Gaziantep Gündem Haberleri

Suriyeli Gönüllü Dönüş: Gaziantep Veda Zamanı

Gaziantep’te yaşayan Suriyeliler için vatanlarına dönüş yolculukları hızlanmış durumda. Kilis’teki Öncüpınar Sınır Kapısı’nda, her gün onlarca aile, Türkiye’de kurdukları yeni hayatlarından geriye tatlı anılarla dönüyor. Bu dönüş, sadece bir coğrafya değişikliği değil, aynı zamanda uzun yıllar boyunca kurulmuş dostlukların, yaşanmışlıkların da bir yansıması. Sınır kapısındaki hareketlilik, memleketine dönenlerin gözlerindeki hem hüzün hem de sevinci bir arada barındırıyor. Gönüllü Dönüş ile ilgili detaylar belli oldu.

Suriyeli Gönüllü Dönüş: Gaziantep Veda Zamanı

Türkiye’de geçirdikleri yıllara dair konuşan Suriyeliler, bu toprakları asla unutamayacaklarını dile getiriyor. Gaziantep’te de uzun süre yaşamış olan Ula Hamido, yaklaşık 14 yılını Türkiye’de geçirdiğini anlatıyor. Gaziantep’in yanı sıra Ordu’da da yaşamış olan Hamido, oradaki bir pastanede tezgahtarlık yaptığını söylüyor. “Burada zamanım çok güzel geçti,” diyor içtenlikle. “Hayatımın en güzel yıllarıydı diyebilirim.” Hamido, Türkiye’yi adeta kendi memleketi, kendi vatanı gibi sevdiğini vurguluyor. Ancak bir noktadan sonra insanın kendi toprağına dönme isteğinin ağır bastığını da ekliyor. Ordu’da yaşadığı dönemde Arap nüfusunun az olması sebebiyle çevresinin büyük çoğunluğunun Türklerden oluştuğunu anlatan Hamido, bu süreçte çok sayıda Türk dost edindiğini belirtiyor.

Dostluklara Veda, Vatan Hasretine Merhaba

Ula Hamido, Türk dostlarından ayrılacağı için duyduğu üzüntüyü dile getiriyor. Ailesiyle birlikte Halep’e yerleşmeyi düşündüklerini, dedesinden kalan evde hayatlarına devam etme planları yaptıklarını anlatıyor. Türk milletine minnettar olduğunu defalarca vurgulayan Hamido, şu sözlerle teşekkürlerini iletiyor: “Türk milletine çok teşekkür ediyorum. Bizi çok güzel ağırladılar. Bizlere karşı hiç ırkçılık yapmadılar. Ben Türkleri gerçekten çok seviyorum.” Bu samimi sözler, sınır kapısındaki herkesi duygulandırıyor. Hamido gibi birçok Suriyeli için Türkiye, sadece bir sığınak değil, aynı zamanda sevgi ve saygıyla dolu bir yuva olmuş.

Konya’da dört yıl yaşayan İbrahim Süleyman da benzer duyguları paylaşıyor. Kaportacı dükkanında çalıştığını anlatan Süleyman, ülkesine döneceği için mutlu olduğunu ancak Türkiye’yi ve burada edindiği arkadaşlarını çok özleyeceğini söylüyor. Bu vedalaşmalar, sınır kapısını adeta bir duygu seline çeviriyor. Gidenler, arkalarında güzel anılar bırakırken, kalanlar da bu insanlara minnettar kalacak.

Gözyaşları ve Gülüşler Eşliğinde Bir Dönüş

Sınır kapısındaki hareketlilik sadece büyüklerin vedalarıyla sınırlı değil. Minik bir Suriyeli çocuğun neşeli bir şekilde “Türkiye nasılsın Türkiye?” diye seslenişi, o anların renkli ve duygusal anlarına ayrı bir güzellik katıyor. Bu küçük tebessümler, savaşın ve göçün zorluklarına rağmen umudun ve insanlığın hala var olduğunu gösteriyor. Her bir veda, aynı zamanda yeni bir başlangıcın da müjdecisi. Türkiye’de güvenli bir liman bulan bu insanlar, şimdi kendi vatanlarında yeni bir hayat kurmak için yola çıkıyorlar. Bu süreçte Türkiye’nin gösterdiği misafirperverlik ve dostluk, asla unutulmayacak.

Gaziantep’in bu gönüllü dönüşlere ev sahipliği yapması, şehrin ne kadar büyük bir gönle sahip olduğunu bir kez daha gösteriyor. Sınır kapısındaki bu hareketlilik, sadece sayısal bir istatistik değil, aynı zamanda binlerce ailenin hayatındaki önemli bir dönüm noktası. Vatanına dönenlerin mutluluğu, burada yaşadıkları sürece duydukları minnet, bu toprakların onlara kattığı değeri gözler önüne seriyor. Elbette ki bu ayrılıklar hüzünlü, ama umut dolu bir geleceğe doğru atılan adımlar, herkes için bir teselli kaynağı.

İlgili Haberler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu