Gaziantep OSB krizde: Fabrikalar satılıyor

Gaziantep OSB krizde başlığıyla anılan son gelişmeler, şehrin sanayi kalbinde büyük bir tedirginlik yaratıyor.

Türkiye’nin üretim üssü olan bu kent, şu sıralar oldukça zorlu bir döneme adını yazdırıyor.
Fabrika sahipleri artan maliyetler yüzünden adeta nefes alamaz hale geldi.
Elektrik ve doğal gaz faturaları bütçeleri fena halde zorluyor.
Hammadde bulmak zorlaşırken fiyatlar da her geçen gün artış gösteriyor.
İşçilik maliyetlerindeki yükseliş ise üreticinin belini büken bir diğer önemli etken.
Banka kredilerine ulaşmak eskisine göre çok daha zahmetli bir sürece dönüştü.
Mevcut borçları çevirmek imkansıza yakın bir duruma geldi diyebiliriz.
Kâr marjları o kadar daraldı ki birçok tesis artık zarar etmeye başladı.
Durumu kaldıramayan bazı iş insanları kepenk kapatma kararı alıyor.
Kimileri ise fabrikasını doğrudan elden çıkarmak için alıcı arıyor.
Geçtiğimiz yıl pek çok tesis el değiştirdi bile.
Konkordato dalgası istihdami vuruyor
Finansal sıkıntılar sadece patronları değil çalışanları da doğrudan tehdit ediyor.
Pek çok şirket mahkemelerin yolunu tutarak konkordato ilan etmek zorunda kalıyor.
Borç batağından çıkamayan firmalar için iflas tehlikesi kapıda bekliyor.
Üretim yavaşlayınca fabrikalardaki mesai saatleri de aşağı çekildi.
Bu durum yakın zamanda toplu işten çıkarmaların yaşanabileceği korkusunu doğuruyor.
İşsiz kalma korkusu yaşayan binlerce insan kara kara düşünüyor.
Özellikle tecrübeli ve nitelikli personelin şehri terk etme eğilimi hızlandı.
İyi eğitimli beyinler daha güvenli buldukları farklı illere göç ediyor.
Kent ekonomisinin en büyük gücü olan kalifiye eleman havuzu böylece eriyip gidiyor.
Sanayideki bu deprem dalgası tüm sektörü derinden sarsmaya devam ediyor.
Kriz mahalledeki esnafa kadar sıçradı
Sıkıntılar sadece büyük organize sanayi bölgeleriyle sınırlı kalmıyor tabii ki.
Şehrin sokaklarında dükkan işleten küçük esnaf da nasibini alıyor.
Vatandaşın alım gücü düştüğü için yerel dükkanlardaki hareketlilik bitti.
Sanayide işler sarpa sardığı an bütün çarklar durmaya başlıyor.
Hammadde tedarikçileri, nakliyeciler ve toptancılar da bu durumdan zarar görüyor.
Pazardaki bu genel daralma herkesin işine doğrudan yansıyor.
Büyük fabrikalara parça üreten küçük atölyeler birer birer kapanıyor.
Nakliye sektöründe faaliyet gösteren kamyoncular iş bulmakta zorlanıyor.
Ticaret erbabı elindeki malları satamayarak borçlarını ödeyemez duruma düştü.
Mahalle bakkalından büyük marketlere kadar herkes bu ekonomik daralmayı hissediyor.
Gaziantep’in ticari canlılığı ne yazık ki gün geçtikçe zayıflıyor.
Geleceğe umutla bakan esnaf şimdi sadece ayakta kalmaya çalışıyor.
Yetkililerden ve ilgili kurumlardan acil bir çözüm bekleniyor.
Eğer bu gidişat durdurulamazsa şehrin ekonomik yapısı büyük bir yara alacak.
Üretim kenti olarak bilinen bu coğrafya eski günlerini arayabilir.



