Gaziantep sünger şehir modeli ile suya kavuşacak

Gaziantep sünger şehir modeli ile birlikte artık her yağmur sonrası yaşanan kabuslara son vermeye hazırlanıyor. Düşünsenize, gökyüzü biraz kararıp yağmur bastırdığında şehir merkezindeki o güzelim caddeler anında nehre dönüyor. Esnaf dükkanını açamıyor, sürücüler alt geçitlerde mahsur kalıyor. Şehrin sokaklarında yürümek neredeyse imkansız hale geliyor. Her seferinde suçlu olarak iklim değişikliği gösteriliyor. Oysa uzmanlar işin aslının pek de öyle olmadığını söylüyor.

Geçtiğimiz günlerde İnşaat Mühendisleri Odası’ndan Burkay Güçyetmez bu konunun üzerine cesurca gitti. Tarihi ve potansiyeli bu kadar yüksek olan güzelim Gaziantep’in her yağmurda sular altında kalmasını kabullenemiyor. Sorunun sadece ani yağışlardan ibaret olmadığını net bir şekilde vurguluyor. Asıl meselenin yıllardır yapılan planlama hataları ve kontrolsüz betonlaşma olduğunu yüzümüze çarpıyor. Toprak adeta nefes alamaz hale gelmiş durumda. Her yer betonla kaplanınca yağan yağmurun gidecek tek bir yeri kalmıyor.
Betonlaşma kenti su altında bırakıyor
Şehrin dört bir yanını saran binalar ve yanlış atılan asfaltlar toprağın su emme yeteneğini tamamen yok etmiş durumda. Alt geçitlerin ve ana arterlerin kot seviyeleri adeta birer çukur gibi tasarlanmış. Hatalı yol eğimleri yüzünden bütün sular o noktada toplanıyor. Mühendisler boru çaplarını büyüterek bu işin çözülemeyeceğini bas bas bağırıyor. Yer altına döşenen devasa borular bile bu bilinçsiz su yükünü kaldıramıyor. Dünyanın gelişmiş şehirleri artık bu yöntemleri çoktan geride bıraktı. Onlar artık suyu engellemek yerine onunla yaşamayı öğreniyorlar.
Gaziantep’in de acilen bu modern yaklaşıma ayak uydurması şart. Güçyetmez bu durumun sadece siyasi bir mesele olmadığını, doğrudan can ve mal güvenliğimizi ilgilendirdiğini belirtiyor. Popülist çözümlerle günü kurtarmak yerine köklü ve bilimsel adımlar atılması gerekiyor. Şehri doğal afetlere dirençli kılmak liyakatli kadroların ellerinde şekilleniyor.
Gaziantep için dört maddelik reçete
Uzman isim Gaziantep’in bu makus talihini yenmesi için tam dört maddelik harika bir reçete sundu. İlk olarak yol ve alt geçit geometrilerinin acilen bilimsel verilerle yeniden ele alınması gerekiyor. İkinci adımda ise parklar ve yeşil alanlar sadece göze hitap eden yerler olmaktan çıkmalı. Bu alanlar suyu emen doğa dostu biyolojik hendekler olarak yeniden tasarlanmalı. Üçüncü olarak otoparklarda ve kaldırımlarda suyu geçirmeyen betonlar yerine toprağın suyla buluşmasını sağlayan kaplamalar kullanılmalı. Son madde ise kurumların birbiriyle uyumlu çalışması. Yolcular, parkçılar ve altyapıcılar artık kafalarına göre takılmayı bırakıp ortak projelere imza atmalı.
Sonuç olarak Gaziantep’in geleceği geçici yamalarla değil ancak ve ancak mühendislik bilimiyle kurtulabilir. Bu güzel memleketin insanları her yağmurda aynı korkuyu yaşamak zorunda değil. Doğayla uyumlu bir kentsel dönüşümle bu sorun tamamen ortadan kalkabilir.



