Gaziantep tekstil krizde: Fabrikalar duruyor

Gaziantep tekstil krizde diyerek söze başlayalım, çünkü memleketin kalbi olan sanayi ocaklarında bugünlerde büyük bir sessizlik hakim. Sabah erkenden işe giden o kalabalık servisler, akşam mesai bitimindeki hareketlilik eskisi gibi değil maalesef. Şehrimizin sokaklarında, çay ocaklarında, esnaf sohbetlerinde herkes aynı dertten yanıyor. Yıllardır emek vererek büyüttüğümüz, dünyaya iplik ve halı satan o devasa fabrikalar şimdi adeta sessizliğe büründü. Durum o kadar ciddi ki, esnafımız da işçimiz de kara kara düşünüyor. Vatandaş markete gittiğinde cebindeki paranın eridiğinden şikayetçi ama sanayicinin derdi de bir o kadar büyük.

Gaziantep tekstil krizde ve kapasiteler düştü
Şehrimizde sekiz yüzden fazla tekstil tesisi var ve bu tesisler binlerce insana ekmek kapısı oluyor. Ancak son aylarda yaşanan maliyet patlaması, üreticilerimizin belini resmen büktü. Elektrik ve doğal gaz faturaları el yakıyor, işçi maliyetleri ve banka faizleri dağ gibi yığıldı. İş yeri sahipleri fabrikanın ışıklarını açık tutmakta bile zorlanıyor. Hal böyle olunca haftalık çalışma planları da altüst oldu. Eskiden haftanın altı günü, üç vardiya aralıksız çalışan o görkemli makineler şimdi haftada sadece iki gün ya çalışıyor ya çalışmıyor. Üretim kapasitesi yüzde otuzlar, kırklar seviyesine kadar geriledi. Fabrika sahipleri bu yükü daha fazla taşıyamayacaklarını açıkça söylüyor.
Durumun bu noktaya gelmesinde sadece iç piyasadaki pahalılık da etkili değil tabii ki. Dünyadaki rakiplerimiz bizimle rekabet ederken bizi adeta köşeye sıkıştırdı. Mısır, Bangladeş ve Fas gibi ülkeler çok daha ucuza mal üretebiliyor. Bizim sanayicimiz ise yüksek vergiler ve artan girdiler yüzünden onlarla yarışamaz hale geldi. Yabancı alıcılar fiyat avantajı olduğu için siparişlerini bizim fabrikalardan iptal edip o ülkelere kaydırmaya başladı. Yıllardır ördüğümüz ticari bağlar, birkaç ay içinde başka ülkelere kaydı gitti. Bu durum sadece patronları değil, o fabrikalarda ter döken binlerce işçi kardeşimizin rızkını da doğrudan tehdit ediyor.
Acil destek ve yeni adımlar bekleniyor
Şimdi bütün memleketin gözü kulakalrı Ankara’dan gelecek güzel bir haberde. Sektör temsilcileri ve sanayi odaları yetkilileri artık tehlike çanlarının çaldığını söylüyor. Eğer devletimizden acil bir nefes kredisi, enerji desteği veya sektörel koruma gelmezse durum çok daha kötüye gidecek. Gaziantep sadece bir sanayi kenti değildir; bu şehir, emeğin, alnının teriyle para kazanmanın başkentidir. Fabrikaların kapısına kilit vurulması, binlerce ailenin evine ateş düşmesi demektir. İş insanları seslerini duyurmak için her platformda çağrı yapıyor. Enerji girdilerinin düşürülmesi, vergilerde kolaylık sağlanması ve ihracatçımıza prim verilmesi hayati önem taşıyor.
Toparlamak gerekirse, Gaziantep bu zorlu dönemi de atlatacak güçtedir ama bunun için yalnız bırakılmamalıdır. Bizler komşumuza, dostumuza hal hatır sorduğumuzda artık işsizlik korkusunu da konuşur olduk. İnşallah bu kara bulutlar bir an önce dağılır ve fabrikalarımızın bacası yeniden eskisi gibi tütmeye başlar. Üreticimizin yüzü gülerse, bu memleketin esnafı da işçisi də rahat bir nefes alır. Gözümüz bu meselenin takipçisi olacak ve gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.



