Düğün saldırısı davasında karar

Düğün saldırısı davası sonunda adalet yerini buldu mu yoksa arkada hâlâ karanlık noktalar mı var? 2023 yılının kasım ayında Şehitkamil ilçesine bağlı Aydıntepe Mahallesi’nde yaşanan o kanlı gece, Gaziantep’in hafızasından asla silinmedi. Mutlu bir yuva kurma umuduyla toplanan kalabalık, bir anda can pazarına döndü. Sokak ortasında düzenlenen silahlı saldırı, masum insanları hedef aldı. Olay yerinde yaşanan kargaşa, üç çocuk babası Murat Kara’nın hayatına mal oldu. Peki, bu trajedinin asıl failleri hak ettikleri cezayı aldı mı?

Düğün saldırısı davasında karar çıktı
Gaziantep 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen son duruşma, oldukça gergin bir atmosferde gerçekleşti. Maktulün yakınları ve avukatları adalet arayışını sürdürdü. Savcılık makamı, sanıkların tasarlayarak kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, uzun süren yargılama sürecinin ardından kararını açıkladı. Duran U. ve Salih U. kardeşlere kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası verildi. Ayrıca aynı sanıklar, İbrahim B.’yi öldürmeye teşebbüs ettikleri için 14 yıl hapis cezasıyla cezalandırıldı.
Bu karar vicdanları bir nebze olsun rahatlattı. Ancak olay sırasında suça sürüklenen çocuk statüsünde olan E.U.’nun aldığı cezalar dikkat çekti. E.U., Murat Kara’yı öldürme suçundan 15 yıl, İbrahim B.’yi yaralamadan ise 9 yıl 4 ay hapis cezası aldı. Toplamda 25 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırılan genç sanığın durumu, toplumsal olarak üzerinde düşünülmesi gereken başka bir yarayı gözler önüne seriyor. Gençlerin bu tür şiddet olaylarının içine çekilmesi, şehrin sosyal dokusunu ciddi biçimde sarsıyor.
Karanlıkta kalan sorular ve toplumsal güvenlik
Sokak düğünlerinde silah kullanılmasın diye yıllardır yapılan çağrılar ne yazık ki karşılık bulmuyor. Mutluluk gösterisi olarak havaya sıkılan ya da doğrudan hedef alınan kurşunlar, masum insanları hayattan koparıyor. Bu dava, bireysel silahlanmanın ve tahammülsüzlüğün ne kadar büyük bir tehdit olduğunu bir kez daha kanıtladı. Mahkeme salonunda yankılanan karar bir nebze adalet sağlasa da, ölen Murat Kara’yı geri getirmeyecek. Üç çocuğun babasız kalması, geride kalanların çektiği acı hiçbir cezayla ölçülemez.
Araştırmacı bir gözle baktığımızda, bu tür olayların arkasındaki toplumsal dinamikleri irdelemek zorundayız. Husumetlerin düğün gibi en neşeli ortamlara taşınması, öfke kontrolünün ne kadar zayıfladığını gösteriyor. Gaziantep’te benzer acıların yaşanmaması için sadece mahkeme kararları yetmez. Yerel dinamiklerin, sivil toplum kuruluşlarının ve kolluk kuvvetlerinin ortak projeler geliştirmesi şarttır. Sokaklarımızın güvenliği, silahlardan arındırılmış neşeli günlere kavuşana kadar bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.



