Fıstık Kabuğu: Gaziantep’in Yeni Lezzeti

Gaziantep’te yaşayan 73 yaşındaki Reyzan Dirmilli, kimsenin aklına gelmeyecek bir şey yaptı. Çöpe giden Antep fıstığı kabuklarını alıp bambaşka bir lezzete dönüştürdü. Tam bir geri dönüşüm kahramanı olan Dirmilli, bu sayede hem israfı önlüyor hem de Gaziantep mutfağına yeni bir tat katıyor. Gastronomi şehri dediğimiz Gaziantep’te her şey fıstıkla yapılmaz mı sandınız? İşte size taze bir örnek! fıstık kabuğu reçeli gundemine dair onemli bilgiler paylasıldı.

Malum, Antep fıstığı bizim için dünyaca ünlü bir nimet. Her haliyle sofralarımızı süslüyor. Ama işin ilginç yanı, bu değerli fıstığın bazen atılan kısımlarından bile bir şeyler çıkarmak mümkünmüş. Reyzan Teyze de tam olarak bunu başarmış. Taze ben fıstıkların o yumuşak, dış kabuklarını atmak yerine, onları toplamış. Bıçakla dikkatlice ayıklamış bu kabukları. Sonra da bildiğimiz geleneksel yöntemlerle, sabırla ve sevgiyle bu kabukları reçele çevirmiş.
Ortaya çıkan sonuç ise bambaşka bir lezzet. Bildiğimiz reçellerden değil bu. Kendine has o fıstık kokusuyla harmanlanmış bir lezzet. Kahvaltı sofralarına bambaşka bir hava katacak cinsten. Düşünsenize, kahvaltınızda o meşhur Antep fıstığının en sevdiğiniz haliyle elde edilmiş bir reçel var. Hem de atıkların değerlendirilmiş haliyle!
Geri Dönüşümün Lezzetli Adı: Reyzan Teyze
Reyzan Dirmilli, bu fikrin nasıl aklına geldiğini şöyle anlatıyor: “Kızım bize Antep fıstığı getirdi. Ben de fıstığı yerken kokusunu içime çektim. Tadı da hoşuma gidince, ‘Acaba bundan bir şeyler yapabilir miyim?’ diye düşündüm. Aklıma ilk gelen şey reçel yapmak oldu.” Başta kızı bile şüpheci yaklaşmış. “Anne, kabuktan reçel mi olur?” demiş. Ama Reyzan Teyze’nin azmi ve merakı baskın gelmiş.
Birlikte saatlerce kabukları ayıklamışlar. Sonra o aşamaları geçmiş, reçeli hazırlamışlar. İlk denemenin sonucunu kızı ve damadıyla paylaşmış. İkisi de tadına bayılmış. İşte o zaman Reyzan Teyze, bu lezzetli geri dönüşüm projesini tüm Gaziantep’e duyurmaya karar vermiş. “Bu ürettiğim reçeli geri dönüşüm olarak Gaziantep’e sunmak istedim” diyor gururla.
Düşünsenize, israfın önlenmesi konusunda ne kadar güzel bir örnek bu. Sadece bir gıda maddesi değil, aynı zamanda bir düşünce biçimi sunuyor bize. Yöresel ürünlerin nasıl farklı şekillerde değerlendirilebileceğinin canlı bir kanıtı. Reyzan Teyze, bu reçelleri kavanozlara doldurarak kendi ailesinin ekonomisine de katkıda bulunmayı hedefliyor. Küçük bir fikrin, ne kadar büyük sonuçlar doğurabileceğinin göstergesi.
Menengic Tadında Farklı Bir Aroma
Peki, bu fıstık kabuğu reçelini diğerlerinden ayıran ne? Reyzan Teyze anlatıyor: “Diğer reçellerden ayıran fark, kendine özgü kokusu, menengicin reçenesinin tadını vermesi diyebilirim.” Yani bildiğimiz menengic kahvesinin o hafif acımsı, aromatik tadını andıran bir lezzeti var. Bu da onu daha da özel kılıyor.
Çocukları ve tadına bakan herkesin çok beğendiğini söylüyor. Hatta bu işe başlarken Gaziantep’in başarılı belediye başkanı Fatma Şahin’den ilham aldığını da belirtiyor. “Fatma hanım başarılı işler yapıyor, bende bu işi başarabilirim diyerek başladığım yolda, geri dönüşüme örnek olabilecek bir reçel elde etmiş oldum.” diyor. Önümüzdeki günlerde Fatma Şahin’i de ziyaret edip bu özel reçeli ona da tattırmayı planlıyor.
Bu olay, bize Gaziantep’in sadece yemekleriyle değil, aynı zamanda insanlarının yaratıcılığı ve çevreye duyarlılığıyla da ne kadar özel bir şehir olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Reyzan Dirmilli gibi öncü isimler sayesinde, gelecekte daha nice ilginç ve faydalı geri dönüşüm projelerine imza atılacağına inanıyorum. Belki de bir sonraki kahvaltınızda, fıstık kabuğu reçeli sizi şaşırtacak!



