumu, geleneksel zanaatların doğru ellerde nasıl canlandığını gözler önüne seriyor. Bu baba-kız hikayesi, Gaziantep’in kültürel mirasına sahip çıkmanın en güzel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu